Proportion türkçesi Proportion nedir

  • Pay.
  • Orantı kurmak.
  • Bir toplulukta özel bir durumun toplum sayısına bölünmesiyle hesaplanan epidemiyolojik olaylardaki bir matematiksel ölçüm.
  • Nispet.
  • Orantılı hale getirmek.
  • Oran.
  • Proporsiyon.
  • Bölüm.
  • Kısım.
  • Vücudun çeşitli bölümleri arasındaki uyumluluk, proporsiyon.
  • Fizik, veterinerlik alanlarında kullanılır.
  • Simetri.
  • Payı belli bir seçeneğe ilişkin gözlem sıklığı, paydası toplam sıklıktan oluşan ve ilgili ayrıtın toplam içindeki oransal payını gösteren bölüm.
  • Uyum.
  • Ç.boyutlar.
  • Kadar.
  • Nicelik.
  • İki niceliğin bölümü.
  • Orantılamak.
  • Tenasüp.
  • Orantı.
  • Ayarlamak.
  • Oranlamak.
  • Miktar.

Proportion ile ilgili cümleler

English: Robert got a small proportion of the profit.
Turkish: Robert, karın küçük bir bölümünü aldı..

English: A high proportion of crime in any country is perpetrated by young males in their teens and twenties.
Turkish: Herhangi bir ülkedeki suçun büyük kısmı 10' lu 20' li yaşlardaki genç erkekler tarafından işlenmektedir.

English: Monsieur D'Espilly, in the year 1772, calculated the population of France at upwards of 22 millions; namely, 10,562,631 males, and 11,451,726 females; consequently the proportion of females to males was about 14 to 13.
Turkish: Bay D'Espilly, 1772'de Fransa nüfusunun 22 milyondan fazla olduğunu hesapladı; yani 10,562,631 erkek ve 11,451,726 kadın; sonuç olarak kadınların erkeklere oranı yaklaşık 14'e 13'tü.

 

English: With every increase of scientific knowledge, man's power for evil is increased in the same proportion as his power for good.
Turkish: Bilimsel bilginin her artışıyla insanın kötülük için gücü iyilik için gücü gibi aynı oranda artırılır.

English: A working man should be paid in proportion to his skill, not his age.
Turkish: Çalışan bir adama yaşına göre değil maharetine göre ödeme yapılmalı.

Proportion ingilizcede ne demek, Proportion nerede nasıl kullanılır?

A large proportion of the profits : Karın büyük bir bölümü.

Benefit proportion : Avlanma oranı. Yararlanma oranı.

Death proportion : Avlanma oranı. Ölüm kat sayısı.

Direct proportion : Doğru oran. Açıkça bağlı. Doğru orantı. Doğrudan bağlantılı.

Fishing proportion : Avlanma oranı. Av mevsimi süresince avlanan balık miktarının, ortalama populasyon büyüklüğüne oranı, ölüm kat sayısı, yararlanma oranı.

Inverse proportion : Ters oran. Ters orantı. Orantılı bir şekilde birinin artan ve azalan değerler arasındaki ilişki.

Harmonic proportion : Uyumlu orantı. Harmonik orantı.

Proportional action : Oransal eylem. Orantılı eylem.

Out of proportion : Mantıksızca. Oransız. Orantısız. Nispetsiz. Abartılı.

Sense of proportion : Göz kararı. Oran kavramı.

İngilizce Proportion Türkçe anlamı, Proportion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Proportion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amount : Değer. Eşit olmak. Tutar. Anlamına gelmek. Varmak. Etmek. Toplam. Önem.

 

Bodying : Beden. Yığın. Yoğunluk. Vücut. Cüsse. Gövde. Ceset. Esas. Hacim.

Compartments : Biyolojik yapılarda bulunan sınırları belirlenmiş kapalı bölgeler. Bölme. Göz. Kompartıman.

By : Geçecek biçimde. Yan. Nezdinde. Takma. İkincil. Tali. -e bakarak. Yakın. Ek.

Balance : Bir sayışımın borçlu ve alacaklı dalları arasındaki fark. Bilanço. Bir malın niceliğine ve ederine göre satış değeri bulunmak üzere ağırlık birimleriyle malın karşılıklı dengesini sağlayan araç. Gövdenin, en küçük dayanak olmadan yüzey ya da yüzeylerinde düşmeden durma yetisi. Devimli bir nesneyi etkileyen güçlerin, o nesnenin yörüngesini ve hızını değiştirememeleri durumu. Düşünmek. Bir sayışımın alacaklı değeri ile borçlu değeri arasındaki fark. En olağandışı durumda bile gövdeyi dengede tutma sanatı. çeşitli denge noktaları vardır: eller, baş, omuzlar, dirsekler, dişler gibi. Denge kurmak.

Quotients : Bölüm (matematik terimi). Bölüntü. Bir sayının diğeriyle bölünmesi sonrası elde edilen sayı.

Episode : Dilim. Olay. Oluntu. Piyes. Perde. Vaka. Göstermeci nitelikteki oyunlarda olay bölümleri. ana olaya bağlı, destekleyici ikincil olay. Tefrika.

In scale : Kararında. Ölçüsünde.

Incidences : Vaka. Bir şeyin meydana gelmesi. Rastlantı. Etki. Etki alanı. Tekrar oranı. Yansıma. İsabet. Tesadüf.

Category : Nitel bölüm. Sınıf. Tabaka. Zümre. Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır. Ulam. Kategori. Nesnel gerçekliğin ve bilginin en genel ve temel özelliklerini, yanlarını ve ilişkilerini yansıtan temel kavramların, her biri. Tür.

Proportion synonyms : pct, case to infection ratio, per centum, case to infection proportion, case fatality proportion, cantles, as as, deal, ratios, cardinality, guess, as far as, rate, adjustment, balancing, division, categories, compare, adjusts, percentages, as much, proportional, accordancy, pending, correlation, magnitude, assay, contingent, calibres, proportions, magnifications, symmetries, proportioned.

Proportion zıt anlamlı kelimeler, Proportion kelime anlamı

Disproportion : Oransızlık. Orantısız. Orantısızlık. Asimetrik. Ayarsızlık. Nispetsizlik. İki şey arasında beklenen oranın kaybolmuş olması hali.

Scale down : Azaltmak. Düşürmek. İndirmek. Azalmak. Düşmek. Küçültmek.

Scale up : Artmak. Artırmak. Yükselmek. Büyütmek. Yükseltmek. Çoğaltmak.

Proportion ingilizce tanımı, definition of Proportion

Proportion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Ratio. As, the proportion of the parts of a building, or of the body. As, to proportion the size of a building to its height. To proportion our expenditures to our income. To adjust in a suitable proportion, as one thing or one part to another. Comparative relation. The relation or adaptation of one portion to another, or to the whole, as respect magnitude, quantity, or degree.