Suppliants türkçesi Suppliants nedir
- Dilekçe sahibi.
- Yalvaran kimse.
- Yalvaran.
- Rica eden.
Suppliants ingilizcede ne demek, Suppliants nerede nasıl kullanılır?
Suppliant : Yalvaran. Yalvaran kimse. Rica eden. Dilekçe sahibi.
Suppliance : Yalvarış. Niyaz. Rica.
Supplicant : Yalvaran. Rica eden. İzin isteyen. Dilekçe sahibi.
Supplicants : Yalvaran. Dilekçe sahibi. Rica eden. İzin isteyen.
Supplicate : Rica etmek. Niyaz etmek. Dilemek. (yardım) dilemek. Yalvarmak.
Supplicatory : Niyaz eden. Yalvaran. Yalvarış niteliğindeki. Rica niteliğinde olan. Yalvarış niteliğinde olan.
Supplied : Tedarik edilmiş. İhtiyacı karşılamak. Yerini doldurmak. Sağlamak. Tedarik etmek. Karşılamak. Gidermek. Tedarik edilen. Temin etmek.
Supplicated : (yardım) dilemek. Dilemek. Yalvarmak. Rica etmek. Niyaz etmek.
Supplied macros : Program tarafından sağlanan makrolar.
Supplicates : Rica etmek. (yardım) dilemek. Yalvarmak. Dilemek. Niyaz etmek.
İngilizce Suppliants Türkçe anlamı, Suppliants eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Suppliants ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Replace : Hastalanan ya da gelmeyen bir oyuncunun rolünü oynamak. Yer değiştirmek. Geri ödemek. Ahizeyi yerine koymak. Yerine bakmak. Vekalet etmek. Yenilemek. Yerine geçmek. Yerini almak. Yenisini takmak.
Libellant : Davacı.
Preempt : Önceden satın almak. Önceden tutmak. Herkesten önce ele geçirmek. İşlem üstünlüğünü kullanmak. Önceden ayırmak.
Substitute : Yerini almak. Vekalet ettirmek. Birini başkasının yerine geçirmek. Yerine geçmek. Yerine geçirmek. Yerine geçen kimse. Yerine koymak. Vekalet etmek. Yerine kullanmak. Yedek.
Implorer : Yakaran. Dileyen kimse. Talepte bulunan.
Beseeching : Yalvarma. Yalvarış.
Implorers : Talepte bulunan. Dileyen kimse. Yakaran.
Usurp : Zorla almak. El koymak. Devlet yönetimini ele geçirmek. Gasp etmek. Gaspetmek.
Adjurers : Ciddiyetle ve ağırbaşlı bir şekilde görevlendiren veya yemin eden. Rica eden kimse.
Succeed : Başarılı olmak. Başarmak. Varisi olmak. Amaca ulaşmak. -den sonra gelmek. İzlemek. Sonra gelmek. Yerine geçmek. Takip etmek. Başarı yakalamak.
Suppliants synonyms : supervene upon, suppliant, adjurer, libelants, supplicants, pleading, deputise, displace, libelant, orator, oust, suitors, adjurors, beseecher, follow, supercede, invocator, deputize, imploring, orators, petitioner, petitioners, adjuror, come after, proponent, supplicatory, step in, put back, supersede, beseechers, supplicant, appealing, suitor.
Suppliants zıt anlamlı kelimeler, Suppliants kelime anlamı
Precede : Önünde olmak. Önünde gitmek. -den üstün olmak. -den önce gelmek. Önce gelmek. Üstün olmak. Önce olmak. Önce davranmak. Önde olmak. -den önde yer almak.
Imperative : Bilgisayar, gramer alanlarında kullanılır. Kaçınılmazlık. Şart. Tasarlanan, yapılması istenen işi emir veya dilek biçiminde ifade eden, zaman ve şahıs kavramının aynı ekle verildiği tasarlama kipi. bugün, tt.nde bu kip daha çok ve şahıslarda kullanılır. şahıslarda emir ve istek kipleri iç içe girmiştir; eki -(y)ayım -(y)alımdır. teklik şahısta emir doğrudan fiil kök veya gövdesinin söylenmesiyle oluşturulur. çokluk şahıs için -ın/-un, -ınız/-unuz, teklik şahıs için -sın/-sun, çokluk şahıs için -sınlar/-sunlar ekleri kullanılır: gel-eyim, otur-alım; gel, gelin (geliniz); gelsin, gelsinler gibi. kendi kendime gidip şu işi yapayım dedim. kalk gidelim artık. gel bakayım, ne oldu parmağına? (m.ş. esendal, ev ona yakıştı, s. 122). asla örtülü şeylere meyletme (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 99). ey güneş! siyah peçeli hatunun ay, sarı saçlı çocukların yıldızlarla başımızın üstünde dolaş ve bize doğru yolu göster! (a.h. müftüoğlu. çoğlayanlar, s. 16). pencereleri açın! kapıları açın! hava girsin! (a.h. müftüoğlu, göst. e. s. 129). delikanlı, nafile yere gözlerin arkada kalmasın! (y.k. karaosmanoğlu, erenlerin bağından, s. 98). şimdiye kadar yapılanları unutsunlar (göst. e.) aldanma ki sen bir susamış ruh, o bir aç; || sen bir susamış ruh, o bütün ten ve biraz saç; || ummana çıkar burda bugün beklediğin yol, || at kalbini girdaba, açıl engine, ruh ol (y.k. beyatlı, deniz, kendi gök kubbemiz, s. 128). || «ver allahım ver! ver ki şenelsin dünya. çayır çimen, kurt kuş da allah diye çağırıyor. ver! sellice ver!» (y. kemal, ortadirek, s. 386). vb. Emir. Buyrultu. Emreden. Emir belirten. Zorunlu şey. Tahakküm.

Bu kısımda Suppliants kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Suppliants ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Suppliants anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Suppliants ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.