Supplied türkçesi Supplied nedir

Supplied ile ilgili cümleler

English: I supplied Tom with everything he needed.
Turkish: İhtiyacı olan her şeyi Tom'a sağladım.

English: They supplied the village with water.
Turkish: Köye su temin ettiler.

English: They supplied the villagers with food.
Turkish: Köylülere yiyecek sağladılar.

English: He supplied food and money to them.
Turkish: Onlara yiyecek ve para sağladı.

English: They supplied money to him.
Turkish: Onlar ona para sağladılar.

Supplied ingilizcede ne demek, Supplied nerede nasıl kullanılır?

Supplied macros : Program tarafından sağlanan makrolar.

Supplied title : Yakıştırma ad. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Bir filmin özgün adı saptanamadığı, hiçbir kaynaktan bulunamadığı ya da kaybolduğu vakit verilen ad. (özellikle sıralaklamada çok eski filmler için başvurulan bir yöntemdir).

Vendor supplied disk : Satıcıdan alınan disk.

Change in quantity supplied : Arz edilen miktarın değişmesi. Fiyata tepki olarak aynı arz eğrisi üzerindeki hareket. Sunum miktarındaki değişme. Sunumu belirleyen diğer değişkenler sabitken, bir malın fiyatında meydana gelen değişmeye bağlı olarak sunum miktarında ortaya çıkan değişme, diğer bir deyişle sunum eğrisi üzerindeki hareket.

 

Quantity supplied : Arz edilen miktar. Sunum miktarı. Satıcıların belli bir dönemde piyasada değişik fiyatlardan satmayı istediği mal ve hizmet miktarı. krş. sunum eğrisi, firma sunum eğrisi, faktör sunumu.

Supplies : Tahsisat. Gereçler. İkmal maddesi. Materyal. Malzeme. İkmal malzemeleri. Ödenek. Levazım. Erzak.

Factory supplies : Üretilen malla ilgili olmayan maddeler.

Well supplied : Yeterli oranda tedarik edilmiş. Yeterli miktarda temin edilen.

Suppliers : Sağlayıcılar. Üretici. İhtiyacı karşılayan. Satıcılar. Satıcı. Bir mal veya hizmetin potansiyel satıcıları. Malzeme verenler. Tedarikçiler. Üreticiler.

Oversupplied : Fazla tedarik edilmiş. Aşırı oranda tedarik edilmiş.

İngilizce Supplied Türkçe anlamı, Supplied eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Supplied ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Purveyor : Müteahhit. Erzak müteahhidi. Pezevenk. Erzak sağlayan. Satıcı. Tadarik eden. Tedarikçi. Erzak toptancısı. Sağlayan kimse. Gıda maddesi toptancısı.

Victualer : Erzakçı. İçki satıcısı. Erzak veren kimse. Erzak gemisi. Lokantacı. Müteahhit.

Answered : Cevap verilmiş. Cevaplanan. Yetmek. Karşılık vermek. Yanıtlandı. Yanıtlamak. Uymak. Cevap vermek. Bakmak (kapı).

Recruiter : Yazıcı. İşe alan. Askerlerin giriş kayıt işlemlerini yapan görevli asker. Orduya asker alan kimse. Firmaya eleman alan kimse. Personel alma memuru. Askerlerin giriş kayıt işlemlerini yapan görevli memur.

Insures : Sigorta etmek. Emin olmak. Sigorta olmak. Garantiye almak. Sağlama almak. Sigortalamak. Sigorta ettirmek. Sigorta yapmak.

 

Accommodates : Telif etmek. Kalacak yer vermek. -e yardım etmek. Alışmak. Bağdaştırmak. Tanzim etmek. Yaşayacak yer temin etmek. Kalacak yer sağlamak. Uydurmak.

Kit out : Teçhizat temin etmek. Araç gereç temin etmek. Birine bir şey yapması için gereken giyim ve donanım sağlamak.

Recoup : Tazmin etmek. Tazminat. Tenzil etmek. Zararı telafi etmek. Parasını çıkarmak. Ödemek. Telafi etmek. Zararını ödemek.

Counterbalanced : Eşit güçle karşı koymak. Denkleştirilmiş. Denk.

Supplied synonyms : businessperson, provisioner, supply the place of, distributor, catered, recoups, purveying, procure, subbing, insuring, counterbalancing, counterbalance, purveyed, counter to, fill the bill, subbed, assuring, satisfy a need, assure, source, unlikely, serve the purpose, supply with, dispenser, accommodate, bourgeois, provider, averted, cater, appease, caters, elicits, compensates.

Supplied zıt anlamlı kelimeler, Supplied kelime anlamı

Probable : Makul. Muhtemel. Olasılı. Olası muhtemel. Varit. Mümkün. Olması muhtemel. Akla yatkın. Olması umulan, olasılık kuramında olasılığı sıfırdan büyük olan.

Inflexible : Boyun eğmez. Kararlı. Hiç esnek davranmayan. Sert. İnatçı. Yavuz. Değişmez. Eğilmez. Bükülmez. Sebatlı.