Answered türkçesi Answered nedir

Answered ile ilgili cümleler

English: Ali answered all of Mary's questions.
Turkish: Ali Mary'nin tüm sorularını yanıtladı.

English: Ali answered all my questions.
Turkish: Ali bütün sorularımı cevapladı.

English: "He used to love me," she answered sadly.
Turkish: "O beni severdi," diye cevapladı üzgün bir şekilde .

English: "It seems that you know the country well." "I think so", answered Moustapha, smiling.
Turkish: "Görünüşe bakılırsa kırsal kesimi iyi biliyorsun." Mustafa gülümseyerek "sanırım öyle" diye cevap verdi.

English: Ali and Mary answered simultaneously.
Turkish: Ali ve Mary aynı anda cevapladı.

Answered ingilizcede ne demek, Answered nerede nasıl kullanılır?

Answered a bill : Senedi kabul etti. Fatura veya senedi geri ödedi.

Answered back : Küstahça cevap vermek. Karşılık vermek. Cevabı yapıştırmak. Karşılık verdi. Susmadı. Çemkirmek. Alay ederek yanıtlamak.

Answered to summons : Mahkeme huzuruna çıkmak. Resmi davet üzerine çağırılan makama gitmek. Duruşmaya çıkmak.

Unanswered : Cevaplanmamış. Cevapsız. Karşılıksız.

Unanswered love : Karşılıksız aşk.

 

Answer a question : Soru cevaplamak.

Answer a challenge : Cesarete karşılık vermek. Zorlu işi üstlenmek. Meydan okumayı kabul etmek.

Answer in the affirmative : Olumlu cevap vermek.

Answer for : Hakkında teminat vermek. Ödemek. Bir şeyden sorumlu olmak. Sorumlu olmak. Sorumluluğunu üstlenmek. Hesabını vermek. Bir şeyden mesul olmak. -den sorumlu olmak. Kefil olmak. Karşılığını vermek.

Answerers : Cevaplayıcı. Muhatap. Yanıtlayan veya cevap veren kimse.

İngilizce Answered Türkçe anlamı, Answered eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Answered ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Be sufficient : Kafi gelmek. Yeterli olmak. İdare etmek. Yeterli gelmek.

Meet : Toplanmak. Değmek. Tanışmak. Kavuşmak. Rastlamak. Görüşme yapmak. Buluşmak. Karşı karşıya gelmek. Bulmak. Doyurmak.

Retort : İmbik. Aynen karşılık vermek. Cevabı yapıştırmak. Yerleştirmek. Sert cevap vermek. Çabuk cevap vermek. Sert yanıt vermek. Sert yanıt. Karşılık.

Rejoined : Yeniden katılmak. Kavuşmak. Tekrar katılmak. Cevabı yapıştırmak. Tekrar iştirak etmek. Yeniden iştirak etmek. Tekrar birleştirmek. Cevaba cevapla karşılık vermek.

Counterbalances : Karşılık. Eş ağırlık. Karşı denge. Dengelemek (karşılıklı olarak). Denk ağırlıkla karşılamak. Eşit güçle karşı koymak. Denk. Denkleştirmek.

Reply : Cevaplandırmak. Cevaba cevap. Yanıt. Karşılık. Cevap. Cevaplamak. Geri cevaplamak.

Be enough : Çıkışmak. İdare etmek. Elvermek. Gitmek.

Give back : Geri verme. Geri iade etmek. İade etmek. Geri vermek. Geri çevirmek.

Sponsors : Parasal destek sağlamak. Himaye etmek. Sponsörler. Korumak. Desteklemek. Arka çıkmak. Finanse etmek.

 

Tell : Tahmin etmek. Belli olmak. Demek. Göstermek. Bildirmek. Açığa çıkarmak. Tembihlemek. Ayırt etmek. Yaymak. Anlamak.

Answered synonyms : urim and thummim, abide by, response, attain, sponsoring, adapt, sponsor, compensates, compensated, covers, reply to, state, get along, rejoin, sass, answer the description, reaches, answerback, respond, corresponds, countering, stand security for somebody, accomplishes, rejoins, accede, abided, abideth, responds, react, go bail, answer, responded, stand bail for.

Answered zıt anlamlı kelimeler, Answered kelime anlamı

Question : Toplumbilimde başlıca bilgi sağlama aracı olan ve olgu, davranış, kanı, tutum, görüş gibi konularda bireylerden yanıt almak üzere başvurulan ölçünlü sınar. Bilinmez. Sorular sormak. Tahkikat. Sorguya çekmek. Problem. Konu. Söz konusu. Mesele. Sorun.

Fall short of : Aşağı kalmak. Az gelmek. Yetişmemek. Beklentileri karşılamamak. Umduğu gibi çıkmamak. Bekleneni verememek. Yetmemek. Yetersiz kalmak. Beklentileri karşılayamamak. Eksik gelmek.