Answer for türkçesi Answer for nedir

  • Hakkında teminat vermek.
  • Sorumlu olmak.
  • Kefil olmak.
  • Bir şeyden sorumlu olmak.
  • Sorumluluğunu üstlenmek.
  • Hesabını vermek.
  • Ödemek.
  • -den sorumlu olmak.
  • Karşılığını vermek.
  • Bir şeyden mesul olmak.

Answer for ile ilgili cümleler

English: I can't answer for his dishonesty.
Turkish: Ben onun sahtekarlığına karşılık veremem.

English: Love is the answer for everything.
Turkish: Bütün sorunların anahtarı sevgidir.

English: You must answer for your careless conduct.
Turkish: Dikkatsiz davranışının hesabını vermelisin.

English: I wish I had an answer for you.
Turkish: Keşke senin için bir cevabım olsa.

English: Tom will have an answer for you by next week.
Turkish: Tom'un gelecek haftaya kadar senin için bir cevabı olacak.

Answer for ingilizcede ne demek, Answer for nerede nasıl kullanılır?

Answer : Cevap. Yeterli olmak. Tanımlamak. Tanıma uymak. Karşılamak. Yanıtlamak. Karşılık vermek. Uymak. Gitmek. Bir gözlem aracında yer alan sorulara ya da sınarlara alınan ve bir bilgi içeriği olan sözlü ya da eylemli karşılık.

For : Dolayı. Olarak. Adına. -dir. İçin. Şerefine. -e uygun. -e elverişli. Dair.

Answer a call : Çağrıyı yanıtlamak.

Answer a challenge : Meydan okumayı kabul etmek. Zorlu işi üstlenmek. Cesarete karşılık vermek.

 

Answer a letter : Mektubu cevaplamak. Cevap yazmak. Mektuba yanıt vermek.

Answer a question : Soru cevaplamak.

İngilizce Answer for Türkçe anlamı, Answer for eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Answer for ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleared : Ormanda alan açmak. İlişkisiz. Geçmek. Bilgi vermek. Temize çıkarmak. Aydınlatmak. Temizlemek. Elde etmek. Açıklamak. Seyretmek (gemi).

Be in charge of : Sorumlusu olmak. Başında olmak. Bakmak.

Stand security : Güvence vermek. Teminat göstermek. Teminat vermek.

Ante : Para sürmek. Bop (poker). Giriş. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Önce. Ön. Para koymak. Para vermek. Bop.

Anting : Para koymak. Para sürmek. Giriş. Önce. Ön. Bop (poker). Para vermek. Pokerde başlangıçta ortaya konan para. Bop.

Acquit : Tenzih etmek. Ayrıcalık tanımak. Aklamak. Suçsuz çıkarmak. Beraat etmek. İbra etmek. Beraat ettirmek. Muaf tutmak. Temize çıkarmak.

Anteed : Para sürmek. Para vermek. Para koymak.

Recompense : Misilleme. Karşılamak. Tazminat vermek. Tazminat. Zararını ödemek. Ödence. Ceza. Telafi. Tazmin etmek.

Answer for synonyms : stand security for somebody, have oneself to thank, requited, guaranteeing, requites, bond, answers, guarantees, report to, acquits, sponsoring, acquitting, ante up, repaying, answered, recompensed, pay, stand bail for, bear responsibility, get back at, sponsors, take responsibility for, take charge of, be answerable to somebody for somebody, repay, antes, recompenses, give an account of, have a charge of, antings, go bail, carry the can, come across with.