Stand security türkçesi Stand security nedir

  • Teminat vermek.
  • Teminat göstermek.
  • Güvence vermek.
  • Kefil olmak.

Stand security ingilizcede ne demek, Stand security nerede nasıl kullanılır?

Stand : Dayanmak. Kanıtlamak. Katlanmak. Üçayak. Gitar sehpası. Kullanılmadığı zamanlarda gitarı dengede tutmak için altına yerleştirilen sehpa. Durdurmak. Ayaklık. Karşı koymak. Gitar, sinema, televizyon, veterinerlik alanlarında kullanılır.

Security : Kefil. Güvence. Güvenlik önlemleri. Hisse senedi, devlet tahvilleri, özel kesim tahvilleri ve poliçe gibi finansal varlıklara verilen genel ad. Güvenlik. Koruma. Bilgisayar, hukuk, gümrük, iktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Kimi gümrük işlemleri sırasında, bu işlemlerin bitimine ya da bir anlaşmazlığın sonuca bağlanmasına ilişkin, giriş vergilerine karşılık alınan para (banka inanca mektubu, ya da gümrük yönetimince bunların yerine onanacak benzerleri). Rehin. Depozito.

Stand security for somebody : Kefil olmak.

Stand a chance : Eline fırsat geçmek. Şansı olmak.

Stand a drink : İçki ısmarlamak.

Stand against : Karşı durmak. Muhalefet etmek. Karşı çıkmak. Karşı gelmek. Karşı duruş sergilemek.

İngilizce Stand security Türkçe anlamı, Stand security eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Stand security ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Reassured : Yeniden güven vermek. Reasüre. Sigortayı yenilemek. Tekrar sigortalamak. Güvenini tazelemek.

Secure : Sigortalamak. Ele geçirmek. Elde etmek. Sağlamlaştırmak. Sağlam. Garantili. Korumak. Güvenli. Sağlama almak.

Sponsor : Destek sağlamak. Siparişçi. Belirli koşulları taşıyan bir filmin ya da televizyon izlencesinin gerçekleştirilmesini, parası karşılığı isteyen kimse. Ünalgı-sınalgı bağdarlamasının masraflarını karşılayıp reklam yapan firma. Sponsorluğunu yapmak. Parasal destek sağlamak. Desteklemek. Arka çıkmak. Finanse etmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Go bail : Kefalet etmek. Kefalet vermek.

Plighted : Vaade bulunmak. Durum. Söz kesmek. Söz. Söz takmak. Vaadde bulunmak. Vaat. Hal. Söz vermek.

Collateralizing : Teminat olarak sağlamak. Bir borcu teminat altına almak. İpotek tesis etmek. Borcu teminat altına almak. Teminat altına almak. Bir şeyi bir borç karşılığı teminat olarak göstermek (ayrıca 'collateralise').

Go bail for : Sanığın kefaletini yatırmak. Kefaletini yatırmak.

Reassures : Güven vermek. Yeniden güven vermek. Tekrar sigortalamak. Sigortayı yenilemek. Güvenini tazelemek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Rahatlatmak. Tekrar güven vermek. Moral vermek.

Collateralize : Teminat altına almak. İpotek tesis etmek. Bir borcu teminat altına almak. Bir şeyi bir borç karşılığı teminat olarak göstermek (ayrıca 'collateralise'). Teminat olarak sağlamak. Borcu teminat altına almak.

Protest : İhtaren bildirmek. Reddetmek. İddia etmek. Gösteri düzenlemek. Protesto çekmek. İtiraz etmek. Protesto etmek. Tarih, ekonomi alanlarında kullanılır. Eylem yapmak.

 

Stand security synonyms : guaranteeing, plighting, vouch for, pledge, sponsoring, give guarantee, reassure, answers, indemnify, guarantees, indemnifies, guarantee, answer, impignorate, give an assurance, bond, give security, sponsors, answer for, reassuring, secures, protested, protests, stand bail for, stand security for somebody, answered.