Reassured türkçesi Reassured nedir

  • Yeniden güven vermek.
  • Reasüre.
  • Tekrar sigortalamak.
  • Güvence vermek.
  • Sigortayı yenilemek.
  • Güvenini tazelemek.

Reassured ile ilgili cümleler

English: Ali seemed reassured.
Turkish: Ali güvence verilmiş görünüyordu.

English: Sarah's young friends were starting to be scared. Only she kept her cool and reassured her friends.
Turkish: Sarah'nın genç arkadaşları korkmaya başladı. Sadece o soğukkanlılığını korudu ve arkadaşlarını rahatlattı.

English: Ali reassured Mary.
Turkish: Ali Mary'ye yeniden güven verdi.

English: The bank reassured us that our money was safe.
Turkish: Banka paramızla ilgili guvence verdi.

Reassured ingilizcede ne demek, Reassured nerede nasıl kullanılır?

Reassure : Tekrar sigortalamak. Güvenini tazelemek. Güven vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Güvence vermek. Rahatlatmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Tekrar güven vermek. Yeniden güven vermek. Sigortayı yenilemek.

Reassurer : Reasürör. Hayat sigortası reasürörü.

Reassures : Tekrar güven vermek. Sigortayı yenilemek. Rahatlatmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Güven vermek. Güvenini tazelemek. Yeniden güven vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Tekrar sigortalamak. Güvence vermek.

 

Reassurance : Şüphelerini ve endişelerini tekrar giderme veya gidermeye çalışma. İçini rahatlatma. Güvence. Doyurma. Hayat sigortası reasüransı. Yatıştırma. Yeniden güven verme. Tatmin. Reasürans. Rahatlatma.

Reassurances : Reasürans. Doyurma. Yeniden güven verme. Güvence. Tatmin. Hayat sigortası reasüransı. Güven verme. Rahatlatma. Şüphelerini ve endişelerini tekrar giderme veya gidermeye çalışma. Yenilenmiş sigorta.

Reassembled : Yeniden monte etmek. Tekrar kurmak.

Reassemble : Yeniden kurmak. Yeniden monte etmek. Sökülen parçaları yerine takmak. Monte etme. Montaj. Tekrar kurmak. Takmak.

Reassume : Yeniden üstlenmek. Yeniden üstüne almak. Tekrar addetmek.

Reassuring : Güvenini tazelemek. Yeniden güven vermek. Tekrar sigortalamak. Güvence vermek. Güven tazeleyici. Rahatlatıcı. Sigortayı yenilemek. Güven verici.

Reassumes : Yeniden üstlenmek. Tekrar addetmek. Yeniden üstüne almak.

İngilizce Reassured Türkçe anlamı, Reassured eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Reassured ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Plighting : Sözlenmek. Kötü durum. Hal. Vaat. Söz kesmek. Söz takmak. Söz vermek. Vaade bulunmak. Vaadde bulunmak.

Reassures : Moral vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Güven vermek. Rahatlatmak. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Tekrar güven vermek.

Confident : Kendinden emin.

Give security : Teminat vermek. Kefil göstermek. Garanti vermek.

Reassuring : Rahatlatıcı. Güven tazeleyici. Güven verici.

Reassure : Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermek. Güven vermek. Moral vermek. Tekrar güven vermek. Şüphelerini ve endişelerini tekrar gidermeye çalışmak. Rahatlatmak.

 

Stand security : Teminat göstermek. Kefil olmak. Teminat vermek.

Plighted : Söz. Sözlenmek. Söz takmak. Vaade bulunmak. Söz vermek. Vaadde bulunmak. Vaat. Kötü durum. Söz kesmek.

Guarantee : Teminat vermek. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Borçlanımı, borcun ödenmesinin üçüncü bir kişi tarafından alacaklıya sağlanılması. kişisel inanca. Üçüncül inanca. Güvence. Aval. Kefalet etmek. Söz vermek. Tecim belgitlerinde üçüncü bir kişinin ödemeden sorumlu olanlar yararına alacaklılara karşı borçlanmada bulunması. Güvence altına almak.

Pledge : Teminat olarak vermek. Taahhüt etmek. Şerefine içmek. Karşılıklı anlaşma. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Rehin vermek. Söz vermek. Rehin olarak vermek. Güvence.

Reassured zıt anlamlı kelimeler, Reassured kelime anlamı

Diffident : Sıkılgan. Özgüvensiz. Utangaç. Pısırık. Mahcup. Çekingen. Kendine güveni olmayan.