Kit out türkçesi Kit out nedir

  • Temin etmek.
  • Teçhizat temin etmek.
  • Birine bir şey yapması için gereken giyim ve donanım sağlamak.
  • Araç gereç temin etmek.

Kit out ingilizcede ne demek, Kit out nerede nasıl kullanılır?

Kit : Araç gereç. Alet çantası. Kemençe. Donanım. Pılı pırtı. Avadanlık. Malzeme (belirli bir iş için). Aparat. Malzeme. Takım.

Out : Çıkış. Dışarı çıkarmak. Meydana çıkmak. Nakavt etmek. Dışarı. Kovmak. Dışarı atmak. Yanmak. Bayılmak. Dışarıda.

Kit and caboodle : Hepsi birden. Tüm miktar. Mevcut olan her şey.

Kit bag : Yolcu çantası. Hurç. Asker çantası. Kişisel eşyalar taşımak için kullanılan küçük çanta.

Kit cat : Oturan kişinin kafasını omuzlarını ve ellerini gösteren portreler için kullanılan standart boyuttaki kanvas (71cm x 91 cm veya 28 in x 36in).

Kit cat portrait : Oturan kişinin kafasını omuzlarını ve ellerini gösteren portreler için kullanılan standart boyuttaki kanvas üzerine yapılmış olan portre (71cm x 91 cm veya 28 in x 36in).

Kit up : Özel ekipmanla donatmak.

İngilizce Kit out Türkçe anlamı, Kit out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Kit out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cater : Yiyecek tedarik etmek. Yemek sağlamak. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yiyecek içecek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak. Sağlamak. İhtiyacını karşılamak. Hitap etmek.

 

Lay on : Yüklenmek. Sağlamak. Üzerine atılmak. Koymak. Yüklemek. Tesisat döşemek. Halletmek. Üstüne sürmek. Kullanmak (kamçı).

Elicit : Tepki göstermek. Aydınlatmak. Çıkarmak. Sağlamak. Çıkartmak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Tepkiye neden olmak. Yol açmak. Öğrenmek.

Assure : Güvenceye almak. Sağlamak. Sigorta etmek. Temin etmek (rahatlatıcı veya ikna edici sözlerle). Garanti etmek. Sağlamlaştırmak. Güven vermek. Kesinleştirmek. Sağlama almak. Söz vermek.

Elicits : Ortaya çıkarmak (gerçeği). Neden olmak. Meydana çıkarmak. Yol açmak. Çıkarmak. Öğrenmek. Tepkiye neden olmak. Gerçeği ortaya çıkarmak. Tepki göstermek.

Assures : İnandırmaya çalışmak. Sigortalamak. Söz vermek. Güvence altına almak. Sigorta etmek. Kesinleştirmek. Sağlama bağlamak. İkna etmek. Güvenceye almak. İnandırmak.

Assuring : Söz vermek. Sağlama almak. Temin eden. Emniyet veren. Emniyet verici. Temin edici. Güvenceye almak. Garanti etmek. Yarma.

Have access to : Bir yere gidebilmek. Girme imkanı olmak. Bir şeyi kullanabilmek. Ulaşabilmek.

Insures : Sigorta yapmak. Sağlama almak. Sağlamak. Sigorta etmek. Sigorta ettirmek. Sigorta olmak. Emin olmak. Garantiye almak. Sigortalamak.

Fend for : Sağlamak. Bakmak.

Kit out synonyms : insure, cater for, catered, caters, insuring.