Sigortalamak nedir, Sigortalamak ne demek

  • Sigorta yapmak
  • Bir şeyi güven altına almak.

Sigortalamak tanımı, anlamı:

Sigortalama : Sigortalamak işi.

Sigorta : Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılmış olan iki taraflı bağlantı sözleşmesi. Özellikle elektrik devresinde, akım çok güçlü olduğunda eriyerek güvenliği sağlayan, kazayı önleyen nesne veya düzen. Bu tür sözleşmeleri yapan şirket.

Yapmak : Evlendirmek. Edinmek, sahip olmak. Yol almak. Dışkı çıkarmak. Onarmak, tamir etmek. Ortaya koymak, gerçekleştirmek, oluşturmak, meydana getirmek. Üretmek. Bir şeyi başka bir şey durumuna getirmek. Düzenli bir duruma getirmek. Bir harekete, işe başlamak veya bir hareketle, işle uğraşmak. Bir kimseye bir meslek kazandırmak, yetiştirmek. Bir dileği, bir isteği yerine getirmek, uygulamak, ifa etmek. Bir düşünceyi, bir davranışı, bir isteği işe dönüştürmek, gerçekleştirmek. Davranmak, hareket etmek. Bir durum yaratmak. Tehdit yoluyla birini herhangi bir duruma düşürmek. Gerçekleştirmek. Olmak. Olmasına yol açmak. Salgılamak, çıkarmak.

Güven : Yüreklilik, cesaret. Korku, çekinme ve kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusu, itimat.

 

Altın : Üstün nitelikli, değerli. Atom sayısı 79, atom ağırlığı 196,9 olan, 1064 °C'de eriyen, kolay işlenen, yüksek değerli, paslanmaz element, zer (simgesi Au). Bu elementten yapılmış. Altından yapılmış sikke.

Bir : Bir kez. Beraber. Tek. Bu sayıyı gösteren 1 ve I rakamlarının adı. Ancak, yalnız. Sayıların ilki. Ortaklaşa olan, birleşik, müşterek. Bu sayı kadar olan. Herhangi bir varlığı belirsiz olarak gösteren (sayı). Sadece. Değer, önem bakımlarından birbirinden farksız, birbirine eşit, birbirine benzer. Eş, aynı, bir boyda. Aynı, benzer.

Almak : Kısaltmak, eksiltmek. Görevden, işten çekmek. Tat veya koku duymak. Birlikte götürmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Temizlemek. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Bir şeyi elle veya başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Sürükleyip götürmek. Kazanç sağlamak. Göreve, işe başlatmak. Ele geçirmek, fethetmek. Erkek, kadınla evlenmek. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. İçeri sızmak, içine çekmek. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. Yer değiştirmek. İçecek veya sigara içmek. Yutmak, kullanmak. Kabul etmek. Yolmak, koparmak. Örtmek, koymak. Gidermek, yok etmek. Satın almak. İçeri girmesini sağlamak. Soldurmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. İçine sığmak. Başlamak.

Diğer dillerde Sigortalamak anlamı nedir?

İngilizce'de Sigortalamak ne demek? : v. insure, assure, secure

Fransızca'da Sigortalamak : assurer

Almanca'da Sigortalamak : v. versichern