Assuring türkçesi Assuring nedir
- Garantili.
- İnandırma.
- Sağlamak.
- İnandırmak.
- Temin edici.
- Güven veren.
- Sağlama almak.
- İtimatlı.
- Güvenilir.
- Sigortalamak.
- İkna etmek.
- Temin etmek.
- Güvenceye almak.
- Temin eden.
- Yarma.
- Yarılma.
- Söz vermek.
- Garanti etmek.
- Emniyet veren.
- Emniyet verici.
Assuring ile ilgili cümleler
English: That sounds reassuring.
Turkish: O güven verici görünüyor.
English: That was very reassuring.
Turkish: O çok güven vericiydi.
English: Ali squeezed Mary's hand reassuringly.
Turkish: Ali rahatlatıcı şekilde Mary'nin elini sıktı.
English: That's not very reassuring.
Turkish: O çok güven verici değil.
English: That's reassuring.
Turkish: O güven verici.
Assuring ingilizcede ne demek, Assuring nerede nasıl kullanılır?
Assuringly : Rahatlatıcı bir şekilde.
Reassuring : Yeniden güven vermek. Güven verici. Güvence vermek. Tekrar sigortalamak. Rahatlatıcı. Sigortayı yenilemek. Güvenini tazelemek. Güven tazeleyici.
Reassuringly : Rahatlatıcı şekilde. Rahatlatarak.
Assurance : Kendinden eminlik. Kendine çok güvenme. Vaat. Güvence. Güven. Kendine güvenme. Özgüven. Teminat. Bir anlaşmada taraflardan birine ait sorumluluğun bir başkası tarafından söz, mal veya para biçiminde yüklenilmesi. bk. kefalet. Temin.
Assurances : Kendine çok güvenme. Söz. Pişkinlik. Temin. Vaat. Güvence. Teminat. Sigorta. Güven. Kendine güvenme.
Assuredly : Kesinlikle. Mutlaka. Muhakkak. Elbette.
Assureds : İnançlı. Sigorta poliçesinin lehtarı. Kendine güvenen. Sağlama bağlanmış. Kendinden emin. Güven verilmiş. Garantili. Emin. Sigortalı kimse. Önceden belli olan.
Assured bond : Güvenceli tahvil. Piyasada yeterince tanınmamış şirketlerce çıkarılan ve satışları artırmak için büyük bir banka veya şirketin bağlı olduğu holding tarafından anapara, faiz ya da her ikisinin de geri ödeneceğine güvence verilen tahvil. genellikle hayat sigortası şirketlerince çıkarılan ve satın alınan, belli bir dönem için kesin bir getiriyi ve vade sonunda anaparayı veya vadesinden önce ölüm durumunda yalnızca anaparayı ödemeyi güvence altına alan tahvil.
Assured sale : Belirli bir süre içinde perakendecinin satamadığı malları teslim aldığı biçimde geri vermesi durumunda, mal bedelinin geri ödenmesi koşuluyla üreticinin yaptığı satış. Güvenceli satış.
Assuredness : Kendini kontrol edebilirlik. Pişkinlik. Küstahlık. Kendinden eminlik. Kendine güven. Baskı altında soğukkanlılık. Kesinlik.
İngilizce Assuring Türkçe anlamı, Assuring eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Assuring ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Ensure : Garantilemek. Emin olmak. Hüküm altına almak. Kesinleştirmek. Olmasını kesinleştirmek. Sigorta etmek. Korumak. Emniyete almak.
Believable : İtimat edilir. İnanılır.
Caters : Yiyecek tedarik etmek. Yiyecek içecek sağlamak. İhtiyacını karşılamak. Hitap etmek. Yiyecek ve içecek sağlamak. Yemek sağlamak. Yemeklerin hazırlanmasını ve servisini üstüne almak.
Insure : Sigorta ettirmek. Emin olmak. Garantiye almak. Sigorta etmek. Sigortalama. Sigorta yapanın olası herhangi bir zararı parayla karşılayacağına önceden güvence vermesi. Sigorta olmak.
Sell : Üçkağıt. Alıcı bulmak. Beğendirmek. Oyun. Benimsetmek. Satılmak. Dalavere. Kabul ettirmek. Kandırmak.
Elicitor : Aydınlığa çıkartan. Ortaya çıkaran kimse. Sağlayan (bilgi, cevap). Meydana çıkaran. Uyandıran.
Elicit : Neden olmak. Yol açmak. Çıkarmak. Ortaya çıkarmak (gerçeği). Gerçeği ortaya çıkarmak. Tepki göstermek. Ortaya çıkarmak. Çıkartmak. Öğrenmek.
Assure somebody that : Dığına inandırmak.
Guarantees : Teminat vermek. Garantiye almak. Kefil olmak.
Engage : Birbirine geçmek. Tutmak. Saldırmak. İşgal etmek. Angaje etmek. Kullanmak. Verginle tutmak. Çalıştırmak.
Assuring synonyms : ensurers, rived, credent, covenant, splitting, engages, battens, bankable, carry, allow, confiding, persuasions, give an undertaking, give a promise, fissioning, avouched, accommodate somebody with, persuading, argue, fissions, administers, convince, argued, guarantee, arguing, stipulates, avouching, bring, assures, bring over, elicitors, persuaded, affirm.
Assuring zıt anlamlı kelimeler, Assuring kelime anlamı
Assuring antonyms : unreassuring.
Assuring ingilizce tanımı, definition of Assuring
Assuring kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : That assures. Giving confidence. Tending to assure.

Bu kısımda Assuring kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Assuring ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Assuring anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Assuring ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.