Illusive türkçesi Illusive nedir

Illusive ingilizcede ne demek, Illusive nerede nasıl kullanılır?

Illusively : Asılsızca. Yanıltıcı bir şekilde.

Illusiveness : Hayal. Aldatıcılık. Asılsızlık.

Illusion : Hile. Düş. Duyu ergenlerinin aldanması; bir görünüşün gerçek sanılması; bir görünüşü gerçek sandıran duygu ve us yanılması. İllüzyon. Algı bozukluğu ya da duyu yanılgılarına bağlı olarak nesne ve durumları olduğundan değişik kavrama. Algı yanılması. Gözbağlama. Aldatıcı görünüş. Kuruntu.

Illusionary : Yanıltıcı. Yanlış yönlendirici. İllüzyonlarla ilgili. Görüntü yanılsaması ile ilgili. Aldatıcı.

Illusionism : Hokkabazlık.

Monetary illusion : Para yanılgısı. Fiyatlar genel düzeyindeki artışa bağlı olarak paranın satın alma gücünde ortaya çıkan düşüşün iktisadi karar birimleri tarafından algılanamaması durumu.

Disillusion : Gözünü açma. Düş kırıklığı. Hayal kırıklığına uğratmak. Hayal kırıklığı. Hayalden kurtarmak. Gerçekleri göstermek. Düş kırıklığına uğratmak. Hayal aleminden çıkarmak. Yanlış bir düşünceden kurtarmak. Gözünü açmak.

Under the illusion that : -ın etkisi altında. - düşü altında. -ın tesiri altında. - fantazisi altında.

Harbored illusions : Yanlış izlenimler beslemek. Yanılgı beslemek.

 

Optical illusion : Optik yanılsama. Göz yanılsaması. Optik illüzyon. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gözün, belirli koşullarda, nesneleri olduğundan değişik algılaması biçiminde ortaya çıkan yanılma. Göz aldanması. Optik görünüş. Optik ilüzyon. Göz yanılması. Görsel yanılsama.

İngilizce Illusive Türkçe anlamı, Illusive eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Illusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Delusive : Gerçek dışı.

Ill founded : Gerçeğe dayanmayan.

Exceptious : Tenkitçi. Kusur bulmaya çalışan. Tatmin edilmesi güç.

Groundless : Yersiz. Temelsiz. Esassız. Fos. Zeminsiz. Sebepsiz. Nedensiz. Sağlam temellere dayanmayan.

Baseless : Sağlam temellere dayanmayan. Köksüz. Temelsiz. Mesnetsiz. Yersiz. Dayanaksız. Sebepsiz. Esassız. Gerekçesiz.

Facade : Ön cephe. Cephe. Fasat. Bina yüzü. Yapılarda ön cephe. Aldatıcı görünüş. İlüzyon. Dışardan veya dış görünüş. Alnaç. Binanın ön yüzü.

Captious : Kusur bulan. Boş. İnce eleyip sık dokuyan. Kılı kırk yaran. Zor beğenir. Müşkülpesent. Tenkitçi. Titiz.

Air built : Havada yapılmış olan (örneğin, yerde dayanağı bulunmayan, sıkça mecazi olarak kullanılan). Hayali olarak yapılan.

Assumed : Farzedilen. Takma. Farz olunan. Farzolunan. Takma (ad). Zannedilen. Var sayılan. Sözümona. Üstlenilen.

Illusive synonyms : marrowless, aerial, causeless, airy fairy, cammed, aeriform, chimerical, colored, misleading, baffling, catchier, airy, beguiling, double handed, delusion, colourable, unreal, airier, elusory, double hearted, catchiest, bad person, artful, candied, deceptious, incorrect, dreamlike, fabled, colorable, illusory, chimeric, delusory, deceptive.

 

Illusive zıt anlamlı kelimeler, Illusive kelime anlamı

Real : Gerçekten. Sahiden. Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum). Sahici. Asıl. Maddi. Gerçek. Real (finlandiya terimi). Samimi. Hakiki.

Illusive ingilizce tanımı, definition of Illusive

Illusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : False. Deceptive. Illusory. Deceitful. Deceiving by false show. Unreal.