Real türkçesi Real nedir

  • Maddi.
  • Bilgisayar, sosyoloji alanlarında kullanılır.
  • Gerçek.
  • Hakiki.
  • Real (finlandiya terimi).
  • Sahiden.
  • Gerçekten.
  • Cidden.
  • Asıl.
  • Harbi.
  • Samimi.
  • Nesnel olan ve olanağın gerçekleşmesi sonucunda ortaya çıkan (nesne, koşul, durum).
  • Sahici.

Real ile ilgili cümleler

English: A plastic cup is better than one made of real glass.
Turkish: Bir plastik bardak, gerçek camdan yapılmış olandan daha iyidir.

English: 1.4 is a real number.
Turkish: 1.4 gerçek bir sayıdır.

English: "What's your name?" "Tatoeba." "Is that your real name?" "No."
Turkish: "Adın ne?" "Tatoeba." "Bu senin gerçek ismin mi?" "Hayır."

English: "Noobs?" Dima asked, a slight hint of anger in his voice. "This isn't a video game, Al-Sayib! This is real life!"
Turkish: Dima kızgın bir sesle sordu: "Nubz? Bu bir oyun değil Saib! Bu hayatın kendisi!

English: A man who doesn't spend time with his family cannot be a real man.
Turkish: Ailesi ile zaman geçirmeyen bir erkek gerçek bir erkek olamaz.

Real ingilizcede ne demek, Real nerede nasıl kullanılır?

Real account : Reel rakam.

Real action : Ayni dava.

Real address : Gerçek adres.

Real assets : Duran varlıklar. Reel aktifler. Taşınmaz mallar. Maddi duran varlıklar. Sabit kıymetler. Gayrimenkul mallar. Gayri menkul kıymetler. Reel varlıklar.

 

Real assistance : Özdeksel yardım. Para yerine her tür mal ile yapılan yardım.

Real capitals : Ayni sermaye. Sermaye malları. Fiziki sermaye. Üretim sürecinde emeğin verimliliğini artırmak amacıyla kullanılan her türlü makine, donanım gibi daha önceden üretilmiş fiziki mallar. Reel sermaye.

Real cost : Gerçek maliyetler. Fiyat değişmelerinden arındırılmış, bir başka deyişle fiyat diziniyle indirgenmiş maliyet. Hakiki maliyet. Gerçek maliyet.

Real charge : İpotek (emlak). Taşınmaz mal ipoteği.

Real bradycardia : Vagotonik uyarımlar sonucu kalp frekansının azalması, nörojen bradikardi, sinus bradikardi, vagus bradikardi. Hakiki bradikardi.

Real character : Gerçek karakter.

İngilizce Real Türkçe anlamı, Real eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Real ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dye in the wool : Dokunmadan önce boyanmış. Koyu. Rengi çıkmaz. Sabit fikirli. Önyargılı. Tutucu.

Realistic : Uygun. Gerçekçiliğe ilişkin. Gerçekçi. Realist. Gerçeğe uygun.

In point of fact : Aslına bakarsanız. Gerçek şu ki. Şu bir gerçek ki. Gerçekte. Hakikaten. Aslına bakıldığında. Aslını sorarsan. Aslında. Aslını ararsan.

Momentously : Mühim olarak. Önemle.

Cordials : Uyarıcı madde. Ferahlatıcı. Candan. Canlandırıcı ilaç. Yürekten. Arkadaş canlısı. İçten. Likör. Tatlı içecek.

Indeed : Gerçekte. Aslında. Hakikaten. Doğrusu. Doğrusunu söylemek gerekirse. Gerçeği söylemek gerekirse. Doğrusu istenirse.

Effective : Geçerli olan. Fiili. Etken. Verimli. Etkin. Etkili. Tesirli. Sökmek. Sonuçlandırıcı.

Proper : Kişisel. Usturuplu. Has. Kurallara uygun. Doğru. Doğru dürüst. Yerinde. İyice. Adamakıllı.

 

Derivation : Ad veya fiil kök ve gövdelerine yapım ekleri getirmek suretiyle eklendiği kökle ilgili yeni anlamlar kazanmış kelime yapma işi: oyun+a-mak, verim+li+lik, yara-r+lı, kum+luk, bin-ici + lik, ben + im + se-mek, bir-le-ş-tir + mek, oku-t-tur-, yan-kı vb. Kaynak. Saptırma. Köken. Derivasyon. Fizik, gramer, veterinerlik alanlarında kullanılır. Türeme. Memba. Bir önsayıt, öncül ya da genellikten çıkarım yoluyla üretilmiş olma. Türetim.

Essence : Nefis. Itır. Cevher. Esas. Esans. Ruh. Nitelik. Bir olgunun kökenini, ırasını ve gelişme eğilimlerini belirleyen en derin, en durağan özelliklerinin ve ilişkilerinin tümü. Öz.

Real synonyms : echt, realness, existent, bosom, earthly, candids, factual, objective, right, realer, ramrods, pucka, corporeal, realest, cosy, childlike, ramrod, documentary, trustworthy, material, bona fide, as a matter of fact, genuine, intrinsic, aboriginal, extraction, earthbound, actual, dyed in the wool, bodily, earthier, for good and all, reals.

Real zıt anlamlı kelimeler, Real kelime anlamı

Abstract : Aşırmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Soyut. Özet. Çalmak. Heykel. Damıtmak (biyoloji terimi). Çekmek. Ayırmak. Almak.

Unreal : Düşsel. Sahte. Gerçekdışı. Asılsız. Hayali. Gerçek dışı. Gerçek olmayan. Sanal.

Unreality : Gerçekdışılık. Gerçeksizlik. Hakikatsizlik. Gerçek olmama. Gerçekte olmayan şey.

Real antonyms : insincere, unrealistic, counterfeit.

Real ingilizce tanımı, definition of Real

Real kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : A small Spanish silver coin. Royal. As, a description of real life. Not fictitious or imaginary. Kingly. Regal. A realist. Also, a denomination of money of account, formerly the unit of the Spanish monetary system. Actually being or existing.