Ionization equilibrium türkçesi Ionization equilibrium nedir

  • Yükünleşme dengesi.
  • Bir çözeltide, bir özdeğin ayrışmamış ve ayrışarak yükünleşmiş iki durumu arasında oluşan denge.
  • Kimya alanında kullanılır.
  • İyonlaşma dengesi.

Ionization equilibrium ingilizcede ne demek, Ionization equilibrium nerede nasıl kullanılır?

Ionization : İyonların meydana gelmesi olayı, bir atom veya molekülden elektron ayrılması. radyoaktif ışınların geçtikleri doku ve kimyasal maddeleri ayrıştırmaları. film üzerindeki emülsiyonun gümüş bromürün gümüş ve brom olarak ayrışması veya suyun hidrojen ve oksijen olarak ayrışması gibi. Bir çözeltide iyonlar üretme (ayrıca ionisation). Yükünleşme. Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla yükün oluşturulması. İyonizasyon. İyonlaştırma. İyonların meydana gelişi olayı; bir atom ya da molekülden elektron kopması. iyonizasyon. Özdeciklerin parçalanması, öğecik, özdecik topaklarına eksicik katılması ya da çıkarılmasıyla üşer oluşturulması. İyonlaşma. Atom ya da moleküllerin iyon haline gelmeleri olayı.

Equilibrium : Birbirine ters yönlü güçlerin eşitlenmesi sonucu değişme eğiliminin kalmadığı durum. Balans. Karalılık. Isildevimbilimde, kapalı dizgenin en son vardığı, ne denli beklense de değişmeyecek duru. İki ya da daha çok gücün eşitleşmesinin, başka deyişle aralarındaki etkileşmenin ürünü olan göreli bir durgunluk durumu. Dengeli olma. Bir nesneye etkiyen kuvvetlerin birleşkelerinin sıfır olduğu durum. ısıldirik bilgisinde, kapalı bir dizgenin en son ulaştığı, zamanla değişmeyen durum. Halk kültürünü oluşturan öğeler arasında varolduğu savunulan denge. (bu öğelerden biri üzerine yapılan bir baskı, kendini diğer öğeler üzerine ileteceğinden ilgili halk kültürü düzeni bozulacaktır. eğer, öğe üzerindeki baskı kaldırılacak olursa, çok kez halk kültürü düzeni eski durumuna dönüşmektedir.) bk. denge kuramı. Muvazene. Tarafsızlık.

 

Ionization chamber : İyonlaştırma odası. İyonlaşma odası. İyonizasyon odası. İyonlanma odası. İyon ve serbest elektron yüklerinin elektrotarda toplanmasını sağlayan uygun gaz içerikli bir odacıktan oluşan ışınım bulucusu. İyonlaşma odaları.

Ionization constant : İyonlaşma değişmezi. Özdeciklerle üşerleri arasındaki tersinir tepkileşim denge değişmezi. Üşerleşim değişmezi. Bir özdeğin yükünlerinin etkin derişimleri çarpımının, ayrışmamış durumunun derişimine oranı. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Yükünleşme durganı. İyonlaşma değişmesi. İyonlaşma sabiti.

Ionization current : İyonlanma akımı. İyonizasyon akımı. İyonlaştırma akımı. Bir elektrik alanının etkisiyle, iyonlaştırma sonucu oluşan yüklü parçacıkların hareketinden kaynaklanan elektrik akımı. İyonlaşma akımı.

Ionization energy : Gaz durumda bulunan atom ya da yükünlerin yörüngelerinden bir elektron koparabilmek için verilmesi gerekli erke. İyonlaşma erki. Elektronu atomdan serbest bırakmak için gereken enerji miktarı. Yükünleşme erkesi. İyonlaşma enerjisi.

 

İngilizce Ionization equilibrium Türkçe anlamı, Ionization equilibrium eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Ionization equilibrium ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alcoholometry : Bir içkide saf alkol seviyesini ölçme ve doğrulama yöntemi. Alkol ölçüm. Alkollü bir çözelti içinde yoğunluk ölçülmesi yoluyla alkol niceliğini belirleme yöntemi. Alkolölçüm. Alkolometri.

Aliphatic saturated compounds : Molekülündeki karbonlar arasında tek bağlar bulunan organik bileşikler. örn. propan (. Alifatik doymuş bileşikler.

Alicyclic compounds : Alifatik bileşikler. Düz ya da dallanmış karbon iskeletinden türemiş olan hidrokarbonlar sınıfı. örn. Alisiklik bileşik.

Active passive metal : Özgürce yenime uğrarken potansiyeli, edilginleşme potansiyelinin üzerine yükseltildiği zaman, etkin durumdan edilgin duruma geçen metal ya da alaşım. Etkin-edilgin metal.

Aldehydes : Bir (r) alkil köküne ya da hidrojene bağlanmış, (-cho) formil kökünü taşıyan organik bileşikler. Aldehit. Aldehitler.

Additive : Toplamsal. Eklenecek. Toplanır. İlave. Bir ürüne, kimyasal ya da fiziksel özelliklerini geliştirmek, kalımlı kılmak, çekici yapmak vb. nedenlerle eklenen özdek. Katık. Katkı. Katılan kimyasal madde. Katılacak.

Acid radical : Asidik hidrojeni ayrıldıktan sonra kalan asit molekül kalıntısı. Bir ya da daha fazla hidrojen iyonları kaybından yaratılan kökçe. Asit kökü. Bir asidin negatif parçası. Bir asit molekülünün, yükünleştiğinde protonlarından ayrılan ve tepkimelerde tek bir parça gibi davranan no3-, so24 gibi, eski yüklü parçası.

Acidimetry : Asitölçüm. Bir asitli çözeltiyi, ölçün baz çözeltisiyle tepkimeye sokarak asitlik derecesini belirleme yöntemi. Asitimetre. Asidimetre. Asidimetri. Asit ölçümü. Asit ölçme. Bir asidin etkisinin ölçüldüğü süreç.

Active metals : Demir, çinko gibi ölçün elektrot potansiyelleri hidrojeninkinden daha düşük olan metaller. Aktif metaller. Etkin metaller.

Alcohols : Alkoller. İspirto. Alkol. Bir ya da daha çok hidroksil kökü içeren ve (r) bir aril ya da alkil kökü olmak üzere, r—oh genel formülü ile gösterilen alifatik bileşikler. örn. etil alkol (c2h5oh). İçki.

Ionization equilibrium synonyms : acier inoxydable, acid salt, aliphatic compounds, alabaster, additive properties, activated coal.