Axiomatic türkçesi Axiomatic nedir

  • Aksiyomatik.
  • Aksiyomla ilgili.
  • İzahtan vareste.
  • Aksiyom ile ilgili.
  • Aksiyom.
  • Belitsel.

Axiomatic ingilizcede ne demek, Axiomatic nerede nasıl kullanılır?

Axiomatic definition : Belitsel.

Axiomatic method : Aksiyomatik metot.

Axiomatic sciences : İlksavlar ya da önsayıtlardan yola çıkarak tümdengelimci bir yöntemle yineleyici bilgiler (önermeler) üreten bilgi dalları. bk. tümdengelimci bilimler, yineleyici bilimler. Önkanıtlı bilimler.

Axiomatic set theory : Belitsel kümeler kuramı. Aksiyomatik küme teorisi.

Axiomatic system : Belitsel sistem. Varsayımsal sistem.

Axiom of choice : Seçme beliti.

Axiomatically : Aksiyomatik bir şekilde. Aksiyomlarla ilgili bir şekilde. Aksiyomlardan türemiş bir şekilde. Muhakkak bir şekilde. Aksiyom olarak. Kesin bir şekilde. Kati bir şekilde. Kendiliğinden ispatlı bir şekilde. Aksiyomlara özgü bir şekilde.

Comparison axiom : Karşılaştırma belgiti. Karşılaştırma aksiyomu.

Axiomatising : (britanya ingilizcesi) bir teoriyi basit bir varsayımlar seti şeklinde ifade etmek (axiomatize olarak da yazılır).

Axiomatic theory : Belitsel kuranı. Aksiyomatik teori.

İngilizce Axiomatic Türkçe anlamı, Axiomatic eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Axiomatic ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Without question : Sorgulanamaz. Şüphesiz. Sorgusuz. Su götürmez. Muhakkak. Kuşkusuz. Tartışmasız.

Doubtlessly : Şüphesizce. Emin olarak. Şüphe duymadan. Şüphesiz götürmez bir biçimde. Şüphesiz bir şekilde. Kuşkusuz. Kuşkusuz bir şekilde.

Without a doubt : Yakinen. Kesinlikle. Şüphesiz bir şekilde. Sorgulanamaz bir şekilde. Kuşkusuz. Kuşkusuzca.

Axioms : Belit.

Taken for granted : Hafife alınan. Çantada keklik. Çantada keklik görülmek. Bağış için almak.

Axiom : Önkanıt. Tümdengelimci bir dizgede tüm kanıtlamalarda başvurulan ve apaçık göründüğü için kanıtlanmadan doğru sayılan ilksav. Postulat. Bir kuramda başlangıç noktasını oluşturan, apaçık sayılan ve bu nedenle de tanıtlanmasına gerek duyulmaksızın doğru sayılan öncül. Kendiliğinden apaçık kabul edilen temel önerme. Mütearife. Ekonomi, sosyoloji alanlarında kullanılır. Belit.

Truistic : Belli. Apaçık. Kendini kanıtlayan. Besbelli.

Aphoristic : Aforizmaya ait. Vecize kabilinden. İlk ünlü düşmesi. Aforizma ile ilgili. Darbımesel niteliğinde. Vecizelerle ilgili.

Self evident : Besbelli. Apaçık. Açık. Belli. Aşikar.

Unquestionably : Sorgulanamaz bir şekilde. İnkar edilemez bir şekilde. Tartışma götürmez bir şekilde. Yadsınamaz bir biçimde. Kesin bir biçimde. Katiyetle. Kesinlikle. Tartışmasız bir şekilde. Şüphesiz olarak.

Axiomatic synonyms : unexplainably, obvious, axiomatic definition, axiomatical.

Axiomatic zıt anlamlı kelimeler, Axiomatic kelime anlamı

Axiomatic antonyms : unobvious.

Axiomatic ingilizce tanımı, definition of Axiomatic

Axiomatic kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Of or pertaining to an axiom. Characterized by axioms. Having the nature of an axiom. Self-evident.