Be short türkçesi Be short nedir

  • Açık vermek.
  • Belirli bir miktarı çıkıştıramamak.
  • Birinde bir şey belirli bir miktarda eksik olmak.
  • Eksik gelmek.

Be short ile ilgili cümleler

English: Ali always seems to be short of money.
Turkish: Ali her zaman parası yok gibi görünüyor.

English: Everyone seems to be short of money these days.
Turkish: Bugünlerde herkes parasız gibi görünüyor.

Be short ingilizcede ne demek, Be short nerede nasıl kullanılır?

Be : Durmak. Kalmak. Alaşımların hazırlanmasında kullanılan hafif bir metalik kimyasal element. Anlamına gelmek. Bulunmak. -di. Berylliumb (berilyum). -dı. Mal olmak. -dir.

Short : Kısa. Alçak. Kısa devre. Az. Kısa metrajlı film. Noksanlık. Kısa devre yaptırmak. Eksiklik. Kontak.

Be short of : Yetmemek. Bulunmak (bir yerden belirli bir uzaklıkta). Kafi gelmemek (varolan şeyler veya birileri). Yetersiz olmak. Eksik olmak.

Be short of breath : Soluğu tıkanmak. Soluk alamamak. Nefesi tıkanmak. Nefesi daralmak. Nefesi kesilmek. Nefessiz kalmak. Soluksuz kalmak.

Be short of money : Paraca sıkıntıda olmak. Darda kalmak.

Be short on : -de birinin eksikliği olmak. Kısa gelmek (bir giysi).

Be shortened : Azaltılmak. Kısalaştırılmak. Kısaltılmak.

İngilizce Be short Türkçe anlamı, Be short eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Be short ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Fall short : Kısa kalmak. Beklenenden daha az olmak. Eksik çıkmak. Yeterli olmamak. Yetersiz kalmak. Suya düşmek. Erişememek. Yetersiz gelmek. Az gelmek.

Fallen short of : Yetersiz kalmak. Tükenmek. Beklentileri karşılayamamak. Beklentileri karşılamamak. Yetmemek. Yeterli olmamak. Bekleneni verememek. Az gelmek. Umduğu gibi çıkmamak.

Fell short of : Beklentileri karşılayamamak. Bekleneni verememek. Yeterli olmamak. Yetmemek. Tükenmek. Yetişmemek. Az gelmek. Aşağı kalmak. Yetersiz kalmak.

Fall short of : Beklentileri karşılayamamak. Yeterli olmamak. Aşağı kalmak. Bekleneni verememek. Beklentileri karşılamamak. Yetersiz kalmak. Umduğu gibi çıkmamak. Tükenmek. Yetişmemek. Az gelmek.