Becoming wide türkçesi Becoming wide nedir

Becoming wide ile ilgili cümleler

English: His name was becoming widely known.
Turkish: Onun adı yaygın olarak biliniyordu.

Becoming wide ingilizcede ne demek, Becoming wide nerede nasıl kullanılır?

Becoming : Olmak. Uygun. Cazip. Doğru. Göz alıcı. Üzerine yakışan. Yakışık alır. Yerinde. Oluş. Yakışır.

Wide : Uzak. Ardına kadar. Açık. Ferah. Vasi. Adamakıllı. İyice. Gen. Yaygın.

Becoming a jew : Yahudilik dinini kabul etme. Yahudi yaşam tarzını benimseyiş. Yahudi olma. Yahudiliğe geçme. Musevilik dinini kabul etme. Musevi olma. Museviliğe geçme. Musevi yaşam tarzını benimseyiş.

Becoming a moslem : İslami yaşam tarzını benimseyiş. İslam dinini kabul ediş. Müslüman olma. Müslümanlığa geçme.

Becoming an orphan : Öksüz kalma. Anne babasını kaybetme. Anne babasız kalma. Öksüz olma. Ailesiz kalma. Ebeveynsiz kalma.

Becoming bald : Saçını kaybetme. Kel olma. Saçsız kalma. Kelleşme. Kel hale gelme.

İngilizce Becoming wide Türkçe anlamı, Becoming wide eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Becoming wide ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Distensions : Gerilme. Şişkinlik. Distansiyon. Şişme.

Ballooning : Şişme. Genişletme. Borsada hisselerin suni yükselmesine neden olma. Hızla büyüme. Balon yolculuğu yapma. Büyüme. Şişirme.

 

Dilatatio : Dilatasyon.

Bloating : Genelde yemekten sonra batında oluşan şişkinlik. Kabartmak. Şişme. Şişmek. Kabarmak. Abdominal distansiyon. Şişirme. Damarlanma (yüzey). Tütsülemek (balık). Bloat.

Development : Tab etme. Bir olayın ardışık evreler biçiminde oluşuma doğru ilerlemesi. Son durum. Düzenleyim. Geliştirme. Film banyo. Bir oyunun sonuca doğru inandırıcı bir yolda gelişmesini kapsayan bölüm ya da kuruluş. Bir oyunun inandırıcı aşamalarla çözüme doğru gelişmesini kapsayan dramatik doku. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Gelişme.

Beef up : Güçlenme. Kuvvetlendirmek. Güçlendirmek.

Dilative : Genleştirici. Büyütücü. Genişletici.

Distension : Germe. Gerilme. Distansiyon. Şişkinlik. Şişme.

Blowing up : Şişkin hale gelme. Patlatma. Şişirilmiş hale gelme. Havaya uçma. Büyütülme. Yerle bir olma. Şişme. Havaya uçurma. Yerle bir etme. Patlama.

Dilations : Açılma. Genleşme. Dilatasyon. Uzak benzeşim. Büyüme. Genişleme veya genişletilme.

Becoming wide synonyms : dilation, dilatations, broadenings, dilatation, broadening.