Bigamy türkçesi Bigamy nedir

  • Çok eşlilik.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.
  • İkieşlilik.
  • Bigami.
  • Bir erkeğin iki kadınla ya da bir kadının iki erkekle birlikte yaşadığı evlilik biçimi.
  • İki eşlilik.
  • Resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenme.

Bigamy ile ilgili cümleler

English: Is bigamy is a crime in Australia?
Turkish: Avustralya'da iki eşlilik bir suç mu?

Bigamy ingilizcede ne demek, Bigamy nerede nasıl kullanılır?

The rabbi gershom ban on bigamy : Haham gershom tarafından uygulamaya konulan yasalar. Haham gershom bigamiyi (iki eşliliği) yasaklar.

Bigamies : Bigami. Resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenme. İkieşlilik. İki eşlilik. Çok eşlilik.

Bigamist : İki eşli. Aynı anda iki kişiyle evli olan kimse. İki eşli kimse. Resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenen kimse.

Bigamistic : İki eşliliğe özgü. Bigamiye özgü. İki eşlilikle ilgili. Çift eşliliğe özgü. Bigami (aynı anda birden fazla eş ile evlilik) ile ilgili. Çift eşlilikle ilgili.

Bigamists : Resmen evliyken başka biriyle yasadışı olarak evlenen kimse. İki eşli. İki eşli kimse. Aynı anda iki kişiyle evli olan kimse.

Big bellied : Toparlak. Koca göbekli. Şişman. Büyük göbekli. Kilolu. Şişko.

Big ben : Londra'daki britanya parlamentosu üzerinde yer alan ünlü saat kulesi. İngiltere parlamentosundaki büyük saat çanı.

 

Big belly : Şiş göbek.

Big bang theory : Bütün evrenin tek bir noktanın devasa patlamasından yaratıldığı modeli. Big bang teorisi. Big bang büyük patlama teorisi. Büyük patlama teorisi.

Big apple : New york. Büyük elma. New york city'nin lakabı.

İngilizce Bigamy Türkçe anlamı, Bigamy eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Bigamy ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wedlock : Ayak bağı. İzdivaç. Evlilik bağı. Evlilik. Evlilik hayatı. Nikah.

Achievement motive : Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü. Başarma güdüsü. Başarı güdüsü.

Adjustment in marriage : Eşlerden her birinin öbürü ile birlikte uyumlu bir aile yaşamı oluşturup sürdürme yeterliği. Evlilikte uyum.

Alienation : Soğutma. Yabancılaşma. Devretme. Dengesizlik. Bireyin çevre koşullarına aykırı düşmesi ya da kendisini başkasının gözüyle görmesi. Yabancı emek. Yabancılaştırma. Aralarını açma. Ötekileştirme. Devir.

Adaptive behavior : Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Adaptif davranış. Uyarlamacı davranış. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış. Uyumcu davranış.

Polygamy : Çokeş evlilik. Karı ya da kocadan herhangi birinin birden çok sayıda olmasının toplumsal olarak onaylandığı evlilik biçimi. Birden çok eşe sahip olma durumu. Poligami. Çok eşlilik, birden çok eşle çiftleşme. erkeğin birden fazla dişiyle çiftleştiği sosyal sistem. Çokkarılılık. Çokeşlilik sistemi. Çok eşle evlilik. Çokevlilik.

 

All round development of individual : Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi. Tümsel gelişim.

Abilities : Yeterlik. Kabiliyet. Yetenekler. Yetenek. Güç. Beceri. İktidar. Geniş anlamında, bireyin, davranışlarını düzenleyen, etkinliklerini koşullandıran ve dirimbilimsel-toplumsal olarak belirlenen özellikleri. dar anlamında, bireyi belli bir uğraşsal etkinliğe uygun kılan bir dizi ruhsal özellikleri.

Union : Bileşim. Darülaceze. Boruları döndürmeden eklemeyi sağlayan bir bağlantı parçası. Vida yuvası. Bilezik (boru). Bağlaşma. Rakor. Sendika. Evlilik.

Acculturation : Kültürleşme. Kültür etkileşimleri. Kültürlenme. Bir toplumun ekinine, başka (özellikle daha gelişkin) toplum ya da toplumların ekininden kimi özdeksel ve tinsel öğelerin geçmesi ve o ekinin göreli bütünlüğünün bozularak tutarsızlaşması olayı ya da süreci. Çevresindeki kültürü kabullenme. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültürel uyum. Ekinsel yozlaşma.

Bigamy synonyms : regulatory offence, spousal relationship, regulatory offense, statutory offense, statutory offence, age distribution, agression, age grade, polygamies, bigamies, agnation, age group, acclimatation, marriage, aesthetic, aesthetical ideal, plural marriage, polygyny, affection, matrimony.

Bigamy ingilizce tanımı, definition of Bigamy

Bigamy kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The offense of marrying one person when already legally married to another.