Came in first türkçesi Came in first nedir

  • Önce varma.
  • Herkesten önce gelme.

Came in first ile ilgili cümleler

English: Ali came in first in the competition.
Turkish: Ali yarışmada birinci geldi.

English: Moustapha came in first.
Turkish: Önce Mustafa içeriye girdi.

Came in first ingilizcede ne demek, Came in first nerede nasıl kullanılır?

Came : Cam parçalarını vitray pencere şeklinde biçimlendirerek birarada tutmak için kullanılan ince kurşun bant (ayrıca ribbon (pervaz, kurdela) diye adlandırılan). Kurşun pencere çerçevesi. Hamur.

In : İçeriye. İç. Gelmiş olan. İçinde. Olarak. İçeri doğru yönelen. Tutulan. İçeri. Mevsimi gelmiş. Halinde.

First : Birincilik. Başlangıç. İlk. Başta gelen. İlk kez. Başta. Mükemmel. Öncelikle. Önde gelen. Önce.

Came in contact with : - ile karşılaşma. İlişki içerisinde olma. - ile müşterek olma. Yakalanma (ör. bir hastalık). Bağlantılı olma.

Came in late : Geç gelme. Belirlenen zamandan sonra gelme.

Finish in first place : Bir yarış veya müsabakanın sonuna ilk önce ulaşmak. Birinci sırada bitirmek. Bir yarış veya müsabakayı kazanmak. Yarış veya müsabakayı tamamlayan ilk insan olmak. Birinci gelmek.

Come in first : Birinci gelmek. Yarışmayı kazanmak. Birinci yeri almak. Birinci olmak. Birinci olmak (yarışta).

First in first out : İlk giren ilk çıkar. Üretimde ilk defa kullanılan hammadde veya aramalının alınış sırasına göre ve alım maliyetiyle değerlendirildiği varsayılarak yapılan stok değerlendirme yöntemi. krş. son giren ilk çıkar 1. İlk satın alınan malın, ilk gerecin ilk kez satıldığı ya da kullanıldığına ilişkin genel bir tecim varsayımı. Kim diğerlerinden önce girerse o ilk önce bitirir. İlk giren. Stok ölçme ve yönetim metodu. İlk giren-ilk çıkan. İlk satın alınan mallar ilk satılır kaidesi. İlk çıkar. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır.

 

Came into force : Etkili olma. Etkin bir duruma gelme. Geçerli olma.

Came in prepared : Hazır olma. Hazırlıklı gelme. Hazırlıklı olma.