Close to the bone türkçesi Close to the bone nedir

  • Fazlaca kişisel.
  • Rahatsız edecek kadar dürüst.
  • Rahatsız edecek kadar açık.
  • Rahatsız edecek kadar doğru veya gerçek.
  • Bir hayli kişisel.

Close to the bone ingilizcede ne demek, Close to the bone nerede nasıl kullanılır?

Close : Kapatmak. Yummak (göz). Bitirmek. Kadans. Bağlantılı. Son vermek. Kapanmak. Avlu (okul, kilise). Sonuç.

To : Karşı. -e kadar. E doğru. Ya. Göre. Arasında. Kala. Ye. İle. Oranla.

The : Belirli veya spesifik bir kimse veya şeyi ifade etmek veya tanımlamak için kullanılan betimleyici (gramer). Belirli durumlarda isimden önce kullanılır. Belgili tanımlık. Belli bir objeyi veya kişiyi veya yeri nitelemek için kullanılır.

Bone : Kemik. Hafızlamak. Kemiğin önce bir alkali çözeltisinde, sonra bir hidroklorik asit çözeltisinde işlenip daha sonra kireçle çöktürülmesiyle elde edilen, en az % 17 fosfor içermesi koşul olan bir ürün. Üstühan. İskeleti oluşturan, içinde kollagen teller ve kalsiyum tuzları bulunan, süngerimsi kemik ve sert kemik olmak üzere iki tipi olan, kasların bağlanmasıyla hareketi sağlayan, uzun, kısa ya da değişik boylarda olabilen, sertleşmiş bir özelleşmiş bağ dokusu tipi. Kemiklerini ayıklamak. Ayıklamak. Kemik fosfatı. Süyek. Omurgalı hayvanlarda iskeleti oluşturan, kemik dokusundan meydana gelmiş, çeşitli büyüklüklerde, sert, dayanıklı parçalar.

 

Close to the ground : Yer hizasında.

Sail close to the wind : Rüzgara yakın gitmek. Kendini tehlikeye atmak. Riskli işler yapmak. Rüzgar istikametinde gitmek. Orsasına seyretmek. Tehlikeli sularda yüzmek. Tehlikeyi göze almak. Risk almak.

Close to the wind : Hemen hemen rüzgara karşı. Alaborina.

To the bone : İliklerine kadar. Sapına kadar.

Chilled to the bone : Çok üşümüş. İliklerine kadar üşümüş.