Crupper türkçesi Crupper nedir

Crupper ingilizcede ne demek, Crupper nerede nasıl kullanılır?

Cruppers : At sağrısı. Sağrı. Kuskun.

Vaginitis cruposa : Nekrotik vajinitis. Vajinitis krupoza.

Had scruples : Suçluluk hissi vardı. Endişeleri oldu. Vicdanı huzursuzdu.

Have scruples : Vicdanı huzursuz olmak. Vicdan azabı çekmek.

Have scruples about : Bir şeyle ilgili vicdanı rahat olmamak. Vicdani nedenle bir şeyi yapmaktan çekinmek. Birşeyle ilgili vicdan azabı çekmek. Hakkında kuşkuları olmak.

Scrupulous : Dikkatli. Dürüst. Vicdanının sesini dinleyen. Adil. Vesveseli. Titiz. Dakik. Vicdanlı. Evhamlı. Özenli.

Scruple : Eczacı tartı birimi. Tereddüt (vicdanın elvermemesinden ileri gelen). Endişe. Vicdanı el vermemek. Ahlak ilkesi. Şüphe. Bilinç. Vicdan. Vicdanı elvermeme. Vicdanı elvermemek.

Scrupulosities : Doğruluk. Ahlaklılık. Sıkışıklık. Hatasızlık. Sıkılık. Kesinlik. Ahlak. Ahlaki prensiplere bağlı olma vasfı. Açıklık. Vicdanlılık.

Scrupulously : Kesin olarak. Vicdani bir şekilde. Titizlikle. İhtimamla. Ahlaki prensiplere bağlı olacak şekilde. Ahlaki bir şekilde. Kesinlikle. Elbette. Titizlikle özenle. Dikkatle.

Scruples : Vicdan azabı. Pişmanlık. Esef.

İngilizce Crupper Türkçe anlamı, Crupper eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crupper ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Croup : Krup. Boğak. Krup hastalığı. Kuş palazı hastalığı. Çömelme. Hunnak. But (at).

Rumps : But (sığır). Sığır butu. Bakiye. Geri kalan parça. Kıç. Popo. But. Kalıntı. Kalan.

Rump : But. Kıç. Kalıntı. Sığır butu. But (sığır). Kalan. Artık. Bakiye. Popo.

Backstrap : Sapan. Atın kuyruk altı kayışı. Paraşüt arka kolanı.

Hindquarters : Butlar. Kıç. Kaba et.

Croups : Krup hastalığı. Çömelme. Boğak. Krup. But (at). Kuş palazı hastalığı. Hunnak.

Haunch : Kemer ayağı. Üzengi. Guse. Kemer koltuğu. But. Kalça. Kıç.

Strap : Kayışla bilemek. Kayışla dövmek. Çember. Ayakta çalınabilmesi için gitara takılarak omuzdan aşırılan kuşak. Bantlamak. Kayış. Tasma. Kayışla bağlamak. Şerit. Ustura kayışı.

Ridge : Dağ silsilesi. Kabarık çizgi (toprak, deniz). Çapalanmış düz sıra. Dört ayaklı omurgalılarda çift ve hafifçe kıvrık bir seri ince kemik ya da kısmen sırt taraftan omurgaya, karın tarafından bir kısmı göğüs kemiğine hareket edebilecek şekilde eklemli bulunan kıkırdaklı çubuklar. eğe kemiği. bazı böceklerin yumurtaları üzerinde boyuna uzanan kabarık yapılar. dinoflagellatların yüzeydeki kabarık çıkıntıları. Biyoloji, coğrafya alanlarında kullanılır. Kabartma çizgi. Tepe. Çıkıntı. Bayır.

Crupper synonyms : cruppers.

Crupper ingilizce tanımı, definition of Crupper

Crupper kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to crupper a horse. To fit with a crupper. The buttocks or rump of a horse. To place a crupper upon.