Dismantlement türkçesi Dismantlement nedir

Dismantlement ingilizcede ne demek, Dismantlement nerede nasıl kullanılır?

Dismantle : Gemi techizatını sökmek. Dağıtmak. Boşaltmak. Eşyasını boşaltmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Yürürlükten kaldırmak. Sökmek. Parçalamak. Parçalarına ayırmak. Çıkarmak.

Dismantled : Boşaltmak. Demonte edilmiş. Dağıtmak. Yürürlükten kaldırılmış. Yürürlükten kaldırmak. Çıkarılmış. Çıkarmak. Parça parça edilmiş. Parçalamak. Sökmek.

Dismantles : Boşaltmak. Eşyasını boşaltmak. Yürürlükten kaldırmak. Çıkarmak. Sökmek. Gemi techizatını sökmek. Dağıtmak. Parçalarına ayırmak. Fabrika makinelerini söküp götürmek. Parçalamak.

İngilizce Dismantlement Türkçe anlamı, Dismantlement eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dismantlement ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disconnecting : Ayıran. Fişini çekmek. Birbirinden ayırmak. Çıkarmak. Ayırma. Bağlarını koparmak. Çözen. Bağlantı kesiliyor. Kesmek.

Depletion : Tüketme. Zenginleştirme işlemi sürecinde, işlem dışında kalan elementlerin izotop sayısındaki azalma. Fakirleşme. Bitirme. Kan alma. Boşalma. Madencilik, nükleer enerji alanlarında kullanılır. Sabit kıymetleri azaltma. Azaltma. Tüketim.

 

Detachment : Önyargısız olma. Ayırma. Tarafsızlık. Mesafelilik. Objektiflik. Bir oluşumun oturduğu, bulunduğu veya yapıştığı yüzeyden ayrılması, dekolman. Kıta. Ayrılma.

Decants : İçindeki çökelti maddelerinden arıtmak. Süzmek. Dikkatle boşaltmak. Bir kaptan diğer kaba akıtmak. Boşaltmak. Tortusundan ayırmak. Dökme. Bir kaptan diğerine aktarmak. Şişeden sürahiye boşaltmak.

Amotion : Görevden alma. Zilyetlikten mahrum etme. Görevden çıkarılma.

Breaking : Zorla girme. Yanlarında geniş ünlüleri daraltma etkisi yapan bazı ünsüzlerin etkisi altında geniş ünlülerin a > ı, o > u, e > i, ö > ü biçimindeki daralma olayı. bu olay yazı dilindeki bazı örnekler dışında anadolu ağızlarında yaygındır. çağır- > çığır-, az > ız, yeni > yini, varınca > varıncı, oraya > orıya, beyit > biyit, böyük > büyük, ova > uva, sovan > suvan, telefon > telefun, başla-yor > başlıyor, oyna-yor > oynuyor, sürükle-yor > sürüklüyor vb. Ufalanma. Zorla bir binaya girme. Ünlü daralması. Meskene tecavüz. (kuyruk veya sıra) kaynak yapma. Kopma. Kıran.

Depletions : Sabit kıymetleri azaltma. Kan alma. Yok olma. Azaltma. Tükenme. Boşalma. Bitirme. Fakirleşme. Tüketim.

Fractionation : Kağıt fabrikalarında selülöz elyaflarını cinsine göre ayırma işlemi. Kesimleme. Fraksiyonasyon. Ayırma. Radyoterapide total ışın dozunun parçalara bölünerek verilmesi verilen ışın miktarı. Ayrımsal damıtma. Karışık bir sıvıyı, damıtma yoluyla değişik kaynama noktalarında daha arı sıvılara ayırma. Kısımlara ayırma. Fizik, kimya alanlarında kullanılır.

 

Belch : Fışkırmak. Püskürtmek. Püskürmek. Duman çıkarmak. Geğirti. Fırlatmak. Çıkarmak (duman). Çıkarmak duman. Geğirmek.

Dismantlement synonyms : breaking into pieces, cancelation, disassembly, disincorporation, disembarkment, dismantling, cancellation, dealing, desorption, detaching, demolition, dispelling, deciphering, bleed off, digestions, abstractions, disintegrating, atomization, belched, breakings, deliveries, disjoining, decompression, delivery, decant, debarkations, avulsions, deletion, chasing away, discharge, digestion, allocations, apportionment.

Dismantlement zıt anlamlı kelimeler, Dismantlement kelime anlamı

Inactivity : Tesirsizlik. Durgunluk. Hareketsizlik. Üşengeçlik. Etkisizlik. Avarelik. Tembellik.

Assembly : İçtima. Çatma. Çevirme (bilgisayar). Meclis. Toplantı. Birleştirme. İçtima (askeri terim). Topluluk. Derleyici. Montaj.