Eastwardly türkçesi Eastwardly nedir

  • Doğuya doğru.
  • Doğu yönünde.
  • Doğudan.
  • Doğudan esen (rüzgar).
  • Doğu yönüne doğru.
  • Doğuya yönelen.

Eastwardly ingilizcede ne demek, Eastwardly nerede nasıl kullanılır?

Northeastwardly : Kuzeydoğu yönünde. Kuzeydoğu istikametinde. Kuzeydoğuya doğru.

Southeastwardly : Güneydoğu yönünde giden bir şekilde. Güneydoğudan gelen bir şekilde. Güneydoğuya doğru giden bir şekilde. Güneydoğu yönünde. Güneydoğu yönünden gelen bir şekilde.

South eastward : Güneydoğudan gelen. Güneydoğu yönünden gelen. Güneydoğu yönünde. Güneydoğuya doğru.

Eastward : Doğu yönünde. Doğuda. Doğuya (doğru). Doğuya. Doğu. Doğu yönünde olan. Doğuya giden. Doğuya bakan. Doğuya yönelen. Doğuya doğru.

Eastwards : Doğu yönünde. Doğuya doğru. Doğuda. Doğuya.

Southeastward : Keşişleme. Güneydoğuya giden. Güneydoğuya doğru olan.

Leastways : En azından. Hiç olmazsa. En az. En olmadı.

Southeastwards : Güneydoğu yönünde. Güneydoğuya doğru.

Northeastward : Kuzeydoğuya doğru. Kuzeydoğu yönünde. Kuzeydoğu tarafı.

İngilizce Eastwardly Türkçe anlamı, Eastwardly eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Eastwardly ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Eastbound : Doğuya yönelmiş. Doğu. Doğuya giden.

 

To the east : Doğuya.

Easterly : Doğuda bulunan. Doğuda. Doğu. Doğudan esen. Gündoğusuna bakan.

Spurious : Gayri meşru. Sahte. Benzer. Gerçek değil. Taklit. Mevsuk olmayan. Yalancı. Düzme. Kalp. Suni.

Due east : Tam doğuya doğru. Tam doğuya.

Eastwards : Doğuya. Doğuda.

Misbegotten : Gayri meşru. Piç. Alçak.

Eastward : Doğu yönünde olan. Doğuda. Doğuya. Doğu. Doğuya giden. Doğuya (doğru). Doğuya bakan.

Easts : Gündoğusu. Doğuya doğru olan. Doğudaki bölüm. Doğuya. Doğudaki. Nevada eyaletinde şehir. Doğu. Şark.

Illegitimate : Uygunsuz. Haram. Hukuka aykırı. Evlilik dışı doğan. Evlilik dışı. Hatalı. Evlilikdışı. Ters. Mantıksız. Gayri meşru.

Eastwardly synonyms : misbegot, east.

Eastwardly zıt anlamlı kelimeler, Eastwardly kelime anlamı

Legitimate : Meşrulaştırmak. Mazur göstermek. Soydan gelen. Yerinde. Yasal. Yasallaştırmak. Mantıklı. Meşru doğmuş. Haklı çıkarmak. Onaylamak.

West : Batı. Garba doğru. Garp. Batıdaki. Batıda. Batıya doğru. Batıya. Batısında. Batı ülkeleri.