Evenings türkçesi Evenings nedir

Evenings ile ilgili cümleler

English: I've been spending evenings with Tom.
Turkish: Akşamları Tom'la geçiriyorum.

English: How should we spend our evenings?
Turkish: Akşamlarımızı nasıl geçirmeliyiz?

English: Ali is usually at home on Sunday evenings.
Turkish: Ali Pazar akşamları genellikle evdedir.

English: He spends his evenings in front of his laptop.
Turkish: O akşamlarını dizüstü bilgisayarının önünde geçirir.

English: It gets cold in the mornings and evenings, so I want to take care how I dress.
Turkish: Sabahları ve akşamları hava soğur, bu yüzden nasıl giyineceğime dikkat etmek istiyorum.

Evenings ingilizcede ne demek, Evenings nerede nasıl kullanılır?

Evening bag : Gece çantası.

Evening class : Akşam sınıfı.

Evening commercial high school : Akşam ticaret lisesi. Ortaokulu bitirdikten sonra çalışmak zorunda kalarak gündüz öğrenimini sürdüremeyenler ile yaşları öğrenim çağını aşmış olanları, bir yandan çalıştıkları işlerde bilgi ve başarılarını arttıracak, bir meslek edinmelerini sağlayacak ve bir yandan da yüksek öğrenime hazırlayacak biçimde yetiştiren meslek okulu.

Evening dress : Gece elbisesi. Abiye kıyafet. Gece kıyafeti. Frak. Balo elbisesi. Smokin. Tuvalet.

 

Evening edition : Akşam baskısı. Gazetenin akşam neşredilen baskısı.

Evening gown : Gece elbisesi. Gece kıyafeti. Akşam sosyal olaylar için giyilen elbise. Kadın tuvaleti. Abiye kıyafet. Kadın gece elbisesi.

Evening primrose : Eşekotu.

Evening performance : Hava karardıktan sonra düzenlenen gösteri. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gece gösterimi. Geceye rastlayan film gösterimi. Gece oyunu. Gece gösterisi. Suare.

Evening school : Akşam okulu. Öğrenim çağını geçirmiş olan genç ve yetişkinlerin genel eğitim ya da meslek bakımından yetişmelerini sağlayan okul.

Evening shift : Yirmidört saatlik iş mesaisinin akşam bölümü (gündüz ve gece vardiyasının tersi olarak). Akşam vardiyası.

İngilizce Evenings Türkçe anlamı, Evenings eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Evenings ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Portion : Bölüm. Bir tabak yemek. Paylaştırmak. Kısım. Miktar. Kısmet. Bölüştürmek. Parsellemek. Çeyiz vermek. Miras hissesi.

Dark : Bilgisizlik. Siyaha yakın. Gizli. Esmer. Koyu renk. Çepel. Belirsizlik. Karanlık. Gölge. İzbe.

Night : Karanlık. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Cehalet. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim. Tün. Gece.

Epilog : Sonsöz. Son söz. Hatime. Son. Sonuç bölümü. Bitim. Epilog. Kapanış. Son söz, bağlak. oyunun bitiminden sonra oyuncuların birinin seyircilere yönelttiği ve oyunu bağlayan konuşma. örn. brecht'in "sezuan'ın iyi insanı" n-daki son söz.

 

Profits : Kar getirmek. Yaramak. Yararlanmak. Kar etmek. Yararı olmak.

Windfall profit : Beklenilmeyen kar. Umulmadık kar. Önceden bilinmeyen nedenlerle sağlanmış olan kar. Beklenmedik kazanç. Arızi kar. Beklenmeyen kar. Beklenmedik kar. Umulmayan kazanç.

Profit : Kar etmek. Fayda. Kar sağlamak. Kazanmak. İntifa etmek. Yararı dokunmak. Kar. Çıkar. Yararı olmak. Kazanç getirmek.

Income : Vücuda giren gıda. Kar. Her tür hak ve işlerle taşınır ve durağan mallardan sağlanan yararlar. (aylık, ürem, kira, özel gelir vb. gibi). Bütçe. Bk. gelir gelir getiren taşınmaz. Rant. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Gelir. İrat. Varidat.

Crepuscle : Alacakaranlık.

Day : Çekimin gündüz gerçekleştirildiğini ya da gündüz görünçlüğü olduğunu belirtmek üzere oyunlukta ve çekim tahtasında yer alan sözcük. Gün. Dönem. Devir. Gündüzlü (öğrenci). Wisconsin eyaletinde yerleşim yeri. Gündüz. Zaman. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Çağ.

Evenings synonyms : cleanup, earning per share, crepuscule, fast buck, quick buck, gross profit margin, daylight, cockshut, eventides, percentage, evening performance, epilogue, twilight, eves, sunset, gross profit, net income, soiree, epilogs, fall, evenfalls, sundowns, eventide, guest night, accumulation, lucre, soirees, filthy lucre, markup, dusk, evening, eve, share.

Evenings zıt anlamlı kelimeler, Evenings kelime anlamı

Sunrise : Güneş doğuşu. Güneşin doğması. Gün doğmasj. Güneşin doğuşu. Sabah kızıllığı. Güneş'in gözerimi üstüne çıkması. Güneş doğduğu zaman. Güneş doğması. Gündoğumu. Sabah.

Night : Cehalet. Karanlık. Tün. Uzay, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Gece. Akşam. Gün kararmasından gün ağarmasına dek geçen zaman aralığı. Bir çekimin gece çevrildiği ya da gece görünçlüğü olduğunu çevirim senaryosu ve çekim tahtasında belirten terim.

Outgo : Harcama. Aşmak. Gider. Geçmek. Yenmek. Masraf. Üstün gelmek. Sarfiyat.