Sunrise türkçesi Sunrise nedir

  • Güneş doğması.
  • Güneşin doğması.
  • Güneş'in doğmasına yakın doğu gözerimi üstünde görülen kızıllık.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Sabah.
  • Güneş doğduğu zaman.
  • Gün doğmasj.
  • Güneşin doğuşu.
  • Sabah kızıllığı.
  • Gün doğumu.
  • Güneş doğuşu.
  • Gündoğumu.
  • Güneş'in gözerimi üstüne çıkması.

Sunrise ile ilgili cümleler

English: He works on the farm from sunrise to sunset.
Turkish: Gün doğumundan gün batımına kadar çiftlikte çalışır.

English: Ali and Mary woke up early to see the first sunrise of the year.
Turkish: Ali ve Mary yılın ilk güneşinin doğuşunu görmek için erken uyandı.

English: Did you see the sunrise this morning?
Turkish: Bu sabah gün doğumunu gördün mü?

English: Did you see the sunrise earlier? It was really beautiful.
Turkish: Erken saatlerdeki gün doğumunu gördün mü? Gerçekten güzeldi.

English: How beautiful a sunrise is!
Turkish: Güneşin doğuşu ne kadar da güzeldir!

Sunrise ingilizcede ne demek, Sunrise nerede nasıl kullanılır?

After sunrise : Güneşin doğuşundan sonra. Şafak vaktinden sonra. Günün ilk ışığından sonra. Güneşin çıkmasından sonra.

Before sunrise : Güneş doğmadan önce. Şafaktan önce. Güneş doğmadan. Gün doğmadan. Günün ilk ışığından önce.

 

Sunrises : Güneş doğduğu zaman. Sabah. Gündoğumu. Güneş doğuşu. Gün doğumu. Güneşin doğuşu. Güneşin doğması. Güneş doğması.

Sunray : Güneş ışını.

Sunroof : Açılır tavan. Güneşlik kapağı. Tepe penceresi.

Sun bathing : Güneşlenme. Güneş banyosu.

Sunrooms : Güneşlenme salonu. Güneş ışınlarını maksimum oranda alacak şekilde tasarlanmış oda. Solaryum. Cam oda. Güneş gören. Cam ev.

Sun animacules : Bir hücrelilerin (protozoa), kök ayaklılar (rhizopoda) sınıfından, tatlı sularda yaşayan, küre biçiminde, çoğunluk bir örtü ya da iskeletle örtülü, sitoplazması iç ve dış olmak üzere 2 katlı olan, çok ağır hareket eden, aktinosferyum (actinosphaerium) cinsi iyi bilinen bir takım. Güneş hayvancıkları.

Sunroom : Solaryum. Güneşlenme salonu. Cam oda. Güneş ışınlarını maksimum oranda alacak şekilde tasarlanmış oda. Güneş gören. Cam ev.

Sun bird : Filistin güneş kuşu. Nektar kuşu. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, nektaremengiller (nectarinidae) familyasından, madeni parlak bir rengi olan, afrika'da mimozalar üzerinde yaşayan bir tür. Ötücü kuşlar (passeriformes) takımının, nektaremengiller (nectarinidae) familyasından, 11 cm kadar uzunlukta, sırtı madensel yeşil, gerdanı çelik mavisi, göğsünde sarı kırmızı bir tüy demeti olan, filistin, suriye ve arabistan'da funda ve ormanlarda yaşayan bir tür.

İngilizce Sunrise Türkçe anlamı, Sunrise eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sunrise ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Acceleration due to gravity : Yerçekiminin etkileri nedeniyle yolun artışı. Yerçekimi ivmesi. Serbest düşen bir cismin kazandığı ivme.

 

Ante meridiem : Öğleden önce. Öö.

Cockcrow : Horozların ötme vakti. Sabahın ilk sögenleri. Sabahın körü. Sabahın ilk saatleri. Horoz ötüşü. Şafak.

Almak : Andromeda'nın y yıldızı. Elmak (yand).

New : Yeni olarak. Görülmemiş. Patlayıcı kullanılmadan yapılan savaş. Turfanda. Acemi. Keşfedilmemiş. Gıcır. Değişik. Yeni tarihli. Savaş silahı olarak kullanılan biyolojik ve veya veya tüksek teknoloji ürünü virüsler.

Cockcrows : Horoz ötüşü. Şafak. Horozların ötme vakti. Sabahın ilk saatleri. Sabahın körü.

Morns : Yarın.

Ante meridian : Öğleden önce. Gece yarısı ve öğle vakti arasında olan saatler. Öğleden önceki zaman. Sabah gazetesi takma adı (gece çok geç saatte dağıtılan). Am.

Airglow : Gök aydınlığı. Gece boyunca gökyüzünde gördüğümüz donuk ışık; gece aydınlığı.

Sunrise synonyms : recurrent event, periodic event, sunups, sunrises, albedo, morrows, matutinal, absolute orbit, mornings, accidental error, achondrite, absolute brightness, morn, dayspring, altair, forenoon, colours, morning, accuracy, absorptive power, adhara, morrow, forenoons, sunup, day spring, antemeridian, in the morning, absolute value, absorption line, aerolite, antemeridiem, absolute parallax.

Sunrise zıt anlamlı kelimeler, Sunrise kelime anlamı

Old : Eski zamanlar. Yaşlı. ...yaşında. Eski. Deneyimli. İhtiyarlamak. Pişkin. Önceki. Kart. Köhne.

Sunset : Gün batması. Güneşin batışı. Son. Güneş batımı. Güneş battığı zaman. Çöküş. Günbatımı. Güneş'in gözerimi altına inmesi. Gün batımı.

Sunrise ingilizce tanımı, definition of Sunrise

Sunrise kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, to begin work at sunrise. More generally, the time of such appearance, whether in fair or cloudy weather. The first appearance of the sun above the horizon in the morning.