Frostbit türkçesi Frostbit nedir

  • Soğuk ısırmasına neden olmak.
  • Soğuktan yanmak.
  • Sert soğuğa maruz almanın neden olduğu yaralanma.

Frostbit ile ilgili cümleler

English: I think I have frostbite.
Turkish: Donmam olduğunu düşünüyorum.

English: If you go out in weather like this, you risk frostbite.
Turkish: Böyle bir havada dışarı çıkarsan donma riski geçirirsin.

Frostbit ingilizcede ne demek, Frostbit nerede nasıl kullanılır?

Frostbite : Donma. Donma ısırığı. Uzvun donması. Ayazlama. Soğuk acıtması. Soğuk yakması. Soğuktan yanma (bir uzuv). Aşırı soğuğa bağlı olarak tüm vücuttaki genel donmadan, vücudun uç kısımlarında, damar zedelenmesine bağlı olarak oluşan nekroz ve kangreni içerisine alan her türlü doku zedelenmesi, soğuk ısırması. Yüz.

Frostbites : Donma. Soğuk yakması. Soğuktan yanma (bir uzuv). Yüz. Soğuk acıtması. Uzvun donması. Kangren. Ayazlama. Soğuktan donma. Soğuk ısırması.

Frostbitten : Don nedeniyle mahvolmuş. Soğuktan donmuş. Soğuktan çürümüş. Ayazlanmış. Kırağı çalmış. Soğuktan yanmış (uzuv). Soğuk vurmuş. Donmuş.

Frost cleft : Don çatlağı.

Frost crack : Don çatlağı.

Frost damage : Don hasarı. Donma hasarı.

Black frost : Acı soğuk. Ayaz. Kuru soğuk. Kuru ayaz. Yakıcı soğuk.

Scrotal frost bite : Aşırı soğukla karşı karşıya kalan özellikle yaşlı boğalarda skrotumun alt kesimlerinin ve derinin nekrozuyla belirgin patolojik değişim. skrotumun şişkinliğine, tunikaların birbirine yapışmasına ve semen kalitesinde azalmaya neden olur. Skrotumda soğuk ısırığı.

 

Frost proof : Donma yapmaz. Dona mukavim. Donmaz.

Father frost : Noel baba. Noel ile ilişkilendirilen hayali karakter. Santa claus.

İngilizce Frostbit Türkçe anlamı, Frostbit eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Frostbit ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Trench foot : Ayak donması.

Water plant : Su bitkisi. Kökleri suda olan bitki.

Aquatic plant : Su bitkileri. Su bitkisi.

Injury : Halel. Yara. İncitme. Zarar. Hasar. Zedelenme. Üzgü. İncinme. Sakatlık. Kırma.

Hydrophyte : Su bitkisi. Hidrofit. Hidrofıt. Sucul bitki. Su yaşamına uyum sağlamış bitki, hidrofit. Su hayatına uyum sağlamış bitkiler. Yosun.

Hurt : Kırgın. Yaralamak. Acımak. Kırmak. Kalbini kırmak. Zarar vermek (bir uzva). Acıtmak. Ağrımak. Gücenmiş. İncitmek.

Harm : Zararı dokunmak. Hasar. Kötülük yapmak. Fena etmek. İncitmek. Fenalık etmek. Ziyan. Kötülük. Zarar. Kötülük etmek.

Trauma : İncinme. Örselenme. Yara. Yaralama. Sarsıntı. Örselenim. Travma. Şok. Yaralanma.

Frostbit synonyms : hydrophytic plant, hydrocharis, immersion foot, cryopathy, hydrocharis morsus ranae, frog's bit, genus hydrocharis.