Japanese citizen türkçesi Japanese citizen nedir

  • Japnya uyruklu olan kimse (asya'nın doğu kıyısına yakın bulunan ada ülkesi).
  • Japonya vatandaşı.

Japanese citizen ile ilgili cümleler

English: Are you a Japanese citizen?
Turkish: Bir Japon vatandaşı mısınız?

English: Ali isn't a Japanese citizen.
Turkish: Ali bir Japon vatandaşı değil.

English: Ali became a Japanese citizen.
Turkish: Ali bir Japon vatandaşı oldu.

Japanese citizen ingilizcede ne demek, Japanese citizen nerede nasıl kullanılır?

Japanese : Japonlar. Japonya. Japonca. Japon. Japonyalı.

Citizen : Bir devletin bağımı altında bulunan kimse. Uyruklu. Yurttaş. Hemşeri. Sakin. İkamet eden kimse. Sivil kimse. Uyruk. Vatandaş.

Japanese black calf cardiomyopathy : Kalpte sol karıncıkta yaygın dejenerasyon, nekroz ve genişlemeyle birlikte, hidroperikard, hidrotoraks, asites, akciğer ödemi ve solunum güçlüğü bulgularıyla seyreden japonya siyah buzağılarında görülen, otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. Japonya siyah buzağılarının kardiomiyopatisi.

Japanese bobtail cat : Japon kısa kuyruklu kedisi. Japonya’dan köken alan, vücudu orta büyüklükte, uzun ve ince, kafa yapısı üçgen, kuyruğu oldukça kısa, kasları gelişmiş, esnek, kıvrak ve hareketli, tüyleri yumuşak ve ipeksi, rengi genellikle siyah-beyaz olmak üzere siyah, beyaz ve kırmızı tonlarında, gözleri tüy rengine uyumlu sarı tonlarında, akıllı, mantıklı, oldukça dikkatli ve meraklı yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.

 

Japanese bow : Japon baş eğerek selamlaması. Saygı göstermek veya birbirini selamlamak için yapılan geleneksel japon haklı selamlaması.

Japanese cedar : Kriptomerya. Cryptomeria japonica.