Japanese türkçesi Japanese nedir

Japanese ile ilgili cümleler

English: A Japanese child is a member of a group even while sleeping.
Turkish: Japon bir çocuk uyurken bile bir grubun üyesidir.

English: A Japanese person would never do such a thing.
Turkish: Bir Japon insanı böyle bir şeyi asla yapmazdı.

English: A Japanese garden usually has a pond in it.
Turkish: Bir Japon bahçesi genellikle içinde bir havuza sahiptir.

English: A Japanese businessman bought the artwork for 200 million yen.
Turkish: Bir Japon iş adamı 200 milyon yene bir sanat eseri satın aldı.

English: "What languages do you know, Tom?" "C++, Java and a little PHP. What about you, Mary?" "French, Japanese and Hebrew."
Turkish: “Hangi dilleri konuşabiliyorsun Tom?” – “C++ ve Java. Biraz da PHP. Ya sen Maria?” – “Fransızca, Japonca ve İbranice.”

Japanese ingilizcede ne demek, Japanese nerede nasıl kullanılır?

Japanese black calf cardiomyopathy : Kalpte sol karıncıkta yaygın dejenerasyon, nekroz ve genişlemeyle birlikte, hidroperikard, hidrotoraks, asites, akciğer ödemi ve solunum güçlüğü bulgularıyla seyreden japonya siyah buzağılarında görülen, otozomal çekinik özellikte kalıtsal hastalık. Japonya siyah buzağılarının kardiomiyopatisi.

 

Japanese bobtail cat : Japonya’dan köken alan, vücudu orta büyüklükte, uzun ve ince, kafa yapısı üçgen, kuyruğu oldukça kısa, kasları gelişmiş, esnek, kıvrak ve hareketli, tüyleri yumuşak ve ipeksi, rengi genellikle siyah-beyaz olmak üzere siyah, beyaz ve kırmızı tonlarında, gözleri tüy rengine uyumlu sarı tonlarında, akıllı, mantıklı, oldukça dikkatli ve meraklı yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı. Japon kısa kuyruklu kedisi.

Japanese bow : Japon baş eğerek selamlaması. Saygı göstermek veya birbirini selamlamak için yapılan geleneksel japon haklı selamlaması.

Japanese cedar : Cryptomeria japonica. Kriptomerya.

Japanese chess : Japon bromu.

Japanese maple : Acer palmatum. Japonakçaağacı.

Japanese language : Japonca. Japonya'da konuşulan dil. Japon dili.

Japanese era name : Japon devri ismi. Nengo (yıl ismi). Japonya'da yılları saymak için kullanılan ortak takvim çerçevesi.

Japanese encephalitis : Japon ensefalitisi. Flaviviridae ailesinde bulunan ve sivrisineklerle taşınan, insanlarda ve evcil hayvanlarda gizli seyirli enfeksiyonlara veya çocuk felcine benzer tarzda akut meningoensefalomiyelitise ve gebelerde yavru atmaya neden olan viral zoonoz bir hastalık, japon b ensefalitisi. enfeksiyon kaynağı kanatlılardır. Japon ensefaliti.

Japanese horseradish : Wasabi. Wasabi bitkisnin acılı yeşilimsi kökünden yapılan yabanturpu tadı olan ve yemek yapımında toz veya salça olarak kullanılan japon çeşnisi. Kalın yeşil kökü olan japon bitkisi (suteresi familyasından). Japon yabanturpu. Wasabi bitkisinin yeşil kökü.

İngilizce Japanese Türkçe anlamı, Japanese eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Japanese ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Jap : (argo terim) japonlar (küçük düşürücü).

Land of the rising sun : Doğan güneşin diyarı. Güneşin doğduğu ülke.

Nippon : Güneşin doğduğu ülke (japonca'da).

Japans : Japon verniği. Vernik. Laka. Parlak ve sert cila. Verniklemek. Japon verniği sürmek.

Japanese language : Japon dili. Japonya'da konuşulan dil.

Nipponian : Japon kişi. Japonya'da ikamet eden kimse.

Altaic : Moğolca. Orta asya ve güneydoğu avrupa'da konuşulan türkçe. Tunguzca gibi dilleri içeren diller ailesi.

Japan : Verniklemek. Laka. Japon verniği. Parlak ve sert cila. Vernik. Japon verniği sürmek.

Japanese synonyms : ryukyuan, altaic language, japonic, the japanese, nipponese.

Japanese zıt anlamlı kelimeler, Japanese kelime anlamı

Uncommunicative : Konuşkan olmayan. Az konuşan. Az konuşur. Çekingen. Ketum. Ağzı sıkı.

Japanese ingilizce tanımı, definition of Japanese

Japanese kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Collectively, the people of Japan. Of or pertaining to Japan, or its inhabitants. A native or inhabitant of Japan.