Karaç nedir, Karaç ne demek

Karaç; Otomobil alanında kullanılan bir kelimedir.

Teknik terim anlamı:

Yuvguya emilen havanın içine, gereken nicelikte yakıt karıştırarak, yanıcı karışımı oluşturan aygıt.

Karaç kısaca anlamı, tanımı

Kara : Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira

Karaç kelebeği : Karaçtan geçen karışımın nicel denetimini sağlayan oynar kapak.

Karaç yakası : Karacın emme döşemine bağlanmasına yarayan, eksenine dik düzlem parçası.

Karaç yakıt süzgeci : Karacın yakıt girişinde bulunan ve gelen yakıtı arıtan tel süzgeç.

Karaçağ : Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Sap taşıyan kağnıların çevresine çakılan ağaçlarla ok aralarına gerilen ince uzun ip.

Karaçağı : Beşik.

Karaçağıl : Hatay ilinde, Kırıkhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kilis şehri, Elbeyli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

Karaçağın : Kağnıda boyundurukla, araba arasındaki uzun ağaç.

Karaçakal : Aydın ilinde, Yenipazar ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Karaçal : Burdur ilinde, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Çorum ilinde, Alaca ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Ordu şehri, Akkuş belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

 

Karaçalgı : İftira, leke.

Karaçalı deliği : Kerpiç duvarlarda iskele kurmak için açılan delik.

Karaçallı : Antalya kenti, Aksu bucağına bağlı bir yer.

Karaçalmak : İftira etmek, kara sürmek.

Karaçaltı : Bağ kenarlarına çit olarak dikilen, koyu kırmızı nohut büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir ağaç. Balıkesir ilinde, Kepsut ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karaçan : Bağ kenarlarına çit olarak dikilen, koyu kırmızı nohut büyüklüğünde meyveleri olan dikenli bir ağaç. Sarı çiçekli, baklagillerden bir bitki. Elâzığ şehrinde, Çan nahiyesine bağlı bir bölge.

Karaçanak : Cimri, görgüsüz, düzensiz.

Karaçar : Kötü ruhlar.

Karaçav : Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık. Yüksek çardak. Duvarcı iskelesi. Yıkılacak duvarlara yapılan destek. İp. Sap çekme arabasının köşe kısımlarındaki uçları çatallı dört direği ikişer ikişer birbirine bağlayan iki uzun değnek. (Apsarı Aksaray Niğde). Duvarcı ve sıvacı iskelesi.

Karaçavuş : Amasya şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ ili, Poyraz nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kastamonu ilinde, Seydiler ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Kilis şehri, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Tunceli ili, Hozat ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Karaçay : Bir Türk kavminin adı. Çorum kenti, Osmancık belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum şehri, Sungurlu ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Denizli ilinde, Honaz ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Erzincan ili, Tercan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Eskişehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Hatay ili, Karaçay bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kahramanmaraş ili, Narlı bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

 

Karaçaygöleti : Sinop şehri, Saraydüzü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Karaçebiş : Balıkesir ili, İvrindi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

Karaçelik : Kuvvetli, güçlü esmer kimse.

Karaçepiş : Körebe oyunu.

Karaçerçili : İçel şehri, Tarsus belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karaçerekotu : Çörekotu.

Karaçevre : Diyarbakır şehri, Ovabağ bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Karaçı : (karacı).

Karaçıban : Hlk. Şarbon.

Karaçığa : Atmaca.

Karaçıkı : Yaprak dolması.

Karaçıkın : Ölüm, kötü haber. Koyunlarda görülen bağırsak hastalığı. Satlıcan hastalığı, zatülcenp. hlk. Bradzo hastalığı.

Karaçi : Çingene.

Karaçilen : Sisli havada ince ince yağan yağmur.

Karaçilenti : Sisli havada ince ince yağan yağmur.

Karaçimen : Diyarbakır kenti, Mermer bucağına bağlı bir bölge.

Karaçiyle : Kara toprak.

Karaçlamak : Suç atmak, karalamak.

Karaçlı motor : Yanıcı karışımın yuvgu dışında karaçta oluşturulduğu motor.

Karaço : Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

Karaçobanpınarı : Eskişehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Karaçokrak : Yozgat kenti, Akdağmadeni belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

Karaçomak : Gaziantep şehrinde, Şahinbey ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Iğdır kenti, merkez belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Kastamonu kenti, Kuzyaka bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

Karaçor : Ekin saplarını taşırken kağnı ya da arabalarda okla, köpler arasına konulan parmaklık.

Karaçökek : Sakarya kenti, Hendek ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karaçökel : Sazlık, bataklık.

Karaçön : Amasya elmasına benzeyen bir çeşit kış elması.

Karaçörek : Çörekotu.

Karaçörtlen : Düzce şehri, Çilimli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

Karaçubuk : Bingöl şehri, Adaklı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karaçuha : Erzurum kenti, Horasan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

Karaçukur : Antalya ili, Gazipaşa belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Bursa ili, Büyükorhan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Çorum kenti, İskilip belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İçel kenti, Anamur belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun ilinde, Alaçam ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

Karaçulha : Muğla ilinde, Fethiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

Ters karaç : Hava akımı yukarıdan aşağıya doğru olan karaç.

Yatay karaç : Havanın yatay olarak aktığı karaç.

Yukarı akımlı karaç : Havanın aşağıdan yukarıya doğru aktığı karaç.

Karaçalı : Hünnapgillerden, kurak yerlerde yetişen, çiçekleri altın sarısı renginde, dikenli bir bitki, çalı dikeni (Paliurus spinosa). İki kişinin arasına girerek ilişkileri bozan kimse.

Karaçalılık : Kara çalısı çok olan yer.

Karaçam : Bir tür çam (Pinus nigra).

Karaçayca : Karaçay Türkçesi. Bu Türk diliyle yazılmış olan.

Karaçayır : Buğdaygillerden, çimen biçiminde veya geniş çayır olarak yetiştirilen bir park bitkisi (Lolium).

Karaçoban : Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

Diğer dillerde Karaç anlamı nedir?

İngilizce'de Karaç ne demek ? : carburator, carburettor