Kept in türkçesi Kept in nedir

  • İçeride tutulan.

Kept in ile ilgili cümleler

English: I sent an email to an old friend of mine. We haven't kept in touch for awhile, being that the last time we met was over two years ago and haven't contacted each other since. There's no reply from her yet. I'm starting to get anxious.
Turkish: Eski bir arkadaşıma bir e-posta gönderdim. Son kez karşılaşmamız iki yıl önce olduğu için bir süre görüşmedik ve o zamandan beri birbirimizle temas kurmadık.Ondan henüz bir cevap yok. Endişelenmeye başlıyorum.

English: Ali was kept in the hospital overnight for observation.
Turkish: Ali geceleyin gözlem için hastanede tutuldu.

English: All the papers were taped up and kept in the safe.
Turkish: Tüm evraklar bantlandı ve kasada muhafaza edildi.

English: Ali kept in touch with Mary.
Turkish: Ali Mary ile iletişimde kaldı.

English: Some animals will not breed when kept in cages.
Turkish: Bazı hayvanlar kafeste tutulduğunda yavrulamazlar.

Kept in ingilizcede ne demek, Kept in nerede nasıl kullanılır?

Kept : Konumunda tutulan. Kutlamak. Temelli almak. Bulundurmak. Korumak. Uymak. Kalmak. Alıkoymak. Gözkulak olmak. Bakmak.

In : Çok moda olan. Mevsimi gelmiş. Gelmiş olan. Tutulan. Da. Halinde. İç. İçeri doğru yönelen. İçeri. De.

Kept in mind : Akılda tutmak. Unutma.

Kept a diary : Günlüğe düzenli olarak yazdı. Günlük tuttu.

Kept a high profile : Her zaman göz önünde oldu. Her zaman dikkat çekti.

Kept a low profile : Dikkat çekmedi. Göze çarpmamaya çalıştı. Diğerlerinin ilgisini çekmedi.