Libya türkçesi Libya nedir

  • Libya.

Libya ile ilgili cümleler

English: Libya is the second largest country in North Africa.
Turkish: Libya, Kuzey Afrika'daki en büyük ikinci ülkedir.

English: An Englishman, a Scotsman, an Irishman, a Welshman, a Gurkha, a Latvian, a Turk, an Aussie, a German, an American, an Egyptian, a Japanese, a Mexican, a Spaniard, a Russian, a Pole, a Lithuanian, a Jordanian, a Kiwi, a Swede, a Finn, an Israeli, a Romanian, a Bulgarian, a Serb, a Swiss, a Greek, a Singaporean, an Italian, a Norwegian, an Argentinian, a Libyan and a South African went to a night club. The bouncer said: "Sorry, I can't let you in without a Thai."
Turkish: Bir İngiliz, İskoç, İrlandalı, Galli, Gurka, Leton, Türk, Avustralyalı, Alman, Amerikalı, Mısırlı, Japon, Meksikalı, İspanyol, Rus, Leh, Litvan, Ürdünlü, Yeni Zelandalı, İsveçli, Fin, İsrailli, Rumen, Bulgar, Sırp, İsviçreli, Yunan, Singapurlu, İtalyan, Norveçli, Arjantinli, Libyalı ve Güney Afrikalı bir gece kulübüne gitmişler. Kulüp fedaisi de: ''Üzgünüm, bir Taylandlı olmadan içeri girmenize izin veremem.'' demiş.

English: The city of Yefren in Libya has 30,000 inhabitants.
Turkish: Libya'daki Yefren şehrinin 30.000 oturanı var.

English: There are two types of people: those who know how to write "Libya", and those who don't know that.
Turkish: İki çeşit insan vardır: "Libya" yazmasını bilenler ve bilmeyenler.

 

Libya ingilizcede ne demek, Libya nerede nasıl kullanılır?

Libyan : Libyalı. Libya. Libya'ya özgü.

Libyans : Libya. Libya'ya özgü. Libyalı.

Ad lib : Doğaçlama. Hazırlıksız yapılan. İrticalen söyleme. Kafadan. İrticalen. Hazırlıksız. Doğaçlamak. Doğaçtan. Kafadan uyduruvermek.

Patch lib : Yama kitaplığı.

Lib : Eşit haklar kazanma ve baskı veya ayrımcılıktan kurtulmak isteyen hareket (resmi olmayan). Özgürlük. Özgürleşme.

Libelants : Davacı. Dilekçe sahibi.

Libeled : Yazılarıyla iftira etmek. İstida. Yayın yoluyla hakaret etmek. Yazılı iftira. Onur kırıcı yayın yapmak. Onurunu lekelemek. Lekelemek. Karalamak. İftira etmek. Aleyhinde asılsız şeyler yazmak.

Libel : Yayın yoluyla hakaret etmek. Onur kırıcı yayın. Aleyhinde asılsız şeyler yazmak. Onurunu lekelemek. İftiralı yazı. Davacı dilekçesi. Ağır suç uydurma. Karalamak. İstida.

Libbers : Özgürlükçü kimse. Özgürlük hareketini destekleyen kimse (özellikle kadın özgürlüğü hareketi).

Libelee : Davalı.

İngilizce Libya Türkçe anlamı, Libya eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Libya ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Tripoli : Lübnan'ın kuzeyinde liman. Libya'nın başkenti. Tripolitanya. Trablus. Afrika'nın kuzeyinde eski berberi devleti. Trablusgarp. İowa eyaletinde şehir.

Libyan : Libyalı. Libya'ya özgü.

Arab league : Arap ligi. Ortak arap menfaatlerini yükselmek için çalışan arap birliği. Arap birliği.

Libyans : Libya'ya özgü. Libyalı.

Fig : Donatım. İncir. İncir ağacı. Giyim kuşam. Dutgiller (moraceae) familyasından, sütlü, iki evcikli, çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen, yapraklarını döken, erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki. Üst baş. Önemsiz. Süslemek.

 

Opec : Petrol ihraç eden ülkeler teşkilatı. Petrol dışsatımcısı ülkeler örgütü. Aynı ticari politikaları izleyen petrol ihraç eden ülkelerin uluslararası organizasyonu. Ekonomisi petrolden elde edilecek gelirlere bağlı gelişmekte olan ülkeler arasında petrol fiyatlarında istikrarı sağlamak veya yükseltmek amacıyla 1960 yılında yapılan bağdat konferansında iran, ırak, kuveyt ve venezüella tarafından kurulan ve daha sonra katar, endonezya, libya, cezayir, nijerya, suudi arabistan, birleşik arap emirlikleri, angola’nın katılımıyla genişleyen örgüt. Petrol ihraç eden ülkeler örgütü.

Africa : Afrika.

Libya synonyms : libyan islamic fighting group, capital of libya, benghazi, tarabulus al gharb, socialist people's libyan arab jamahiriya, organization of petroleum exporting countries, libyan desert, libyan fighting group, libyan islamic group, bengasi.