Fig türkçesi Fig nedir

  • Giyim kuşam.
  • Önemsiz.
  • İncir ağacı.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Donatım.
  • İncir.
  • Süslemek.
  • Üst baş.
  • Dutgiller (moraceae) familyasından, sütlü, iki evcikli, çiçekleri etlenmiş çiçek tablası içinde bulunan ve etli kısım meyve olarak yenen, yapraklarını döken, erkek ve dişi bireyin ayrı ayrı bulunduğu ağaç formunda bir bitki.

Fig ile ilgili cümleler

English: A great warrior radiates strength. He doesn't have to fight to the death.
Turkish: Büyük bir savaşçı güç yayar. O ölümüne savaşmak zorunda değildir.

English: "Who is he?" "A soldier that will fight."
Turkish: "O kim?" "Savaşacak bir asker."

English: I call a fig a fig, a spade a spade.
Turkish: Ben açık açık konuşurum.

English: I don't give a fig about my CV.
Turkish: Özgeçmişimi umursamam.

English: "I figured it out. I'm not that stupid, you know." "Oh, please. Mary has obviously told you everything."
Turkish: "Bunu farkettim. O kadar aptal değilim, biliyorsun." "Ah, lütfen. Mary sana her şeyi açık açık söyledi."

Fig ingilizcede ne demek, Fig nerede nasıl kullanılır?

Fig knife : İncir kesmek için kullanılan bıçak.

Fig leaf : İncir yaprağı. Gizlenmesi gereken şeyin örtüsü. Kılıf.

Fig moth : İncir güvesi. Boyu 9-13, eni 20-23 mm. olan ve olgun incirlerin kurtlanmasına yol açan gece kelebeği.

 

Fig out : Süslemek. Süslenip püslenmek. Süslenmek. Aşırı şık giyinmek. Giydirip kuşatmak. Çok şık giyinmek. Giyinip kuşanmak.

Fig tree : İncir ağacı.

In full fig : Tam teçhizatlı. Giyinmiş kuşanmış.

Fig vespe : İncir eşek arısı. Böcekler (ınsecta) sınıfının, zar kanatlılar (hymenoptera) takımından, erkekleri kanatsız, dişileri kanatlı, erkek incir ağacından aldıkları polenleri dişi inek ağacına taşıyarak döllenmede yardımcı olan bir tür.

Sycamore fig : Firavun inciri. Firavuninciri. Frenkinciri.

Figarch model : Fıgarch modeli. Kesirli tümleşik garch modeli.

Fig wasp : İncir yabanarısı. İki milimetre boyunda olup, incirlerde döllenmeyi sağlamasıyle bir bakıma yararlı sayılan zarkanatlı böcek; ilek sineği.

İngilizce Fig Türkçe anlamı, Fig eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fig ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dispensable : Gereksiz. Zorunlu olmayan. Vazgeçilebilir. Ehemmiyetsiz. Gözden çıkarılabilir. Elzem olmayan. Mazur görülebilir. Olmasa da olabilir.

Emptier : Yoksun. Aç. Boş. Boşuna. Daha boş. Anlamsız. Boşaltıcı. İçeriksiz.

Arrays : Sıralamak. Sıraya dizmek. Çeki düzen vermek. Diziler. Giydirmek.

Aardwolf : Bir sırtlanın özelliklerine sahip ve esas olarak böceklerle özellikle termitlerle beslenen güney ve doğu afrika yerlisi çizgili memeli. Etçiller (carnivora) takımının, sırtlangiller (hyaenidae) familyasından, 80 cm kadar uzunlukta, 30 cm kadar kuyruğu olan, bütün sırtı boyunca uzanan bir yelesi olan, kuzey afrika'da yaşayan bir tür. Yeleli sırtlan.

 

Back burner : Bir sobanın arka yakıcısı. Düşük öncelikli. İkincil. İkincil durumdaki (argo terim).

A cell : Mayalarda eşeyli üreme sırasında alfa hücresiyle beraber zigotu oluşturan hücre. A hücresi.

Clothes : Yatak takımları. Örtüler. Çul. Giysi. Çamaşır. Giyecek. Giysiler. Üstbaş.

Bedight : Bezemek. Donatmak.

Acacia : Arap zamkı. Küstüm otugiller (mimosaceae) familyasından, parçalı yapraklı, sarı çiçekli, çanak ve taç yaprakları 4-5 parçalı, park ve bahçelerde süs bitkisi olarak yetiştirilen, ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çalı ya da ağaç formundaki bitkiler. Akasya. Mimoza. Akasya sakızı. Salkım ağacı.

Fig synonyms : common fig tree, array, syconium, ficus carica, ficus carica sylvestris, common fig, figs, armament, dinkiest, backburner, abiotic environment, attire, de minimis, appareling, abo blood groups system, dinkier, outfittings, fixings, abramis zone, adorning, dinky, supplying, outfitting, abambulacral area, baubling, armings, devoid of meaning, discountable, figging, a protein, derisive, fig tree, outfits.

Fig zıt anlamlı kelimeler, Fig kelime anlamı

Unformed : Yaratılmamış. Şekillenmemiş. Gelişmemiş. Şekilsiz. Oluşmamış. Biçimlenmemiş. Biçimlendirilmemiş. Biçimsiz.

Fig ingilizce tanımı, definition of Fig

Fig kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Array. Figure. Dress. A small fruit tree (Ficus Carica) with large leaves, known from the remotest antiquity. It was probably native from Syria westward to the Canary Islands. To insult with a fico, or contemptuous motion. [Bakınız: Fico].