Clothes türkçesi Clothes nedir

  • Örtüler.
  • Kapama.
  • Çul.
  • Esvap.
  • Giyim kuşam.
  • Giyecek.
  • Üstbaş.
  • Çamaşır.
  • Üst baş.
  • Elbise.
  • Giysiler.
  • Yatak takımları.
  • Giysi.

Clothes ile ilgili cümleler

English: Ali fell asleep with his clothes on.
Turkish: Ali giysileri ile uykuya daldı.

English: Ali can't fit into his old clothes anymore.
Turkish: Ali artık eski giysilerine sığamıyor.

English: "Whose clothes are these?" "They are Mark's."
Turkish: "Bunlar kimin giysileri?" "Onlar Mark'ın giysileri."

English: Ali folded his clothes and put them in his suitcase.
Turkish: Ali giysilerini katladı ve onları valizine koydu.

English: "You'll get your clothes dirty." "No worries. They weren't very clean in the first place."
Turkish: "Kıayafetlerini kirleteceksin." "Endişe yok. En başta onlar temiz değildi."

Clothes ingilizcede ne demek, Clothes nerede nasıl kullanılır?

Clothes basket : Yıkandıktan sonra ıslak elbiseleri kurutmaya götürürken taşımak için kullanılan kapaklı çamaşır sepeti. Kirli çamaşırlar için kapaklı sepet. Kirli çamaşır sepeti. Çamaşır sepeti.

Clothes brush : Elbise fırçası.

Clothes dryer : Kurutucu. Çamaşır kurutma makinesi.

Clothes hanger : Elbise askılığı. Elbise askısı. Çamaşır askısı. Askı.

Clothes hook : Elbise çengeli.

Clothes press : Elbise dolabı. Çamaşır dolabı.

 

Case bearing clothes moth : Eklem bacaklı hayvanlardan, böcekler (ınsecta) sınıfının, pul kanatlılar (lepidoptera) takımından, dar ve kenarları saçak gibi tüylü kanatlı, tırtılları kürk ve kumaş yiyen bir tür. Kürk güvesi.

Clothes tree : Askılık. Elbise askısı. Elbise ve şapka askısı.

Clothes rack : Elbise kurutma askısı.

Clothes moth : Güve. Kanat genişliği en çok 14 milimetreye varan ve tırtılları özellikle yünlü giyeceklere düşkün olan küçük kelebek. Giyim güvesi.

İngilizce Clothes Türkçe anlamı, Clothes eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clothes ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Habiliment : Kılık. Giyim. Kıyafet. Kisve.

Inclosure : Çevirme. Çevrilme. Çevrilmiş yer. Mania. Duvar. Çit. İlişik belge. Kapanma. Kuşatma.

Washing : İnce kaplama. Çamaşır (kirli veya yıkanmış). Yıkayış. Lavaj. Yıkama. Çamaşır yıkama. Yıkanma. Bulaşık yıkama.

Garblers : Kıyafet. Kılık. Karmakarışık eden kimse (kelimeler, olaylar, vs.). Giydirmek. Yanlış bir şekilde anlatan kimse. Kisve. Çarpıtan kimse.

Closure : Bitirme. Tartışmayı kesip oylamaya koyma. Oylamaya geçmek. Koymak. Kapatma. Kapanma. Kapanım. Oylamaya geçme (görüşme sonrası). Kapatıcı.

Attiring : Giyinip kuşanmak. Kılık. Donatmak. Kıyafet. Giyinmek. Giyim. Süs. Giydirmek. Kisve.

Bedclothes : Yatak takımı. Nevresim. Yatak örtüleri. Çarşaf.

Garmenting : Örtü. Giyim. Kisve. Giyim eşyası. Giydirmek.

Caparison : Eyer örtüsü. Süslemek. Donatmak. Örtü. Süsleme. Haşe örtmek. Haşe.

Clothes synonyms : array, burial garment, article of clothing, washings, garbing, apparels, caparisons, wearable, coverings, closuring, garbler, wear, laundries, laundry, closures, attirement, cerement, enclosures, garbs, clothing, garb, winding sheet, sackings, sackcloth, haircloth, encasing, gunnies, clothings, enclosure, gunny, bib and tucker, toilet, barring.

 

Clothes ingilizce tanımı, definition of Clothes

Clothes kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Vesture. Dress. Vestments. Covering for the human body. A general term for whatever covering is worn, or is made to be worn, for decency or comfort.