Kıyafet nedir, Kıyafet ne demek
Kıyafet; kökeni arapça dilinden gelmektedir.
- Giysi

- Resmî giysi.
"Kıyafet" ile ilgili cümle örnekleri
- "Bu çelişki, kıyafetinin seçimi konusunda onu çıkmaza sokuyordu." - N. Bezmen
- "Öyle de olsa ha deyince senin boyuna bosuna göre asker kıyafeti bulunur mu?" - Y. K. Karaosmanoğlu
Kıyafet hakkında bilgiler
[Bakınız: giyecek]
Kıyafet ile ilgili Cümleler
- Kıyafet için çok para harcar.
- Kıyafeti biçene lütfen söyler misin biraz dikkatli olsun.
- Tom'un senin kıyafetlerini giymesini istemediğini biliyorum ama onunkilerin hepsi ıslaktı.
- Marian siyah deri ceket, mor eşarp ve mor pantolon giyiyor. Kıyafeti onun üzerinde harika görünüyor.
- Kıyafet sence önemli mi?
- Ali diğer odada kıyafet giyiniyor.
- Bu kıyafetlerle çalışmaya gidemem.
- Neden yaz kıyafetleri giymiyorsun?
- Kıyafet satın alıyor.
- Ali sık sık pahalı kıyafetler satın alır.
- O her zaman moda kıyafetler giyer.
- Kıyafete kız kardeşimden daha az para harcarım.
- Kıyafet zorunluluğu yok.
- Kıyafet almayı severim.
Kıyafet anlamı, tanımı:
Kıyafet balosu : Alışılmış giysilerin dışında her çeşit özel giysinin giyildiği balo.
Kıyafet düşkünü : Kılık kıyafet düşkünü.
Kıyafetname : Bir ülkenin veya bir dönemin giysilerini anlatan kitap. Yüze veya dış görünüşe bakılarak ruhsal durumu anlama bilgisinden söz eden kitap.
Kalıp kıyafet : Dış görünüş.
Kılık kıyafet : Giysi. Üst baş ve dış görünüş, kisve.
Gece kıyafeti : Genellikle özel gecelerde giyilen, gösterişli, göz alıcı bayan giysisi, tuvalet, abiye.
Kıyafetli : Giysili. Kılıklı.
Kalıbı kıyafeti yerinde olmak : Görünüşü gösterişli olmak.
Kalıp kıyafetle adam adam olmaz : "gösterişli bir vücut, iyi bir giyim kuşam, kişiye insanlık değeri kazandırmaz" anlamında kullanılan bir söz.
Kalıplı kıyafetli : Gösterişli, bakımlı.
Kalıpsız kıyafetsiz : Gösterişsiz, bakımsız.
Kılık kıyafet düşkünü : Giyecekleri eskimiş veya kötü olan kimse. Kılık kıyafetine çok önem veren kimse, giyinmeyi seven kimse, kıyafet düşkünü.
Kılık kıyafet köpeklere ziyafet : Giyinişi ve görünüşü kötü ve tiksindirici olanlar için söylenen bir söz.
Kılık kıyafeti düzmek : Giysilerini yenilemek.
Kılıklı kıyafetli : İyi giyinmiş.
Giysi : Her türlü giyim eşyası, giyecek, elbise, kıyafet, esvap, libas, urba.
Giyecek : Giysi.
Resmi giysi : Bazı bayram, toplantı, yemek vb.nde giyilmek zorunda olunan belli niteliklerdeki giysi, kıyafet, resmî elbise.
Kıyafetsiz : Giysisiz. Kılıksız.
Kıyafetsizlik : Giysisizlik. Kılıksızlık.
Diğer dillerde Kıyafet anlamı nedir?
İngilizce'de Kıyafet ne demek? : n. dress, habiliments, costume, togs, apparel, attire, caparison, garb, get up, habit, livery, turnout, vesture
Fransızca'da Kıyafet : habillement [le], tenue [la], mise [la], accoutrement [le]
Almanca'da Kıyafet : n. Oberbekleidung
Rusça'da Kıyafet : n. внешность (F), убор (M), убранство (N), наряд (M)

Bu kısımda Kıyafet nedir? Kıyafet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Kıyafet tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Kıyafet hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.