Washing türkçesi Washing nedir

  • Madencilik alanında kullanılır.
  • Çamaşır (kirli veya yıkanmış).
  • Çamaşır yıkama.
  • Yıkama.
  • Çamaşır.
  • Bulaşık yıkama.
  • Yıkayış.
  • Yıkanma.
  • İnce kaplama.
  • Lavaj.
  • Lavman.
  • İnce boya.

Washing ile ilgili cümleler

English: A washing machine is a must for a house.
Turkish: Çamaşır makinası bir evin olmazsa olmazıdır.

English: A woman was hanging the washing on the line.
Turkish: Bir kadın çamaşırı ipe asıyordu.

English: Ali doesn't like washing dishes.
Turkish: Ali bulaşık yıkamayı sevmez.

English: Ali and Mary take turns washing the dishes.
Turkish: Ali ve Mary bulaşıkları sırayla yıkarlar.

English: Ali ate the banana without washing his hands.
Turkish: Ali ellerini yıkamadan muzu yedi.

Washing ingilizcede ne demek, Washing nerede nasıl kullanılır?

Washing bottle : Püskürteç. Piset. İçindeki sıvıyı, üzerine uygulanan basıncın etkisiyle dışarı püskütrmeye yarayan aygıt.

Washing day : Çamaşır günü. Çamaşırların yıkandığı gün. Çamaşır yıkama günü.

Washing house : Çamaşır yıkamak için kullanılan umumi bina. Çamaşırlık. Çamaşır evi. Çamaşırhane. Çamaşır yıkamak için kullanılan eklenti veya bodrum katı.

Washing line : Çamaşır ipi.

Washing liquid : Bulaşık deterjanı.

Washing soda : Çamaşır sodası. Su yumuşatıcısı olarak kullanılan sodyum karbonat. Yıkama sodası.

 

Washing stand : Lavabo.

Washing powder : Çamaşır deterjanı. Çamaşır tozu. Tozsabun. Toz deterjan.

Washing losts : Otun kurutulması sırasında yağmurla ıslanmaları durumunda şeker ve proteinler gibi eriyebilir besin maddelerinin bitkiden ayrılması, yağmurun hücre içindeki bitki enzimlerinin etkinliğini uzatarak besin maddelerinde meydana gelen kayıplar ve mineral maddeler içinde en çok sodyum, potasyum ve fosforun kayba uğradığı, ayrıca ıslanmış yemlerde mantarların gelişmesine bağlı olarak küflenme oluşmasıyla meydana gelen kayıplar. Yıkama kayıpları.

Washing up : Yıkama.

İngilizce Washing Türkçe anlamı, Washing eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Washing ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Wash : Boyamak. İnandırmak. Yıkanmak. Yıkanacak çamaşırlar. Yıkanır olmak. Badanalamak. Fotoğraf plaklarını belirtici yıkmadan sonra suyla temizlemek. Çamaşır yıkama yeri. Yıkamak.

Rinsing : Durulama suyu. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. İşlemenin çeşitli aşamalarında, film üzerinde kalması istenmeyen kimyasal özdeklerin akıtılması için arı suyla yapılan temizleme. Çalkalama. Sudan geçirme. Durulama.

Flushing : Özellikle damızlık dişi koyunlarda uygulanan, koç katımından 3 hafta önce ve koç katımından 2 hafta sonrayı içine alan ve günde 2 - 5 kilogram düzeyinde enerjice zengin (arpa, mısır, yulaf) yemler vererek kızgınlıklarını hızlandırmak, ovulasyon oranlarını ve döl verimini artırmaya yönelik bir uygulama, koç katımı yemlemesi, flaşing. Aşım zamanında besleme. Kanlanması. Kabarma. Cilt kızarması. Fışkırma. Fışkırtma. Taşma.

 

Enemas : Tenkıye. Rektuma sıvı gönderilmesi. Şırınga. Lavman sıvısı. Rektuma enjekte edilen sıvı. Klisma.

Advance heading : Ayak kılavuzu.

Laundry : Kirli çamaşır. Çamaşırhane (ticari kuruluş). Çamaşırların yıkandığı yer. Çamaşırlar. Çamaşırhane. Yıkanmaya hazır çamaşırlar. Kirli çamaşırlar. Çamaşırlık.

Bathes : Banyo odası. Yıkamak. Banyo yapmak. Sıcak. Küvet. Yıkanmak. Banyo yaptırmak. Banyo suyu. Banyo.

Linen : Bez. Keten örtü. Keten örgü. Keten. Masa örtüleri ve yatak çarşafları. İç çamaşırı. Keten bezi. Keten kumaş. Çarşaf.

Acetylene lamp : Karpit ışıtacı. Asetilen lambası. Karpit lambası.

Activated carbon : Etkinleştirilmiş karbon. Aktive edilmiş karbon. Etkin kömür. Sudaki pisliklerin katı karbon tarafından absorbe edilmesi. Etkin karbon. Aktif karbon. Aktif kömür. Emici kömür.

Washing synonyms : household linen, window washing, washables, acidization, actinolite, white goods, spilling, lavage, advancing longwall, bathed, lustration, injection, laundries, dishwashing, acid rock, clysis, ablution, soaking, washup, clyster, laundering, acid proof, leaching, acid treatment, clothes, washings, abandoned mine, additional support, bathing, garment, lavement, dust coat, translavation.

Washing ingilizce tanımı, definition of Washing

Washing kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Also, a place where this is done. The act of cleansing with water. Ablution. The act of one who washes. A washery. Gold dust procured by washing.