Arrays türkçesi Arrays nedir

Arrays ingilizcede ne demek, Arrays nerede nasıl kullanılır?

Disarrays : Dağınıklık. Karışıklık. Düzensizlik. Karıştırmak. Bozmak. Kargaşaya itmek. Tarumar etmek. Darmadağın etmek. Kargaşa. Düzensiz kıyafet.

Array declaration : Dizilim bildirimi. Dizilim bildirimi program.

Array directivity : Dizilim yönlülüğü. Dizilim yönlülüğü anten.

Array processor : Vektör işlemcisi. Dizilim işlemcisi.

Array value is not valid : Dizi değeri geçerli değil.

Binomial array : Paskal üçgeni.

Broadside array : Enine dizi.

Antenna array : Anten dizilimi. Anten dizisi.

Binary array : İkili dizilim.

Redundant array of independent disks : Bağımsız diskler yedek dizisi.

İngilizce Arrays Türkçe anlamı, Arrays eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Arrays ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Alines : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Dizmek. Oklahoma eyaletinde şehir. Hizalamak. Dizilmek. Sıralanmak.

Spruced : Düzeltmek (giysi).

Bedecking : Donatmak. Bezemek.

Compile : Toplamak. Herhangi bir yüksek düzeyli dilde hazırlanmış bir izlenceyi, bir derleyici aracılığıyla, belli bir bilgisayar dizgesinin makine diline çevirip bir amaç izlence oluşturmak. Bilgisayar, bilişim alanlarında kullanılır. Derleyip toplamak. Toplayıp bir araya getirmek. Oluşturanın özelliğini taşıyan bir yapıt ortaya koymak. Yapıt yaratmak. Telif etmek. Derleme.

 

Attires : Giyinmek. Giyim. Kılık. Süs. Giyinip kuşanmak. Giysi. Kisve. Donatmak. Kıyafet.

Spruce : Titiz giyimli. Şık giydirmek. Temiz giyimli. Düzgün (giyim). Müşkülpesent. Çamgillerden, kerestesi açık sarı renkli ve hafif, iyi bir ton ağacı olduğundan ve ses yansıtımından dolayı çeşitli cinsleriyle akustik gitarda ses tahtası olarak en sıkça kullanılan ağaç. Temiz. Şıklaştırmak. Ladin.

Table : Keste. Sofra. Birbiriyle ilgili verilerin toplu ve düzenli sunumu. Çizelge. Görüşmeyi veya tartışmayı ileri bir tarihe bırakmak (bir tasarı veya mesele hakkındaki). Listeye geçirmek. Ertelemek. İç içe geçme ayaklarıyla yüksekliği ayarlanabilen masa biçiminde atlama aracı. Yemek. Bilgisayar, bilişim, jimnastik, kimya, masa tenisi alanlarında kullanılır.

Arrangement : Sıra. Hazırlık. Ayarlama. Belirli bir amaçla yazılmış müzik yapıtını, başka bir amaçla kullanılabilecek biçimde yeniden hazırlama. Diziliş. Düzenlenmiş şey. Sözleşme. Düzenleyim. Müzik düzenlemesi. Aranjman (çiçek için).

Parades : Alay. Gösteri. Gösteriş yapmak. Belirli bir düzen içinde geçmek. Teftiş için toplanmak. İlan etmek. Geçit töreni yapmak. Teşhir etmek. Geçit töreni.

Clothe : Kaplamak. Sarmak. Güzel bir dille anlatmak. Renklendirmek. Giysi sağlamak. Üstünü örtmek. Zenginleştirmek. Örtmek. Bürümek.

Arrays synonyms : tabular array, array, e'er, bedight, collocates, adorns, arranges, righted, bank, parade, beautifying, groom, paraded, righting, bedecks, bedeck, accouter, beautifies, sprucing, arrange, bedighted, arraying, abuse, spruce up, collocated, beautified, compiles, grooms, accoutres, matrix, adorning, aligns, accoutre.

 

Arrays zıt anlamlı kelimeler, Arrays kelime anlamı

Never : Hiçbir suretle. Hiç. Daha da. Bir türlü. Hiçbir zaman. Asla. Katiyen. Balık kavağa çıkınca. Taş çatlasa. Hiçbir şekilde.

Disarrange : Dağınıklık. Düzenini bozmak. Düzeni bozmak. Dağıtmak. Karıştırmak. Bozmak.