Spruced türkçesi Spruced nedir

Spruced ingilizcede ne demek, Spruced nerede nasıl kullanılır?

Spruced up : Süslenip püslenmiş. Özenle giyinmiş. Cicilerini giymiş. Bayramlıklarını giymiş. Giyinip kuşanmış.

Spruce fir : Adi ladin. Alaçam. Ladin.

Spruce oneself up : Donanmak. Şık giyinmek. Kendine çeki düzen vermek. Üstünü başını düzeltmek.

Spruce up : Şık giyinmek. Düzeltmek (giysi). Şıklaştırmak. Çeki düzen vermek.

Oriental spruce fir : Çamgiller (pinaceae) familyasından, her dem yeşil, iğne yapraklı, 35 m kadar boylanabilen, yaprakları uzun sürgünler üzerinde almaşık olarak dizili, kozalakları aşağı sarkan, ülkemizde doğu karadeniz bölgesinde yetişen bir ağaç türü. ladin. Doğu ladini.

Spruce : Çamgillerden, kerestesi açık sarı renkli ve hafif, iyi bir ton ağacı olduğundan ve ses yansıtımından dolayı çeşitli cinsleriyle akustik gitarda ses tahtası olarak en sıkça kullanılan ağaç. Düzgün (giyim). Ladin ağacı. Ladin. Giyiminde titiz. Çeki düzen vermek. Şıklaştırmak. Şık. Çam.

Sprucer : Temiz. Şık. Düzgün (giyim).

Norway spruce : Norveç ladini. Adi ladin. Avrupa ladini. Avrupaladini.

Blue spruce : Mavi ladin.

Black spruce : Kara ladin.

İngilizce Spruced Türkçe anlamı, Spruced eş anlamlısı

 

Sözcükler, direkt olarak Spruced ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Spruce : Şık. Şık giydirmek. Temiz giyimli. Ladin ağacı. Düzenlemek. Alaçam. Temiz. Çamgillerden, kerestesi açık sarı renkli ve hafif, iyi bir ton ağacı olduğundan ve ses yansıtımından dolayı çeşitli cinsleriyle akustik gitarda ses tahtası olarak en sıkça kullanılan ağaç. Şıklaştırmak.

Leaded : Kurşunlu. Kurşun kaplı. Kurşun katılmış. Kurşunla kaplı.

Arraying : Sıraya koymak. Düzen. Sıralamak. Süslemek. Sıraya dizmek. Sıralanış. Giydirmek. Diziliş. Sıra.

Grooms : Yetiştirmek. Hazırlamak. Taramak. Tımar etmek. Damatlar. Giyinmek. Bakmak.

Rights : İtibarını iade etmek. Telafi etmek. Düzeltmek. Doğrultmak. Haklar. Derleyip toplamak. Sağ kenarlar. Hukuk. Haklı çıkarmak.

Separated : Ayrılmış. Ayrılmış (bölümlere ayrılmış vb). Munkasem. Ayrık.

Sprucing : Düzenlemek. Titiz giyimli. Şıklaştırmak. Müşkülpesent. Temiz giyimli. Şık giydirmek. Alaçam. Çam.

Titivate : Toparlamak. Süsleyip püslemek. İçini gıcıklamak. Çekidüzen vermek. Süslemek. Süslenmek.

Spruce up : Şıklaştırmak. Şık giyinmek.

Right : Doğrudan doğruya. Tam olarak. Düzgün. Haklı çıkarmak. Hak. Gayet. Yolunda. Doğrulmak. Derleyip toplamak. Telafi etmek.

Spruced synonyms : array, single spaced, arrays, groom, righted, righting, tidy up, double spaced, spruces, distributed.

Spruced zıt anlamlı kelimeler, Spruced kelime anlamı

Concentrated : Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Derişik. Konsantre. Konsantre olmuş. Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan. Yoğunlaşmış. Yoğunlaşan. Yoğun. Dikkatini vermiş.

Spruced antonyms : unspaced.