Concentrated türkçesi Concentrated nedir

  • Yoğunlaşan.
  • Konsantre.
  • Yoğun.
  • Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek).
  • Yoğuşuk.
  • Birim çözelti niceliği içinde çözünmüş özdeşi çok olan.
  • Çok güçlü.
  • Dikkatini vermiş.
  • Derişik.
  • Yoğunlaşmış.
  • Fizik, kimya alanlarında kullanılır.
  • Konsantre olmuş.

Concentrated ile ilgili cümleler

English: I concentrated my attention on the subject.
Turkish: Ben, dikkatimi konuya yoğunlaştırdım.

English: I concentrated all my energies on the problem.
Turkish: Tüm enerjimi sorun üzerinde yoğunlaştırdım.

English: I concentrated on what he was saying.
Turkish: Onun söylediklerine konsantre oldum.

English: Ali concentrated on his work.
Turkish: Ali işine yoğunlaştı.

English: I concentrated my attention on the lecture.
Turkish: Dikkatimi derse verdim.

Concentrated ingilizcede ne demek, Concentrated nerede nasıl kullanılır?

Concentrated acid : Konsantre asit. Konsantre asit. Derişik asit.

Concentrated feed : Konsantre yem. Sindirilebilir besin maddeleri yüksek, selülozu düşük, genellikle kendi içinde enerji ve protein konsantresi olarak ayrı adlandırılan, ham selüloz oranı % 18’den az ve kaba yem karakterinde olmayan yem, kesif yem, yoğun yem. Yoğun yem.

Concentrated fire : Toplu ateş. Yoğun ateş. Teksif edilmiş atış.

 

Concentrated fish solution : Balıkların buharla yağın alınması işleminden geçirilmesiyle geriye kalan sıvı kısımın suyu uçurulmasıyla elde edilen, yarı katı formda, ürünün tamamen kurutulmasıyla % 60 ham protein içeren kurutulmuş balık eriyiği elde edilen, protein ve b grubu vitaminler bakımından zengin ürün, kurutulmuş balık eriyiği. Konsantre balık eriyiği.

Concentrated likelihood function : Yoğunlaştırılmış olabilirlik fonksiyonu.

Concentrate by boiling : Kaynatarak koyulaştırma. Kaynatarak koyulaştırmak.

Concentrated log likelihood : Yoğunlaştırılmış log olabilirlik.

Concentrated settlement : Toplu yerleşim. Dağınık yerleşmenin karşıtı olan ve bir yerleşmede yapıların birbirlerine yakın ya da bitişik olmalarını gerektiren bir nüfus yerleşmesi türü.

Concentrated solution : Derişik çözelti. Konsantre çözelti.

Concentrated population : Toplu yerleşme. Kırsal yerleşmede, köyün biçimi ne olursa olsun, yapıların bir araya, kimi kez birbirine bitişik olarak toplanması durumu; dağınık yerleşmenin karşıtı.

İngilizce Concentrated Türkçe anlamı, Concentrated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Concentrated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Exclusive : Herkese açık olmayan. Lüks. Pahalı. Münhasır. Yalnızca bir tek gazetede yayınlanan haber. Özel haber. Hariç tutulan. Özel. Ayrıcalıklı. Kişiye ait.

Deepened : Artırmak. Derinleştirmek. Şiddetlenmek. Derinleşmek. Derinleşmiş. Koyulaştırmak. Artmak. Koyulaşmak.

Compact : Az yer kaplayan. Sözleşmek. Sıkılaştırmak. Sözleşme yapmak. Kısa ve etkili (anlatım). Küçük otomobil. Özlü. Sıkıştırmak. Sıkı.

 

High power : Yüksek güç.

Concerted : İttifakla karar verilmiş. Sıkı. Düzenlenmiş. Toplu. Birlikte planlanmış. Uyarlanmış. Birlikte yapılmış. Kararlaştırılmış. Ortak.

Crashing : Hızlı. Çarpma. Çarpışma. Seri.

Undiluted : İnceltilmemiş. Su katılmamış. Saf. Seyreltilmemiş.

Busy : Faal. Hareketli. Kullanımda. İşlek. Meşgul. Başı kalabalık.

Denser : Sıkışık. Kalın. Kalın kafalı. Sık. Daha yoğun. Koyu. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim).

As hard as iron : Çok sert. Sağlam.

Concentrated synonyms : focalized, condensing, dense, thickset, densest, busily, concentrate, busiest, compacted, irresistible, bunchy, fervid, single, blistering, high powered, thick, encyclopediac, condensate, busier, cumulous, condensed, absorbed, deep, all powerful, undivided.

Concentrated zıt anlamlı kelimeler, Concentrated kelime anlamı

Loose : Kaçmak. Serbest bırakmak. Atmak. Salıvermek. Ateş etmek. Oynak. Ateşlemek. Çözmek. Bol. Gevşek.

Distributed : Ayrılmış. Dağıtımlı. Bölünmüş. Yayılmış. Dağıtık. Kısımlanmış. Dağılmış. Yayık. Dağıtılan.

Diluted : Sulandırılan. Su katılmış. Etkisi azalmış. Sulandırılmış. Seyreltilen. Seyreltik. Seyreltilmiş. Dilüe. Dilüe edilmiş. Açık.