Exclusive türkçesi Exclusive nedir
- Özel haber.
- Lüks.
- Özel.
- Ayrıcalıklı.
- Herkese açık olmayan.
- Yalnızca bir tek gazetede yayınlanan haber.
- Münhasır.
- Pahalı.
- Paylaşılmayan.
- Kişiye ait.
- Hariç tutulan.
- Hariç.
Exclusive ile ilgili cümleler
English: Are the profits exclusive of taxes?
Turkish: Kârlar vergilerden hariç mi?
English: It's one of the most exclusive addresses in the city.
Turkish: Bu, şehirdeki en özel adreslerden biri.
English: That's an exclusive golf club.
Turkish: O, seçkin bir golf kulübüdür.
English: This is a very exclusive club.
Turkish: Bu çok özel bir kulüp.
English: Our denomination practices exclusive psalmody in worship.
Turkish: Tarikatımız ibadetlerinde sadece Zebur'daki ilahileri okumaktadır.
Exclusive ingilizcede ne demek, Exclusive nerede nasıl kullanılır?
Exclusive agent : Tek yetkili temsilci. Tek acente. Münhasır acente.
Exclusive authority : Münhasır yetki.
Exclusive distribution : Tek dağıtıcılık yetkisi. Tek dağıtıcılık. Üreticinin malını görece büyük bir coğrafi bölgede tek bir satış merkezine sattığı dağıtım yöntemi.
Exclusive economic zone : Özel ekonomik bölge. Münhasır ekonomik bölge. Ayrıcalıklı ekonomik bölge. Sınırlanmış ekonomik bölge. Ekonomik amaçla kullanılmayan deniz bölgesi.
Exclusive group : Kapalı küme. Başka toplumsal kümelerle ortaklaşa üyeleri bulunmayan toplumsal küme.
Exclusive possession : Münhasır zilyetlik.
Exclusive or circuit : D-ya devresi.
Exclusive of : -den ayrı. Dışında. Müstesna. Hariç.
Exclusive or : Dışlamalı ya. Dışlayan ya da.
Exclusive jurisdiction : Münhasır yargı hakkı. Münhasır yargı hakkı ve yetkisi. Münhasır yargı yetkisi.
İngilizce Exclusive Türkçe anlamı, Exclusive eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Exclusive ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Undivided : Pay edilmemiş. Bölünmemiş. Bütün. Dağıtılmamış. Tüm. Taksim olunmamış. Müşterek. Tam.
Unshared : Bölüşülmemiş. Paylaşılmamış. Bölünmemiş.
Dearer : Değerli. Aziz. Kıymetli. Sevgili.
Dedicated : Adanmış. İşine kendini adamış. Ayrılmış. Atanmış. Tahsisli. İthaf olunmuş. Verilmiş. Kendini işine adamış.
Concessional : İmtiyazlı. Tavizli.
Cliquier : Yeni gelenleri pek hoş karşılamayan (bir grup insanın, ayrıca cliquey diye telaffuz edilen). Kapalı.
Costly : Mükellef. Kıymetli. Masraflı. Çok pahalı. Kazık. Pahalıya mal olan. Maliyetli. Değerli.
De luxe : Görkemli. Kaliteli. Üstün nitelikli. Şatafatlı.
Favored : Tercih edilen. Avantajlı. Kayırılan. Yeğlenen. İltimaslı. Özellikli.
Custom : Huy. Sahibinin istekleri doğrultusunda özel olarak üretilen çalgı aleti. Bir toplumda halkın; yasaların ve yönetici kurumların etkisi altında kalmadan toplumsal, ekonomik, kültürel ve güncel sorunlarını, dinsel ve geleneksel anlayışlarına aykırı düşmeyecek bir biçimde çözümlemek amacıyla oluşturduğu ve kesinkes uyulması zorunluluğu bulunan kurallardan her biri. bk. halkbilimsel görenek, sözlü görenek, kişisel görenek, göreneksel yasa, egemen görenek, krş. gelenek, boşinanç. Ismarlama. Adet. Müşterisi olma. Gümrüğünü ödemek. Bilgisayar, eğitim, gitar alanlarında kullanılır. Gelenek.
Exclusive synonyms : cliquy, distinctive, pricier, inners, grandeurs, grandeur, dear, expensively, excepted, deluxe, all that, concessionairy, luces, at liberty, cliquey, advantaged, cliquiest, especial, excluding, luxuries, exogenous, bating, custome, immunes, concentrated, exclusive of, overpriced, costliness, luxes, exempt, but, excepting, but the.
Exclusive zıt anlamlı kelimeler, Exclusive kelime anlamı
Shared : Bölünmüş. Paylaştırılmış. Müşterek olarak sahip olunmuş (iki veya daha fazla insan, vb. tarafından). Paylaşılmış. Ortak. Dayalı. Paylaşımlı. Ortaklaşa. Müştereken. Dağıtılmış.
Distributed : Kısımlanmış. Dağıtımlı. Bölünmüş. Dağınık. Dağıtılmış. Dağıtılan. Dağıtık. Dağılmış. Yayık. Yayılmış.
Exclusive ingilizce tanımı, definition of Exclusive
Exclusive kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Possessed and enjoyed to the exclusion of others. As, exclusive bars. Debarring from participation or enjoyment. Exclusive circles of society. Having the power of preventing entrance. One of a coterie who exclude others. Exclusive privilege. One who from real of affected fastidiousness limits his acquaintance to a select few.

Bu kısımda Exclusive kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Exclusive ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Exclusive anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Exclusive ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.