Exclusive group türkçesi Exclusive group nedir

  • Kapalı küme.
  • Başka toplumsal kümelerle ortaklaşa üyeleri bulunmayan toplumsal küme.
  • Sosyoloji alanında kullanılır.

Exclusive group ingilizcede ne demek, Exclusive group nerede nasıl kullanılır?

Exclusive : Paylaşılmayan. Hariç tutulan. Yalnızca bir tek gazetede yayınlanan haber. Kişiye ait. Pahalı. Özel haber. Ayrıcalıklı. Münhasır. Lüks. Herkese açık olmayan.

Group : Türkümleşmek. Zümre. Grup. Türküm. Bir sınıf veya bu sınıf içindeki bir grup. Bir çarpım işlemi altında kapalı kalıp her öğesinin evriğini içeren, birim işlerli öğeler kümesi. Öbek. Topluluk. Her öğenin tersini ve öteki öğelerle birleşkesini kapsayan aynı yapıdaki öğeler topluluğu. Gruplaşmak.

Exclusive agent : Tek yetkili temsilci. Münhasır acente. Tek acente.

Exclusive authority : Münhasır yetki.

Exclusive distribution : Tek dağıtıcılık yetkisi. Üreticinin malını görece büyük bir coğrafi bölgede tek bir satış merkezine sattığı dağıtım yöntemi. Tek dağıtıcılık.

Exclusive economic zone : Özel ekonomik bölge. Ayrıcalıklı ekonomik bölge. Münhasır ekonomik bölge. Ekonomik amaçla kullanılmayan deniz bölgesi. Sınırlanmış ekonomik bölge.

İngilizce Exclusive group Türkçe anlamı, Exclusive group eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exclusive group ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

Agnation : Akrabalık. Akrabalık (baba taraf.). Bir ailede baba ve erkek üyeler yoluyla oluşan kan yakınlığı. bu tür yakınlıktan oluşan yakınlık kümesi. Baba tarafından akrabalık. Soydaşlık. Akrabalık (baba tarafından). Hısımlık.

Age grade : Üyeleri, çoğunlukla da erkek üyeleri belli ve aşama-sırah yaş kümelerine ayrılan toplumlarda belli bir yaşa ulaşmış olan bireylerin oluşturduğu dirimbilimsel toplumsal katman. Yaş katmanı.

Acculturation : Kültürlenme. Kültürleşme. Ekinsel yozlaşma. Kültürel etkileşim. Çevresindeki kültürü kabullenme. Bir kültürün ya da bir kültür öğesinin başka bir kültüre girmesi sonucu her ikisinin de değişmeye uğraması süreci. Kültür etkileşimleri. Bir kültürün başka bir kültürden aldığı tesir. Kültürlenme ya da kültürel etkileşim. Kültürel uyum.

Achievement motive : Başarı güdüsü. Amaç doğrultusunda engelleri ve güçlükleri aşma azim ve kararlılığı. Başarma güdüsü. Herhangi bir amacı gerçekleştirme güdüsü.

Agression : Kişilerin, toplumsal kümelerin ya da toplumların, başka kişi, küme ya da toplumların doğal varlıklarını, eylemlerini ya da iyelikleri altındaki şeyleri, kendilerine çıkar sağlamak, onlara da zarar ya da acı vermek ve belli davranışlardan caydırmak amaçlarıyla denetim altına almaya girişmeleri. Saldırı.

Adaptive behavior : Uyarlamacı davranış. Adaptif davranış. Uyumcu davranış. Bireyin doğal ve toplumsal çevresinin gereklerine uyacak biçimde davranması. Bireyin çevreyle uyum ilişkileri geliştirmesine yarayan ya da toplumsal düzgülere uygun düşen davranış. Uyumlayıcı davranış.

 

Aesthetical ideal : Belli bir kümenin, bir halkın kendine özgü sanatsal tasarımlarında yansıyan ve bireyin fiziksel, tinsel yeteneklerinin belli somut tarihsel koşullar altında gerçekleşebilecek özgür, tam ve her yönde uyumlu gelişmesine ilişkin olan ülkü. Güzelduyusal ülkü.

Alienation : Yabancı emek. Dengesizlik. Ötekileştirme. Aralarını açma. Belli tarihsel koşullarda insan ve toplum etkinlikleri ürünlerinin (emeğin, paranın, toplumsal ilişki sonuçlarının, insanın özelliklerinin ve yeteneklerinin) bu etkinliklerden bağımsız ve bunlara egemen ya da özlerinde olduklarından değişik biçimde kavranması. Devretme. Aliyenasyon. Yabancılaştırma. Soğutma.

Age distribution : Yaş dağılımı. Bir toplum ya da toplumsal küme nüfusunun yaş kesimlerine göre dağılma oranları. Bir popülasyondaki her bir yaş grubu içerisindeki bireylerin sayısı veya oranı.

All round development of individual : Tümsel gelişim. Bireyde tinsel niteliklerin, aktöresel arılığın ve fiziksel yetkinliğin uyumlu gelişimi.

Exclusive group synonyms : closed set, age group, affection, adjustment in marriage, aesthetic, abilities, acclimatation.