Shared türkçesi Shared nedir

  • Dayalı.
  • Bölünmüş.
  • Bölüştürülmüş (iki veya daha fazla insan, grup, vb. arasında).
  • Paylaştırılmış.
  • Müşterek olarak sahip olunmuş (iki veya daha fazla insan, vb. tarafından).
  • Ortak.
  • Ortaklaşa.
  • Paylaşımlı.
  • Paylaşılan.
  • Dağıtılmış.
  • Birlikte.
  • Müştereken.
  • Müşterek.
  • Paylaşılmış.

Shared ile ilgili cümleler

English: Ali and Mary shared stories about their life in Boston.
Turkish: Ali ve Mary Boston'daki hayatları hakkındaki hikayeleri paylaştı.

English: Ali and Mary shared a room.
Turkish: Ali ve Mary bir odayı paylaştılar.

English: Ali and Mary shared a dessert.
Turkish: Ali ve Mary bir tatlıyı paylaştı.

English: Ali and Mary shared an umbrella. However, it wasn't big enough and they both got wet.
Turkish: Ali ve Mary bir şemsiyeyi paylaştı. Ancak, yeterince büyük değildi ve her ikisi de ıslandı.

English: Ali and Mary shared a table.
Turkish: Ali ve Mary bir masayı paylaştı.

Shared ingilizcede ne demek, Shared nerede nasıl kullanılır?

Shared as : Paylaşım adı. Olarak paylaşıma açılmış.

Shared bandwidth : Paylaşılan veya paylaşımlı bant genişliği.

Shared directory : Paylaşımlı dizin.

Shared file : Paylaşılan dosya. Paylaşımlı dosya. Paylaşımlı kütük.

Shared folder : Paylaşılan klasör. Paylaştırılmış klasör. Paylaşımlı dizin.

 

Shared out : Taksim etmek. Paylaştırmak. Paylaşmak. Pay etmek. Paylaştırılmış. Bölüşmek. Bölüştürmek.

Shared library : Ağ kullanıcıları tarafından bağlanılabilen kütüphane. Paylaşımlı kitaplık. Paylaşılmış kütüphane.

Shared resource : Paylaşılmış kaynak. Çeşitli programlar veya çeşitli ağ kullanıcıları tarafından aynı anda erişilebilir olan kaynak. Paylaştırılmış kaynaklar.

Shared interest : Genel kanı veya ilgi.

Shared memory base address : Ortak bellek taban adresi.

İngilizce Shared Türkçe anlamı, Shared eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Shared ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Collectively : Toplu olarak. Kitlesel biçimde. Toptan olarak. Kitlesel olarak. Toptan. Kitlesel şekilde. Müşterek olarak.

Cooperative : İşbirliği. Ortaklarının belirli iktisadi çıkarlarını korumak, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin gereksinimlerini işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet yoluyla karşılamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli tüzel kişiliğe sahip şirket. İşbirliği yapan. Elbirliğiyle yapılan. Kooperatif. Yardımsever. İşbirliği yapmak isteyen.

Concertedly : Uyumlu bir şekilde. İşbirliği içinde. İşbirliği yaparak.

Bestrewn : Saçılmış. Saçmak. Yayarak kaplamak. Yayılmış. Kaplamak. Dağıtmak.

Consociate : Arkadaş. Ortaklık kurmak.

Jointly : Müşterek olarak. Beraber. Ortak olarak.

Together : Aralıksız. Beraberce. Düzenli. Özdenetimli. Sürekli. Kesintisiz. Üst üste. Durmadan. Hep birden.

 

Hand in hand : El ele. Bağlı. Elleri tutarak. Birbirini izleyen. Birbirlerinin elini tutarak. Yakın ilişkide.

Issued : Verilen. İhraç edilmiş. Çıkarılmış. Tedavül etmiş. Bildirilmiş.

Partite : Parçalı.

Shared synonyms : divided up, the joint, asgd, shared out, dissipated, forkier, coheir, attendantly, severed, collaborators, in tandem, disunited, communal, collaborator, cum, bottomed on, diversified, associate, communis, disaggregated, segmented, justified, bander, forky, blowsed, forked, distributed, along, in common, tiled, in cahoots, aggregative, dividual.

Shared zıt anlamlı kelimeler, Shared kelime anlamı

Unshared : Bölüşülmemiş. Bölünmemiş. Paylaşılmamış.

Separate : Dağılmak. Ferdi. Müstakil. Çıkmak. Ayrıbasım. Ayrışmak. Yollarını ayırmak. Bireysel. Tek başına olan.

Concentrated : Birim çözelti oylumunda çözünme oranı çok olan (özdek). Konsantre olmuş. Dikkatini vermiş. Yoğun. Yoğuşuk. Yoğunlaşan. Konsantre. Yoğunlaşmış. Çok güçlü. Derişik.