Cooperative türkçesi Cooperative nedir

  • Ortak.
  • Müşterek.
  • Yardıma hazır.
  • İşbirliği yapmak isteyen.
  • Yardımcı.
  • Yardımsever.
  • İşbirliği.
  • Elbirliğiyle yapılan.
  • Ortaklarının belirli iktisadi çıkarlarını korumak, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin gereksinimlerini işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet yoluyla karşılamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli tüzel kişiliğe sahip şirket.
  • Kooperatif.
  • İktisat alanında kullanılır.
  • İşbirliği yapan.

Cooperative ile ilgili cümleler

English: Ali has been quite cooperative.
Turkish: Ali oldukça yardımseverdi.

English: Ali has been extremely cooperative.
Turkish: Ali son derece işbirlikçiydi.

English: Ali has been very cooperative.
Turkish: Ali çok işbirlikçiydi.

English: Ali is cooperative.
Turkish: Ali koperatiftir.

English: Ali is being very cooperative.
Turkish: Ali çok işbirlikçi oluyor.

Cooperative ingilizcede ne demek, Cooperative nerede nasıl kullanılır?

Cooperative advertising : Ortak çıkarlar için aynı konuda çalışanlarca yapılan ve giderleri eşit olarak ödenen reklam. Müşterek reklam. Kooperatif reklam. Ortak reklam.

Cooperative and aid fund : Orta afrika cumhuriyetine iktisadi yardım için iktisadi ve sosyal kalkınma yatırım fonunun yerine 1959 yılında kurulan ve kaynağı fransız hükümeti tarafından sağlanan yardım örgütü. Yardım ve işbirliği fonu.

 

Cooperative bank : Kooperatif bankası. Kooperatif banka.

Cooperative buying : Kooperatif satınalım. Ortak alım. Ortaklaşa yapılan satın alma.

Cooperative company : Kooperatif. Kooperatif şirket. Ortaklarının belirli iktisadi çıkarlarını korumak, özellikle meslek veya geçimlerine ilişkin gereksinimlerini işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet yoluyla karşılamak amacıyla gerçek ve tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli tüzel kişiliğe sahip şirket.

Cooperative evaluation : Bir ya da birçok öğrencinin durumunun öğretmen ile birlikte öteki öğrenciler ya da ilgililerce birlikte değerlendirilmesi. Birlikte değerlendirme.

Cooperative observer : İşbirliği yapan rasatçı. İşbirliği yapan gözlemci. Gönüllü gözlemci.

Cooperative processing : İşbirlikli işlem. İmeceli işlem. İmeceli işleme.

Cooperative game : Oyun setindeki ödüllere ilişkin olarak oyuncuların aralarında açık ya da örtük herhangi bir biçimde anlaşma yaptıkları oyun türü. krş. anlaşmasız oyun. Anlaşmalı oyun. İşbirlikli oyun.

Cooperative purchase : Ortak alım. Ortaklaşa yapılan satın alma.

İngilizce Cooperative Türkçe anlamı, Cooperative eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Cooperative ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Gracious : Hoş. Kibar. Seviyeli. Cana yakın. İnayetli. Kerim. Bağışlayıcı. İnce. Rahim. İyi niyetli.

 

Accommodative : İntibak eden. Değişiklikler yapmaya istekli. Bağdaşır. Uyabilen. Akomodatif.

Adjoints : Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi. Mücavir. Eklenik. Eklenmiş. Sınırdaş. Adjoint. Ek. Bitişik.

Banders : Müttefik. Başkasıyla ittifak kuran. Başkasıyla birleşen. Başkalarıyla birleşen.

Coefficient : Bilgisayar, ekonomi alanlarında kullanılır. Koefisyan. Emsal. Ortak etmen. Sabite. Faktör. Katsayı.

Adjoint : Sınırdaş. Fizik, kimya alanlarında kullanılır. Bir işlerin ya da yöneyin tersyüz eşleniğinin alınmasıyla edinilen işler, dizey, yöney. Mücavir. Bitişik. Eklenmiş. Eklenik. Ek. Her öğenin eş çarpanı ile değiştirildiği matrisin yeniden düzenlenmesi.

Associations : Dernek. İştirak. Çağrıştırma. Arkadaşlık. Birleşme. Akla getirme. Dernekler. İlişkiler. Ortaklık.

A change in individual demand : Bireysel istem kayması. Bir tüketicinin bir mala olan istemini etkileyen fiyat dışındaki diğer değişkenlerde ortaya çıkan bir değişme sonucu bireysel istemin artması veya azalması, diğer bir deyişle bireysel istem eğrisinin sağa (yukarıya, kuzeydoğuya) veya sola (aşağıya, güneybatıya) kayması.

Companionate : Arkadaşça. Arkadaşça paylaşılan.

Beneficent : İyiliksever. Hayırsever. Hayır sahibi. Cömert. Hayırlı. İyi. İyilikçi.

Cooperative synonyms : conjuncts, collaborators, aggregative, acolyte, benevolent, associateship, co op, accessorius, coop, benefactor, cooping, cooperations, conjunctive, acolytes, common, a change in supply, a shift in supply, good natured, collaborator, communal, abnormal budget receipts, abnormal budget, ability to pay principle, assn, accessory, commutual, forthcoming, chivalrous, cooperatives, collegiums, bander, charitable, concerted.

Cooperative zıt anlamlı kelimeler, Cooperative kelime anlamı

Separate : Kopmak. Tek başına olan. Ayırmak. Yollarını ayırmak. Ayrışmak. Çıkmak. Müstakil. Ferdi. Genellikle süreli yayınlardaki yazıların ya da birden çok yazarı olan kitapların her bir yazara ait bölümünün yapıttan ayrı olarak basımı. Tecrit etmek.

Unhelpful : Yardımcı olmayan. Yardım etmeyen.

Uncooperative : İşbirliği yapmayan. İşbirliği etmeyen. Yardımcı olmayan.