Gracious türkçesi Gracious nedir

Gracious ile ilgili cümleler

English: She is a most gracious neighbor.
Turkish: O, son derece nazik bir komşudur.

English: Ali graciously accepted the offer.
Turkish: Ali teklifi nezaketle kabul etti.

English: Jale is gracious to everyone.
Turkish: Jale herkese karşı zarif.

English: Ali was really gracious.
Turkish: Ali gerçekten zarifti.

English: Ali accepted my apology graciously.
Turkish: Ali özrümü zarif bir şekilde kabul etti.

Gracious ingilizcede ne demek, Gracious nerede nasıl kullanılır?

Merciful and gracious god : Bağışlayıcı ve yardımsever tanrım. Şefkatli ve iyiliksever tanrı (tanrı tanımı).

Graciously : Merhametlice. Nazikçe. Zarif bir şekilde. Hoş bir şekilde. Cana yakın bir şekilde. İyilikle. Merhametli bir şekilde. İyi niyetli bir şekilde.

Graciousness : Cana yakınlık. Zarafet. Merhametlilik. Nezaket. Sıcakkanlılık.

Ungracious : İnceliksiz. Kaba. Nazik olmayan. Sevimsiz. Nahoş. Terbiyesiz. Tatsız. Hoş olmayan. Nezaketsiz.

Ungraciously : Saygısız bir şekilde. Sevimsizce. Hoş olmayan bir şekilde. Kaba bir şekilde. Nezaketsiz bir şekilde.

Gracility : Narinlik. İncelik. Kuvvetsizlik. Zayıflık.

 

Disgracing : Rezil etme.

Gracing : Onurlandırmak. Onur vermek. Lütfetmek. Nezaket. Şereflendirmek. Şeref vermek. Lütuf. Süslemek. Donatmak. İncelik.

Graciles : İnce kas. İnce. Zayıf. İç kalça kası. Grasil.

Ungraciousness : Kötü davranışlar. Tatsızlık. Hoş olmayan durum. Kabalık. Nezaketsizlik.

İngilizce Gracious Türkçe anlamı, Gracious eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Gracious ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

In good faith : Dürüst. Samimiyetle. Sadece birinin sözüne güvenerek. İyi niyetle.

Beautiful : Nefis. Tatlı. Gül gibi. Güzel. Ahu gibi. Gökçe. Harika. Ahım şahım. Dilber.

As soon as : -er -mez. Hemen. Mümkün olduğu kadar çabuk. Eder etmez. Yapar yapmaz. İle birlikte. İster istemez. Derhal. İle beraber.

Friendlier : Sokulgan. Arkadaş canlısı. Arkadaşça. Samimi. Dostça. Daha dostça. Sıcak.

Refined : Arıtılmış. Tasfiye edilmiş. Rafine.

Precious : Aziz. Nadide. Aşırı. Fazla nazik. Pahalı. Kıymetli. Büyük. Ender. Değerli.

Daintier : Düzenli. Titiz. Daha lezzetlisi. Lezzetli. Nefis.

Uterus : Uterus. Dişi hayvanlarda yumurta ya da yavrunun geliştiği, yumurta kanalının genişlemiş bölgesi. rahim, uterus. Ana rahmi. Dölyatağı. Döl yatağı.

Comelier : Ahu gibi. Sevimli. Yakışıklı. Uygun. Alımlı. Güzel. Çekici.

Civil spoken : Terbiyeli.

Gracious synonyms : friendly, brittle, well disposed, complaisant, homelier, commiserative, cleverest, decorous, cannier, bona fide, dillies, brittles, attractive, aristocratic, bonniest, braw, benign, utero, delightful, blancmanges, blandest, forgiving, funnier, benefactor, bland, lenient, cultivated, benignant, beneficent, matrices, homelike, loins, bonny.

 

Gracious zıt anlamlı kelimeler, Gracious kelime anlamı

Ungracious : Tatsız. Nazik olmayan. Nahoş. Nezaketsiz. Hoş olmayan. İnceliksiz. Sevimsiz. Kaba. Terbiyesiz.

Unfriendly : Hasmane. Samimiyetsiz. Frigo. Sokulgan olmayan. Dostça olmayan. Soğuk. Düşmanca. Nahoş.

Unrefined : Damıtılmamış. Tasfiye edilmemiş. Ham. Arıtılmamış. Kaba.

Gracious antonyms : unkind.

Gracious ingilizce tanımı, definition of Gracious

Gracious kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Beneficent. Abounding in grace or mercy. Characterized by grace. Manifesting love, or bestowing mercy. Condescending. As, his most gracious majesty. Disposed to show kindness or favor. Merciful.