Favored türkçesi Favored nedir

Favored ile ilgili cümleler

English: America once favored a policy of isolationism.
Turkish: Amerika bir zamanlar soyutlanma politikasını tercih etti.

Favored ingilizcede ne demek, Favored nerede nasıl kullanılır?

Favored date : Tercih edilen tarih. Diğerlerine göre öncelikle tercih edilen tarih. Avantajlı tarih.

Favored with : Gözüne giren.

Most favored nation : En fazla kayırdan ülke. En kayırılan ülke. En çok kayrılan ülke.

Most favored nation clause : Uluslararası ticarette bir ülkeye sağlanan ayrıcalıkların ticaret yapılan tüm ülkelere sağlanacağını ifade eden ve gümrük ve tarifeler genel anlaşmasıyla uygulanmaya başlayan ve daha sonra dünya ticaret örgütüyle de izlenilen ilke. Ençok kayırılan ülke ilkesi.

Hard favored : Sert ifadeli. Çirkin.

Ask a favor of : Ricada bulunmak.

Well favored : Güzel. Yakışıklı.

Disfavored : Hoşlanmama. Hoşnutsuzluk. Hoşlanılmama. Gözden düşürmek. Gözden düşme. Beğenmeme. Gözden düşmek. İtibarsızlık. Hoşa gitmeme. Beğenilmeme.

Favorer : Başkasının iyiliğini isteyen (ayrıca favourer). İyikalplilikle veya arkadaşlıkla saygı duyan ve takdir eden kimse. İyilik eden kimse. İyiliksever. Yardımda bulunan kimse. Zenginlik ve başarıyı geliştirmeye yardımcı olan veya destekleyip yardım eden kimse.

 

Favorers : Başkasının iyiliğini isteyen (ayrıca favourer). İyilik eden kimse. Yardımda bulunan kimse. İyiliksever. İyikalplilikle veya arkadaşlıkla saygı duyan ve takdir eden kimse. Zenginlik ve başarıyı geliştirmeye yardımcı olan veya destekleyip yardım eden kimse.

İngilizce Favored Türkçe anlamı, Favored eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Favored ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Inner : İç. Saklı (anlam vb). Ruhsal. Merkeze en yakın. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Gizli. Dahili. Ruh. İçteki. İçsel.

Privileged : Şereflendirilmiş. Mümtaz. İmtiyazlı. Öncelikli. Nasipli. Ayrıcalık tanınmış. Seçkin. Muaf.

Profitable : Rantabl. Faydalı. Karlı. Yararlı. Randımanlı. Kazançlı.

Inners : Ruh. Nişan tahtasında ortanın bir üstü. Ruhsal. İçsel. Dahili. İçerideki. Saklı (anlam vb). Deruni. İç.

Advantageous : Karlı. Faydalı. Menfaatli. Üstünlük sağlayan. Yararlı. İstifadeli. Üstün. Hayırlı.

Concessional : Tavizli. İmtiyazlı.

Favorable : Faydalı. Lehte. Elverişli. İyi. Tatminkar. Bir ölçek sınarının dile getirdiği tutuma katılan ya da olumlu yanıt veren kişi ya da bir sınarı onaylayan görüş, bk. karşı. Hoşa giden. Lütufkar. Müsait. Olumlu.

Ill favoured : Çirkin.

Immune : Etkilenmeyen. Vücudu, doğuştan ya da daha sonra kazandırılmış yetenekler nedeniyle, çeşitli hastalıklara karşı dirençli bulunan, o hastalıkları yenebilen. Duyarsız. Bağışık. Bağışıklığı olan. İmmün. Belli bir hastalığa veya alerjik duruma karşı dirençli, bağışıklık kazanmış, immün. Dokunulmaz.

 

Favorite : Kazanacağına inanılan yarışçı. İkbal. Favori. En çok beğenilen. En çok sevilen. Gözde. Sevgili.

Favored synonyms : preferent, cliquey, at liberty, ugly, has the upper hand, pet, expediential, featured, fave, propitious, best loved, cliquier, specific, favoured, favourable, preferred, favourite, cliquy, cliquiest, concessionairy, immunes, expedient, concessionary, specifical, advantaged, loved, have the upper hand, exclusive.

Favored zıt anlamlı kelimeler, Favored kelime anlamı

Unloved : Sevilmemiş. Beğenilmemiş.

Beautiful : Harika. Tatlı. Güzel. Çok iyi. Zarif. Ahu gibi. Nefis. Dilber. Hoş. Ahım şahım.

Favored ingilizce tanımı, definition of Favored

Favored kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Countenanced. As, a favored friend. Aided. Regarded with kidness.