Deepened türkçesi Deepened nedir

Deepened ile ilgili cümleler

English: We deepened our friendship.
Turkish: Biz dostluğumuzu derinleştirdik.

Deepened ingilizcede ne demek, Deepened nerede nasıl kullanılır?

Deepened the gulf between them : Aralarında daha çok sorun yarattı. Aralarındaki görüş ayrılıklarını çoğalttı. Aralarındaki uçurumu derinleştirdi. Aralarındaki uzaklaşmayı büyüttü.

Deepen : Artırmak. Derinleştirmek. Koyulaştırmak. Derinletmek. Koyuklaştırmak. Koyulaştırmak (rengi). Artmak. Koyulaşmak. Derinleşmek. Şiddetlenmek.

Deepening : Derinleştirme. Oyma. Kazma. Coğrafya, madencilik alanlarında kullanılır. Derinleşme (meteor). Daha derin olma. Derinleşme. Dışgöçlerin, özellikle akarsu ve buzulların, geçtikleri yerleri aşındırma ve sürükleme yoluyla oyup derinleştirmesi. Derinleştirme veya çok derin yapma süreci.

Deepens : Şiddetlenmek. Koyulaşmak. Derinletmek. Artmak. Derinleşmek. Koyulaştırmak. Artırmak. Koyulaştırmak (rengi). Koyuklaştırmak. Derinleştirmek.

Capital deepening : Sermayenin derinleşmesi. Sermaye derinleşmesi. Bir ekonomide çalışan kişi başına düşen sermaye miktarının artması, diğer bir deyişle işgücünün daha fazla sermaye malıyla donatılarak verimliliğinin artması.

 

Deep blue : Masmavi. Koyu mavi.

Deep acid etching : Asitli derin dağlama.

Deeper : Aşırı. Genişliğinde. Şiddetli. İçten. Derin. Tok (ses). Dalgın. Koyu. Yürekten. Pes.

Deep brown : Koyu kahverengi.

Glacial overdeepening : Aşırıoyma. Buzulların yerkabuğunu kimi kesimlerde taban düzeyinin altına inecek denli kazıp oyması.

İngilizce Deepened Türkçe anlamı, Deepened eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Deepened ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Encapsuled : Kapsamış. Özetlenmiş. Kapsüle saklamak. Kapsüle koymak. Kapsüllemek. Yoğunlaştırmak. Kısa ve öz biçimde açıklanmış. İçermiş. Sıkıştırılmak.

Become stronger : Kuvvetlenmek. Gücüne güç katmak.

Condense : Teksif etmek. Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Sıvılaştırmak (buharı veya gazı). Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Yoğunlaştırmak. Kısaltmak (yazıyı veya sözü). Yoğuşmak. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Yoğunlaşmak.

Amplifies : Güçlendirmek. Kuvvetlendirmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Gücünü artırmak. Yükseltmek (ses). (sesi) artırmak. Kuvvetlendirmek (sesini). Büyütmek. Geniş olarak açıklamak.

Amplify : Yükseltmek (ses). (sesi) artırmak. Kuvvetlendirmek (sesini). Güçlendirmek. Yükseltmek. Genişletmek. Daha ayrıntılı bir şekilde söylemek. Geniş olarak açıklamak. Gücünü artırmak.

Condensing : Yoğunlaştırıcı. Bir yem maddesinin rutubetini uzaklaştırmak suretiyle daha yoğun bir duruma dönüştürme işlemi. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Yoğunlaşan. Yoğunlaştırma. Donan. Yoğunlaşma. Dondurucu. Yoğunlaştırmak.

 

Accrete : Katılımlarla büyümek. Yapışmak. Eklenip büyümek. Büyümek. Eklemek. Birleşmek. Ekli. Birleşmiş.

Bid up : Fiyatı artırmak. Açık artırmada fiyat artırmak.

Ascended : Yükselmek. Ziyadeleşmek. Çıkmak. Pesten tize geçmek (müzik terimi). Tırmanmak. Çıkmak (tahta). Ağmak. Yukarı çıkmak. Tahta çıkmak.

Capsulated : Bir kapsüle kapatmak. Kapsül şekli verilmiş. Koyu şekle sokmak.

Deepened synonyms : rises, be left, condenses, encapsules, ascend, thickened, advance, ascends, aggrandise, concentrated, coagulates, accreted, risen, boomed, coagulate, aggrandized, intensifies, add to, thicken, deepen, con dense, condensed, hang by a thread, inspissate, accretes, canalise, darkens, aggrandizes, aggrandize, encapsuling, accrue, augments, intensifying.

Deepened zıt anlamlı kelimeler, Deepened kelime anlamı

Sharp : Keskin. Diyez. Yarım ton inceltilmiş ses. Ani ve sert. Tam. Kaba kepek. Ani. Seçik. Diyez nota. Kurt.

Decelerate : Hız azaltmak. Hız kesmek. Yavaşlamak. Yavaşlatmak. Hızı azalmak.

Decrease : İnmek. Eksiltmek. Eksilme. İnişe geçmek. Düşmek. Azalma. Eksilmek. Eksiltme. Düşüş. Azaltmak.