Condense türkçesi Condense nedir
- Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek.
- Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır.
- Sıvılaşmak.
- Yoğunlaştırmak.
- Kısaltmak (yazıyı veya sözü).
- Koyulaşmak.
- Sıvılaştırmak.
- Yoğunlaşmak.
- Teksif etmek.
- Koyulaştırmak.
- Sıvı hale dönüşmek (gaz).
- Sıvılaştırmak (buharı veya gazı).
- Sıvılaşmak (buhar veya gaz).
- Yoğuşmak.
- Bir oyunun metninde bir rolün oynanışında belli yerleri gevşeklik ve yaygınlıktan kurtarıp derlemek, toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek.
Condense ingilizcede ne demek, Condense nerede nasıl kullanılır?
Condense pipe : Yoğuşma borusu. Yoğuşma boşaltma borusu. İçinden yoğuşma suyunun aktığı boru.
Condensed : Yoğunlaşmış. Yoğun. Özetlenmiş. Yoğunlaştırılmış. Muhtasar. Kısaltılmış. Gazdan sıvıya dönüşmüş. Sıkılaştırılmış. Koyu. Sıkıştırılmış.
Condensed balance sheet : Özet bilanço. Para durumunun özetlenmiş görüntüsünü veren dengelem. Özetlenmiş dengelem. Muhtasar bilanço. Kısaltılmış bilanço.
Condensed balanced sheet : Kısaltılmış dengelem. Bağlı sayışımlar birleştirilerek genel birkaç sayışımda toplanan özetlenmiş dengelem.
Condensed brewing solubles : Bira veya malt şurubu fabrikasyonundan yan ürün olarak meydana gelen sıvıların yoğunlaştırılmasıyla elde edilen, en az % 20 katı maddesi bulunan ve kuru maddesinde en az % 70 karbonhidrat içeren bir biracılık yan ürünü. Yoğunlaştırılmış biracılık çözünürleri.
Condensed font : Sıkıştırılmış yazıtipi. Dar yazı tipi.
Condensed fish solubles : Yoğunlaştırılmış balık çözünürü. Balık unu elde edilirken sıkma suyunun yoğunlaştırılmasıyla meydana gelen, en az % 30 ham protein içermesi gereken bir ürün.
Condensed juice : Yoğunlaştırılmış meyve suyu. Konsantre meyve suyu.
Condensed hydrolyse fish protein : Yoğunlaştırılmış hidrolize balık proteini. Temiz, parçalanmış veya parçalanmamış balıkların enzim hidrolizi işlemi yoğunlaştırılmasıyla elde edilen kemiklerden, pullardan ve hazmedilmemiş katı maddeler içermeyen ve en az % 30 protein içermesi gereken bir ürün.
Condensed clover solubles : Taze biçilmiş yoncanın usaresinden yonca konsantresi ayrıldıktan sonra kalan sıvının yoğunlaştırılmasıyla elde edilen ve en çok % 50 su içeren bir ürün. Yoğunlaştırılmış yonca çözünürleri.
İngilizce Condense Türkçe anlamı, Condense eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Condense ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Compact : Pudriyer. Pudralık. Kompakt. Sıkıştırmak. Sıkıca paketlenmiş. Antlaşma. Küçük otomobil. Sıkılaştırmak. Pudra kutusu. Sözleşme.
Centralises : Merkezleştirmek. Merkezileştirmek. Merkezleştirmek (ayrıca 'centralize'). Konsantre olmak. Merkeze bağlamak. Bir yerde toplamak. Merkez noktasına doğru çekmek. Merkezileşmek. Merkezileştirilmek.
Liquidizing : Suyunu çıkarmak. Sıvı hale getirmek. Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidise). Sıvıya dönüştürmek. Ezmek.
Cut : Hadım etmek. Kırpmak. Çevirimin sona erdiğini, alıcının durdurulmasını bildirmek için yönetmenin, alıcı yönetmenine verdiği komut. Kurguyu, kurgulamayı gerçekleştirmek. kurgu, kurgulama eylemi. İndirilmiş. Kendisinde top bulunmayan bir oyuncunun, pas alacak gibi bir aldatma ile karşı çembere doğru hızla koşması. Kesmek. Diş çıkarmak. Kurgulamak. Sulandırmak.
Shorten : Yağ katarak kıvamına getirmek (un). Yağ katarak kıvamına getirmek (un vb.). Yelkeni sarıp küçültmek. Kısalmak. Kısmak. Kısaltmak. Kasılmak. Azaltmak. Azalmak.
Concentrate on : Bir konu üzerinde odaklanmak. Konsantre olmak. Ağırlık vermek. Bir konu üzerinde yoğunlaşmak.
Encapsules : Kapsüle koymak. Özetlemek. Kapsüle saklamak. Kapsüllemek. İçermek. Kapsamak. Sıkıştırılmak. Kısa ve öz biçimde açıklamak.
Intensifying : Koyulaştırma. İyi bir görüntü veremeyecek kadar zayıf olan bir filmin, kimyasal işlemlerle yoğunluğunun artırılması. Pekiştirmek. Kuvvetlendirmek. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Şiddetlendirmek. Şiddetlenmek.
Capsulated : Bir kapsüle kapatmak. Kapsül şekli verilmiş. Koyu şekle sokmak.
Condense synonyms : capsulise, liquefying, liquidized, reduce, telescope, intensifies, capsule, deliquescing, abridge, incrassate, darken, deliquesced, deliquesce, densify, distil, inspissate, condenses, flux, digest, darkens, concentrate, condensing, liquidised, liquefy, center upon, compacts, liquidise, centralising, encapsuling, contract, liquidising, liquidate, con dense.
Condense zıt anlamlı kelimeler, Condense kelime anlamı
Expand : Tevsi etmek. Şişirmek. Büyütmek. Açılmak. Genişlemek. Genleşmek. Yaymak. Açmak. Gelişmek. Yayılmak.
Condense ingilizce tanımı, definition of Condense
Condense kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To epitomize. To make more close, compact, or dense. To abridge. To become more compact. Condensed. To compress or concentrate into a smaller compass. Dense. Compact. To consolidate. To be reduced into a denser form.

Bu kısımda Condense kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Condense ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Condense anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Condense ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.