Capsulated türkçesi Capsulated nedir

  • Koyu şekle sokmak.
  • Kapsül şekli verilmiş.
  • Bir kapsüle kapatmak.
  • Koyulaştırmak.

Capsulated ingilizcede ne demek, Capsulated nerede nasıl kullanılır?

Encapsulated : Enkapsüle. Yoğunlaştırılmış. Kapsüle konulmuş. Kapsüllü. Kapsüllenen. Koyulaştırılmış. Etrafı kapsülle çevrili, enkapsül. Sıkıştırılmış. Kapsüle saklanmış. Kapsüllenmiş.

Microencapsulated feed : Su ürünleri yetiştiriciliğinde, larvaların başlangıç beslenmesinde kullanılan, besin maddelerinin eriyebilir bir kapsül içerisine yerleştirildiği karma yem. Mikro kapsüllü yem.

Capsulate : Kapsül şeklinde. Yoğun bir şekilde. Kapsül içine kapatmak. Kapsül içine almak.

Decapsulate : Organdan kapsül almak. Organdan kapsül çıkarmak. Bir vücut organından kapsül çıkarmak (böbrek gibi).

Encapsulate : İçermek. Kapsamak. Özetlemek. Sarmalamak. Kısa ve öz biçimde açıklamak.

Capsula fibrosa : Kapsula fibroza. Fibröz kapsül.

Capsulation : Yoğun bir şekil oluşturma. Bir kapsüle kapatma işi. Kapsülasyon.

Incapsulate : İçermek. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Sarmak. Özetlemek. Kapsamak.

Capsula adiposa : Kapsula adiposa. Yağdan kapsül, yağdan böbrek kapsülü. böbreğin fibröz zarı üzerinde yer alan ve miktarı türlere ve beslenme durumuna göre değişen yağ tabakası.

 

Encapsulations : Kuşatma. (telekomünikasyon) bir veri yapısının başka birine dahil edilmesi. Kapsüllenme. Kapsüle saklanma. Giydirme. Muhafaza içine yerleştirme. Kapsüle konulma. Kapsüllenmiş olma durumu. Sarma. Tek programda bağımsız olarak çalışması için gerekli tüm yöntemler ve verilerin girilmesi.

İngilizce Capsulated Türkçe anlamı, Capsulated eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Capsulated ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Deepen : Derinletmek. Koyulaştırmak (rengi). Derinleşmek. Şiddetlenmek. Artmak. Artırmak. Koyuklaştırmak. Derinleştirmek. Koyulaşmak.

Darken : Anlaşılması zor hale getirmek. Koyulmak. Koyulaşmak. Karartmak. Bulandırmak. Siyahlaştırmak. Kararmak. Esmerleşmek. Karıştırmak.

Enclosed : Örtülü. İlişik. Ekli (dosya vb). Ekli. İlişikteki. İlişikte gönderilen. Çevrelenmiş. İliştirilmiş. Kuşatılmış. Ekteki.

Deepens : Koyulaştırmak (rengi). Artmak. Derinleştirmek. Derinletmek. Koyuklaştırmak. Şiddetlenmek. Koyulaşmak. Artırmak. Derinleşmek.

Condense : Bir oyunun metninde bir rolün oynanışında belli yerleri gevşeklik ve yaygınlıktan kurtarıp derlemek, toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Sıvılaştırmak. Teksif etmek. Yoğunlaştırmak. Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Bilgisayar, tiyatro alanlarında kullanılır. Sıvılaşmak (buhar veya gaz). Yoğunlaşmak. Koyulaşmak.

Capsulate : Kapsül içine kapatmak. Yoğun bir şekilde. Kapsül içine almak. Kapsül şeklinde.

Darkens : Bulandırmak. Karartmak. Siyahlaştırmak. Anlaşılması zor hale getirmek. Koyulmak. Esmerleşmek. Koyulaşmak. Kararmak. Karıştırmak.

 

Deepened : Derinleşmiş. Derinleştirmek. Derinleşmek. Artırmak. Yoğunlaşmış. Şiddetlenmek. Artmak. Koyulaşmak.

Condenses : Kısaltmak (yazıyı veya sözü). Sıvılaştırmak (buharı veya gazı). Yoğunlaşmak. Sıvılaşmak. Yoğunlaştırmak. Teksif etmek. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Yoğuşmak. Koyulaşmak.

Enrich : Zengin etmek. Zenginleştirmek. Zenginlik katmak. Süslemek. Yüceltmek. Değer katmak. Güçlendirmek. Gübrelemek. Değerini artırmak.

Capsulated synonyms : encapsules, encapsuled, con dense, coagulate, coagulates, encapsuling, encapsule.

Capsulated zıt anlamlı kelimeler, Capsulated kelime anlamı

Unenclosed : Kapatılmamış. Çit ile çevrili olmayan. Eklenmemiş. Kapanmamış. Çevrili olmayan.