Condenses türkçesi Condenses nedir

Condenses ingilizcede ne demek, Condenses nerede nasıl kullanılır?

Condense pipe : Yoğuşma borusu. İçinden yoğuşma suyunun aktığı boru. Yoğuşma boşaltma borusu.

Condense : Yoğuşmak. Yoğunlaşmak. Bir oyunun metninde bulunan gevşek dokulu yerleri uygulama sırasında derleyip toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Sıvı hale dönüşmek (gaz). Yoğunlaştırmak. Koyulaştırmak. Sıvılaştırmak. Bir oyunun metninde bir rolün oynanışında belli yerleri gevşeklik ve yaygınlıktan kurtarıp derlemek, toparlamak, daha güçlü ve etkin duruma getirmek. Teksif etmek. Koyulaşmak.

Condensed : Muhtasar. Sıkıştırılmış. Sıkılaştırılmış. Koyu. Yoğunlaştırılmış. Yoğuşuk. Yoğunlaşmış. Kısaltılmış. Yoğun. Özetlenmiş.

Condensed balance sheet : Para durumunun özetlenmiş görüntüsünü veren dengelem. Özet bilanço. Özetlenmiş dengelem. Muhtasar bilanço. Kısaltılmış bilanço.

Condensed balanced sheet : Kısaltılmış dengelem. Bağlı sayışımlar birleştirilerek genel birkaç sayışımda toplanan özetlenmiş dengelem.

 

Condensed fermentation solubles : Yoğunlaştırılmış fermantasyon çözünürleri. Hububat taneleri, melas, peynir suyu veya ortamlarının fermantasyonunda elde edilen sıvı ürünün yoğunlaştırılmış biçimi.

Condensed hydrolisable whey : Laktaz enzimiyle hidrolize edilen peynir altı suyunun buharlaştırılmasıyla elde edilen, en az % 50 toplam katı madde ve her yüzde toplam katı madde için en az % 3 toplam glikoz ve galaktoz içeren bir kalıntı. Koyulaştırılmış hidrolize peynir altı suyu.

Condensed hydrolyse fish protein : Temiz, parçalanmış veya parçalanmamış balıkların enzim hidrolizi işlemi yoğunlaştırılmasıyla elde edilen kemiklerden, pullardan ve hazmedilmemiş katı maddeler içermeyen ve en az % 30 protein içermesi gereken bir ürün. Yoğunlaştırılmış hidrolize balık proteini.

Condensed fish solubles : Yoğunlaştırılmış balık çözünürü. Balık unu elde edilirken sıkma suyunun yoğunlaştırılmasıyla meydana gelen, en az % 30 ham protein içermesi gereken bir ürün.

Condensed fermentation corn extract : Mısır tanesinin yaş öğütme işleminde olduğu gibi su ve kükürtdioksit çözeltisinde demlendirilip ortamda olan süt asidi bakterilerinin faaliyetiyle fermantasyona bırakılmış olan sıvının kısmen suyu alınmak suretiyle elde edilen bir ürün. Yoğunlaştırılmış mısır fermantasyon ekstraktı.

İngilizce Condenses Türkçe anlamı, Condenses eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Condenses ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Concentrate on : Ağırlık vermek. Bir konu üzerinde yoğunlaşmak. Bir konu üzerinde odaklanmak. Konsantre olmak.

 

Liquidate : Tasfiye etmek. Başından savmak. Kapatmak. Kapatmak (bir ticaret kuruluşunu). Yok etmek. Ödeme. Kesin sayışım. sayışımın arıtımı. Paraya çevirmek. Kurtulmak.

Liquidise : Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidize). Ezmek. Suyunu çıkarmak. Sıvıya dönüştürmek. Sıvı hale getirmek.

Encapsule : Kapsüle saklamak. İçermek. Kısa ve öz biçimde açıklamak. Özetlemek. Sıkıştırılmak. Kapsüle koymak. Kapsüllemek. Kapsamak.

Concentrate : Derişmek. Bir noktaya toplamak. Konsantre. Derişik madde. Dikkati bir noktada toplamak. Gücü bir noktada toplamak. Toplanmak.

Liquefaction : Sıvılaştırma. Katı bir maddeye ısıtarak eritme, gazı soğutarak veya basınç altında sıvı hale getirme. Gazı, sıvı oluncaya dek yoğunlaştırma işlemi. Sulanma, sıvılaşma. sert bir maddenin sıvı hale dönüşmesi veya erimesi. Sıvılaşma. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Likefaksiyon. Gaz evreden sıvı evreye geçme ya da geçirilme işlemi. Sıvı haline gelme. Sıvı haline getirme.

Compacting : Dosya sıkıştırılıyor. Isıl işlemle cam yoğunluğunu artırma. Düzenleniyor. Sıkılaştırmak. Sıkışma. Sıkıştırmak. Kompaksiyon. Sıkılama. Sıkıştırma.

Distil : Damlatmak. Özünü çıkarmak. İmbikten çekilmek. Saflaştırmak. Biçimlenmek. Damıtmak. Süzülmek. Ayrıştırmak. İmbikten çekmek. Damla damla akıtmak.

Liquidized : Sıvı hale getirilmiş. Sıvılaştırılmış (ayrıca liquidised). Ezmek. Sıvıya dönüştürülmüş. Suyunu çıkarmak.

Condenses synonyms : densify, intensifying, liquify, thicken, centralising, deepened, intensify, liquefies, condensate, liquidizes, flux, darkens, condensing, distill, encapsuled, hot up, liquidised, inspissate, intensifies, agreement, liquidizing, encapsuling, coagulate, capsulize, liquidates, liquidising, encapsules, enrich, deliquesced, liquefy, accord, deliquesce, thickens.

Condenses zıt anlamlı kelimeler, Condenses kelime anlamı

Disagreement : İhtilaf. Uzlaşmazlık. Münazaa. Mübayenet. Bir ölçer ya da ölçekle, tutumları ölçülen kişilerin herhangi bir sınar ya da anlatımda dile getirilen tutumu benimsemeyerek yadsımaları durumu, bk. uyuşmama. Anlaşmazlık. Ayrılık. Uyuşmazlık. Bozuşma. Münakaşa.

Expand : Genleşmek. Şişirmek. Genişletmek. Genişlemek. Tevsi etmek. Açmak. Gelişmek. Yayılmak. Açılmak.