Liquidized türkçesi Liquidized nedir
- Suyunu çıkarmak.
- Sıvı hale getirilmiş.
- Sıvılaştırmak.
- Ezmek.
- Sıvılaştırılmış (ayrıca liquidised).
- Sıvıya dönüştürülmüş.
Liquidized ingilizcede ne demek, Liquidized nerede nasıl kullanılır?
Liquidize : Sıvı hale getirmek. Ezmek. Sıvıya dönüştürmek. Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidise). Suyunu çıkarmak. Sıvılaştırmak.
Liquidizer : ä°ä°.mikser. Sıvılaştırıcı. Mikser. Karıştırıcı. Sıvı haline getiren kimse. Sıvılaştıran kimse. Sıvılaştırışı. Uyaran kimse. Sulandırıcı.
Liquidizes : Ezmek. Sıvı hale getirmek. Sıvılaştırmak. Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidise). Suyunu çıkarmak. Sıvıya dönüştürmek.
Liquidizing : Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidise). Sıvı hale getirmek. Suyunu çıkarmak. Sıvıya dönüştürmek. Sıvılaştırmak. Ezmek.
Liquidise : Sıvılaştırmak. Suyunu çıkarmak. Sıvıya dönüştürmek. Sıvı hale getirmek. Meyve vs. nin suyunu çıkarmak (ayrıca liquidize). Ezmek.
Liquidiser : Sıvılaştırışı. Sıvılaştırıcı. Sulandırıcı. Uyaran kimse (liquidizer sözcüğünün alternatif yazım şekli). Sıvı haline getiren kimse. Sıvılaştıran kimse. Karıştırıcı. Mikser.
Liquidity ratio : Bir bankada mevcut olan nakit para ile o bankaya yatırılan para miktarı arasındaki oran. Eldeki değerlerin kısa süreli borçlara oranı, (likidite oranı = paralar+alacaklar+serbest taşınır mallar toplamının kısa önelli borçlara bölünmesiyle bulunur. bu oranın 1 /1 in üzerinde olması girişimin kısa önelli borçlarının tamamının para ve ivedilikle paraya çevrilebilen değerlerle karşılanabileceğini gösterir). Döner varlıkların kısa vadeli borçlara oranı. Likidite oranı. Bir işletmenin kısa dönemde likit varlıklarının cari yükümlülüklerine oranı biçiminde hesaplanan, kısa dönemli borçların ödenebilme gücünü gösteren ölçüt. Likidite rasyosu. İktisat, ekonomi alanlarında kullanılır. Arıtım oranı.
Liquidities : Sıvılık. Likit olma özelliği. Nakit. Akışkanlık. Likidite. Akıcılık. Seyyaliyet. Nakde çevrilebilirlik. Cari aktifler.
Liquidity premium : Likidite primi. Aynı miktar ve özelliklere sahip iki taşınır değer arasındaki likidite farklılıklarından kaynaklanan fiyat farkı. uzun vadeli fon sağlamak için likiditesi düşük taşınır değer satan borçlunun ödediği ek faiz.
Liquidity preference function : Likidite tercihi fonksiyonu. Para istemiyle faiz oranı arasındaki ilişkiyi açıklayan fonksiyon.
İngilizce Liquidized Türkçe anlamı, Liquidized eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Liquidized ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Dispose : Atmak. Alt etmek. Anıklamak. Kurtulmak. Dağıtmak. Kullanmak. İsteklendirmek. Başından atmak. İkna etmek. Düzenlemek.
Liquefaction : Sıvı haline getirme. Katı bir maddeye ısıtarak eritme, gazı soğutarak veya basınç altında sıvı hale getirme. Fizik, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Gazı, sıvı oluncaya dek yoğunlaştırma işlemi. Sıvılaştırma. Sıvılaşma. Likefaksiyon. Akışkanlaştırma. Gaz evreden sıvı evreye geçme ya da geçirilme işlemi.
Brays : Kulak tırmalayıcı ses. Dövmek. Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Anırma. Anırtı. Anırır gibi bağırmak. Haykırmak. Anırmak. Dövmek (havanda).
Creaming : Çırpmak. Krem sürmek. Krema katmak. Kaymağını almak. Boşalmak. Yormak. Köpürmek. Kaymak tutmak. Tatmin olmak.
Sell out : Hepsini satmak. Satmak. Elden çıkarmak. Bir şeyin sahipliğini satmak. Ruhunu satmak. Birisini satmak. Kişisel çıkar için ele vermek. İhanet etmek. Satmak (arkadaş vb). Tasfiye etmek.
Dehydrate : Dehidre etmek. Besinlerdeki veya bir kimyasal bileşiğin yapısındaki suyu veya nemi çıkararak kurutmak, susuz duruma getirmek. Dehidrate etmek. Suyunu gidermek. Suyunu almak. Su kaybetmek. Kurutmak.
Domineers : Hakimiyeti altına almak. Baskı yapmak. Zulmetmek. Despotça hükmetmek. Hakim durumda olmak. Zorbalık etmek. Eziyet etmek. Hükmetmek. Baskı altına almak.
Put away : Yerine koymak. Mideye indirmek (yemeği). Bir kenara bırakmak. Kenara koymak. Öldürmek. Hapse atmak. Akıl hastanesine kapatmak. Sonrası için bir kenara koymak (para vb). Silip süpürmek. Öldürmek (yaşlı veya hasta bir hayvanı).
Throw out : Rahatlıkla söyleyivermek. Reddetmek. Dışarı atmak. Söylemek. Kapı dışarı etmek. Çıkarmak. Yaymak. Çıkma yapmak (inşaat). Fırlatıp atmak. Işık yaymak.
Liquidized synonyms : crush out, condense, fling, crush, change, crushes, dewater, cast aside, liquidised, dehydrates, condenses, modify, cast out, liquidizing, toss away, liquefies, crunches, domineer, throw away, bray, cast away, toss out, sell up, bow down, crunched, liquidise, liquidize, liquify, chuck out, domineered, alter, sell, liquefy.
Liquidized zıt anlamlı kelimeler, Liquidized kelime anlamı
Buy : İnanmak. Satın almak. Kabul etmek. Yutmak.
Frozen : Değişmez. Camit. Buz kesilmiş. Dondurulmuş. Soğuk. Kalpsiz. Donakalmış. Buz kesmiş. Donmuş. Kesin.
Unmelted : Eritilmemiş. Çözünmemiş. Erimemiş.

Bu kısımda Liquidized kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Liquidized ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Liquidized anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Liquidized ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.