Sell out türkçesi Sell out nedir

  • Hepsini satmak.
  • Satmak.
  • Birisini satmak.
  • Satmak (arkadaş vb).
  • İhanet etmek.
  • Kişisel çıkar için ele vermek.
  • Bir şeyin sahipliğini satmak.
  • Kendini paraya satmak.
  • Ruhunu satmak.
  • Elden çıkarmak.
  • Tasfiye etmek.
  • Bütün malını satmak.

Sell out ingilizcede ne demek, Sell out nerede nasıl kullanılır?

Sell : Oyun. Alıcı bulmak. Kandırmak. Sattırmak. Beğendirmek. Aldatmak. İkna etmek. Satılmak. İnandırmak. Dolap.

Out : Kendini belli etmek. Ortaya çıkmak. Yanmak. Çıkarmak. Çıkış. Dışarı. Dışarıda. Kovmak. Dışarı atmak. Bayılmak.

Sell out jerusalem : Kudüs'ü satmak. Kudüs'ten vazgeçmek. Kudüs'ü terketmek.

Sell a bargain : Aldatmak. Bir anlaşmayı satmak. Birinin bacağını çekmek. Dolandırmak.

Sell a drug over the counter : İlacı reçetesiz satmak.

Sell at a discount : İndirimli satmak. Ucuza satmak.

İngilizce Sell out Türkçe anlamı, Sell out eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Sell out ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Clearing up : Bilgi vermek. Temizlemek. Aydınlatmak. Çözümlemek. Çözülmek. Tamamlamak. Açıklamak. Bulmak. Düzelmek. Aydınlığa kavuşturmak.

Betrays : Aldatmak. Ele vermek. Kötüye kullanmak. Hıyanet etmek. Hiyanet etmek. Ağzından kaçırmak. Yanlış yola sevk etmek. Açığa vurmak. Hainlik etmek.

 

Flogged : Dövmek. Dayak atmak. Kanunsuz satmak. Kamçılamak. Çok uğraşmak. Kırbaçlamak.

Cheated : Kazıklanmış. Kandırılmış. Aldatmak. Aldatılan. Keklemek. Dolandırmak. Aldatılmış. Hileyle elinden almak. Hile yapmak.

Part with : Bırakmak. -den ayrılmak. -i bırakmak. Ayrılmak.

Divests : Mahrum etmek. Verilen hakkı geri almak. Görevden almak. Yoksun bırakmak. Çıkarmak. Kurtulmak. Soymak.

Part : Bir tiyatro yapıtında oyuncunun canlandırdığı ya da gösterdiği kişiliği ortaya çıkaran, sözleri ve hareketleri içeren bütün. Görev. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kısım. Bir oyuncunun bir filmde ya da televizyon oyununda yaratması gereken kişilik. Kopmak. Bölüm. Tarakla ayırmak. Kısımlara ayırmak. Ayrılmak.

Liquidating : Tasfiye. Tasfiye eden. Yok etmek. Kapatmak.

Fractionate : Parçalara ayırmak. Kısımlara ayırmak. Damıtmak. Bölümlerine ayırmak.

Doublecross : Bir sözü birini tutmamak. Kandırmak. Kazık atmak. Aldatmak.

Sell out synonyms : resell, depurate, get rid of, push off, liquidate, resold, markets, flogs, dispose of, liquidates, remainder, getting rid of, remainders, betray, deceived, parted, housecleaned, clear out, ratting, elutriate, divest, deceives, remaindered, doublecrossing, remaindering, depurated, attorn, clear up, carry an item, flog, rat, ratted, offloads.