Clearing up türkçesi Clearing up nedir

Clearing up ile ilgili cümleler

English: It's clearing up.
Turkish: Hava düzeliyor.

English: It is clearing up.
Turkish: Hava açıyor.

English: Thank you for clearing up the misunderstanding.
Turkish: Yanlış anlaşılmayı düzelttiğin için teşekkürler.

English: It looks like it'll be clearing up.
Turkish: Hava açacak gibi görünüyor.

English: It seems to be clearing up.
Turkish: Aydınlanıyor gibi görünüyor.

Clearing up ingilizcede ne demek, Clearing up nerede nasıl kullanılır?

Clearing : Dokuların alkolünün giderilmesi için ksilol ve metil benzoat gibi maddeler kullanılarak parlatılması. sofralık pirinç üretiminde tanelere mekanik bir işlem ve genellikle sürtünme yoluyla düz ve pürüzsüz yüzey meydana getirme işlemi. bu şekilde hayvan beslemede kullanılan pirinç kepeği üretilir. Açığa çıkarma. Ağaçsız yer. Temizleme işi. Aydınlatma. Ödenekliklerde, kimi bölümlerde yeterli olmayan ödeneklere durumu yeterlinin üstünde bulunan öbür bölümlerden ekleme ya da düşülme yapılmak yoluyla gerçekleştirilen ödenek aktarması. bir paranın bulunduğu sayışımdan bir başkasına geçirilmesi için yapılan işlem. Alan. Parlatma. Meydan. Dış tecimde iki ülke arasında yapılan alışverişin karşılıklı olarak malla ve değişim yoluyla ödenmesi. bankaların elinde bulundurdukları çek, ödek ve benzeri tecimsel belgit ve belgeleri takas odaları ya da merkez bankasında belirli zamanlarda mahsup ettirmeleri.

 

The sky is clearing up : Gökyüzü açılıyor.

Clearing account : Geçici hesap. Geçici ve ara hesap. Merkez bankası nezdinde tutulan ve her bankanın takas ile ilgili işlemlerinin izlendiği hesap. işletmelerin geçici bir süre için başka bir hesaba aktaracakları gelir ve giderleri için açtıkları hesap. Kliring hesabı. Takas hesabı. Muvakkat hesap. Tranzituar hesap.

Clearing accounts : Sonuç olarak gerçek sayışımında yeralmak üzere önceden geçici bir bölümde toplanan ve bir süre bu bölümde bekletilen sayışımlar. Kliring hesapları. Geçici ve aracı sayışımlar.

Clearing agreement : Kliring anlaşması. İki ülke arasında gerçekleşen borçlu ve alacaklı durumların hangi koşul ve kurallara göre karşılığında neler verilerek ödeneceğinin karşılıklı olarak bir anlaşmaya bağlanılması. Mal değişimi anlaşması.

İngilizce Clearing up Türkçe anlamı, Clearing up eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clearing up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cleared : Ormanda alan açmak. Kapatmak. Limana giren ya da limandan ayrılan sevkiyat ya da gemi. Dağılmak. Aşmak. Geçmek. Kaldırmak. Temize çıkarmak.

Neatens : Derli toplu yapmak. Düzeltmek. Düzenlemek. Toplamak. Ayarlamak.

 

Clinch : Boks birbirine sarılmak. Sıkıştırmak. Kökünden halletmek. Perçinlenmiş çivi. Yapışmak. Yapışma. Sıkı tutmak. Kucaklaşma. Sağlama bağlamak.

Cutthroats : Cani. Tefeci. Amansız. İnsafsız. Acımasız. Kıyasıya. Kıran kırana. Zalim. Katil.

Enlighten : Tenvir etmek. Öğretmek. Bilgilendirmek. Işık tutmak. Açıklığa kavuşturmak.

Apprise : Söylemek. Bildirmek. Haberdar etmek. Haber vermek.

Construe : Mana çıkarmak. Çeviri yapmak. Tahlil etmek (cümleyi). Anlamak. Tercüme etmek. Tümcenin öğelerini incelemek. Yorumlamak. Tefsir etmek. İncelemek.

Acuminate : Ucu sivri. Bir uca doğru giderek incelmek (botanik terimi). Akuminat. Sivrileşen. Sivri uçlu. Sivrileştirmek.

Elucidate : Anlatmak. Açıklığa kavuşturmak. Açıklamada bulunmak. İzah etmek. İzahat vermek. Açığa kavuşturmak. Işık tutmak.

Clearing up synonyms : come unfastened, depurate, elucidates, contrives, break news, complement, contrive, disentangle, look up, pay up, analyse, fractionate, apprising, come untied, improve, civilizing, crystalize, neatening, cogitate, apprises, regularizing, asserts, carry through with, cleanse, complete, bared, come loose, compounding, carry out, civilize, cogitated, be enlightened, chast.